MECLİS’TE YÜREK YAKAN SES: “ANNE SENİ ÇOK SEVİYORUM” VALİ AĞLAMASIN DİYE ANNE SUSTURULDU

78 kişinin diri diri yandığı Kartalkaya’daki otel faciası Meclis’e taşındı, ama hesap veren yok. Yangında oğlunu kaybeden bir annenin dinlettiği son ses kaydı Meclis salonunu gözyaşlarına boğdu. Ancak asıl gözyaşı, bu ülkede acının bile bastırıldığı bir düzenin gözyaşıydı.

Bolu’daki Grand Kartal Otel’de 78 canı yutan yangının ardından oluşturulan TBMM Araştırma Komisyonu’na faciada yakınlarını kaybeden aileler katıldı. Salon bir annenin sözleriyle yankılandı. Oğlunun ölümünden dakikalar önce gönderdiği ses kaydını Meclis kürsüsünden dinletti:
“Anne seni çok seviyorum…”

13 yaşındaki Doruk’un annesi, ses kaydını dinlettikten sonra haykırdı:
“Benim çocuğum öleceğini biliyordu. Ve ben bir anne olarak keşke uyanmasaydı, keşke korkmasaydı diyebildim sadece. Çünkü o otelde ölüm çoktan içeri girmişti, devlet hâlâ kapıdaydı.”

“AĞLAMA, VALİ BEY ÜZÜLÜYOR”

Ancak asıl acı, annenin bir başka cümlesindeydi:
“Biri yaklaştı bana ve dedi ki: ‘Ağlama, Vali Bey üzülüyor.’”
Gözyaşları bile sansürlenen bir annenin isyanı, Türkiye’de acının bile yönetime “rahatsızlık” sayıldığını bir kez daha ortaya koydu.

“YALNIZDIK! ÇOCUĞUM YANARKEN BİZE NE BİR DESTEK NE DE BİR AÇIKLAMA VARDI”

“O gün orada her şeyin tam ortasındaydık ama hiçbir şey bilmiyorduk. Ne bir yönlendirme ne bir açıklama… Hiçbir şey yoktu. Biz yalnızdık” diyen anne, devletin organize ihmalkârlığını gözler önüne serdi.

Komisyon üyeleri gözyaşlarına boğulurken, bir görevli mendil dağıttı.
Ama kimse şunu sormadı:
Yangın tatbikatı bile yapılmamış bir otelin açılışına kim izin verdi? Bu kadar insan nasıl göz göre göre öldü?

EDİTÖRÜN YORUMU

“AĞLAMA, VALİ BEY ÜZÜLÜR” DÜZENİNDE 13 YAŞINDA BİR ÇOCUK YANDI!

Devlet yoktu. Oğlunun son sözlerini Meclis’te dinleten anne haykırdı: “Yalnızdık!”

Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de 78 kişinin can verdiği yangının ardından kurulan TBMM Araştırma Komisyonu’nda bir anne konuştu. Konuşmadı aslında; haykırdı. Ve haykırış bir tokat gibi çarptı yüzlere. Ama bu ülkenin iktidarı, yıllardır yüzüne çarpan her acıda olduğu gibi yine başını çevirdi.

13 yaşındaki oğlu Doruk’u yangında kaybeden anne, Meclis’te oğlunun ölümünden dakikalar önce gönderdiği ses kaydını dinletti:
“Anne, seni çok seviyorum.”

Sonra o sesi dinleten anne konuştu:
“Benim çocuğum öleceğini biliyordu. Ve ben bir anne olarak şunu demek zorunda kaldım: Keşke uyanmasaydı… Keşke korkmasaydı…”

DEVLETİN ÖNCELİĞİ “VALİ BEY'İN DUYGULARI” OLDU

Ama asıl tokat, sonrasında geldi:
“Biri yanıma geldi. ‘Ağlama’ dedi. ‘Vali Bey üzülüyor’ dedi. Ben o an anladım. Biz orada da yalnızdık, burada da.”

Evet, yangında çocukları ölen aileler susturuluyor. Çünkü bu ülkede acı bile makbul olacak. Öfken kontrol edilecek. Gözyaşın bile talimata tabi olacak.
Çünkü bu ülkede bir çocuğun yanarak ölmesinden çok, bir bürokratın duygusu kıymetli!

SORU: BU CİNAYETE NEDEN GÖZ YUMDUNUZ?

Yangında hayatını kaybeden 78 insan için hâlâ tek bir üst düzey sorumlu istifa etmedi. Ne otel sahibi gözaltında, ne ruhsat veren kamu görevlisi sorguda, ne denetlemeyen kurumlar hesap veriyor.
Ama ölenler var.
Yanarak.
Can çekişerek.
Ve birileri hâlâ “üzülmesin” diye annelere “ağlama” diyebiliyor.

MENDİL VERDİNİZ, PEKİ SORU SORMAYI DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

Komisyon üyeleri ağladı. Görevliler mendil dağıttı.
Ama kimse şunu sormadı:

  • Bu otelin yangın çıkışı neden kapalıydı?

  • Bu çocuk neden yalnız kaldı?

  • Bu ruhsat nasıl verildi?

  • Bu düzen neden hâlâ ayakta?

Türkiye'nin her felakette tekrarlanan "ihmal-ölüm-gözyaşı-unutuluş" döngüsünün yeni bir halkasında daha 78 insan toprağa girdi.
Ve bize yine sadece susmak mı düşecek?

Hayır diyenler demokratik hakkını kullansın, seyretmeye devam etmesin ve gereğini yapsın...

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER