Uydurellezî minel becer (becere bildiğin kadar uydur)

Evvel zamanda köylünün biri askerliğini Şam'da yapmışmış. Köy hali; sap saman, ekin ekmek, orak kürek birlikte yapıyorlar. Tabi çalışırken suspus duracak değiller bi yandan da anılardan, eskilerden, yenilerden bahsediyorlar. Laf Şam askerine düşünce, hatta ne yapıp edip lafı kendine düşürünce mevzuu hep aynı:
-Ben Şam'daykene, Şam'da öyle oldu, Şam'da böyle oldu, Şam şöyleydi, Şam böyleydi, şam şam şam..!
Bir gün bu nakarattan usanan köylüler: 
-Yeter ülen, bıktırdın gâri, başlarız senin Şam'ına da mamına da haa......
Ertesi gün yine orak tarlasındalar. Bizim Şamlı dünkü fırçadan sonra konuşamıyor, dili şişmiş bir türlü Şam'dan bahis açamıyor. Ne yapsın biçare, düşünüp bir çâre
İllâ ki Şam diyecek.
Bir ara kendini yerden yere atıp, yur yur yuvarlanıp:
-Vay karnım, vay anam, vay babam, vay öldüm vay bittim derken, 
-Len noldu sana, neyin var de hele...
-Sorman, böyle sancılı bir karnım da Şam'da ağrıdıydı demiş ve rahatlamış.

TV lerin açık oturumlarına, bâzı siyâsetçi laflarına, sokaktaki insanlara bakınca; Şamdan terhis olup kurusıkı mühimmatla dönmüş çok kimse var ortalıkta.
Akşam sabah aynı nakaratla aynı şeylerin tekrârı ne kadar usanç verici. Van'da yapılan bir siyâsetçi konuşmasını bir de İzmir, Rize, Artvin vs vs her yerde tekrar tekrar dinlemeken usanırsın. 
"!y! siyâsetçi, ölü siyâsetçi" diyen adamı hatırlarsın. Hele TV lerde bıkkınlık veren kadrolu tartışmacı, atışmacı yüzler... Bizim de ilk ağızdan duyduğumuz siyâsetçi laflarını; eşek bokunda arpa arayan serçeler gibi didik didik didiklemeleri bıkkınlık veriyor. O kadar yığıntıdan da bir arpa tanesi çıkaramıyorlar.
Faraza siyasetçinin biri 
"Fırından pide aldım" diye düz bir cümle kursa; bizimkiler başlıyor arpa aramaya. 
-Pide dediği başka bir şey burada.
-Yok bence esas fırın dediği hazine kasası.
-Nasıl böyle söylersiniz, baya fırın işte.
-Aldım kelimesiyle baya yüklü bir miktar götürdüğü gayet açık.
Bu türden şuyu-u vukuundan beter şeyler.
Basit basit laflar eden bir salağı bile; "zor çözülür şifelerle konuşan âbide şahsiyet" haline getiriyorlar. Ya da sevmedikleri birini, azmağa batmış domuza çeviriyorlar. 
Uydurellezî minel becer, becere bildiğin kadar uydur. Herşey ortadayken, herkes herşeyi biliyorken, bunlar siyasetçi sözleri naklediyor, kavga ediyor, insanları da taraf taraf geriyorlar 
Bıktık vallah, akşam sabah Şam şam şam.!
Ne yüzünüz, ne Şam'ın şekeri....

29 Mayıs 2021

İhsan Temel

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ekrem toprak
Ekrem toprak - 5 yıl Önce

Syn hocam aklıma geliyor uydurabildiği kadar uyduranlar Becerikli mi oluyor