Söz konusu teklif, Anayasa’nın 56. maddesi ile güvence altına alınan “sağlıklı çevrede yaşama hakkı”nı tehdit ettiği gerekçesiyle eleştirilirken, zeytinliklerin hem doğa hem toplum için taşıdığı yaşamsal öneme dikkat çekildi.
"Bir Dalda Bin Yıllık Direniş"
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi, Proje Evi Kooperatifi ve Slow Food Toplulukları Türkiye Ağı’nın ortak açıklamasında, teklifin Meclis Genel Kurulu’nda görüşüleceği hatırlatılarak, “Bu yasa taslağı sadece çevreye değil, doğrudan insan hakkına saldırıdır. Zeytinlikler bir dalda bin yıllık direnişin simgesidir” denildi.
Bilimsel Gerçeklerle Uyarı
Açıklamada, zeytinliklerin yalnızca tarımsal alan olarak görülmemesi gerektiği, bu alanların aynı zamanda yüzbinlerce insanın geçim kaynağı, yaşam alanı ve kültürel mirası olduğunun altı çizildi. Yasa teklifinin sadece ekolojik değil, sosyo-ekonomik etkileri de olduğu vurgulandı.
Zeytinlikler Karbon Yutağıdır
Zeytin ağaçlarının yılda hektar başına 4-5 ton karbon tutabildiği ve bu özelliğiyle iklim değişikliğiyle mücadelede hayati bir rol oynadığı belirtildi. Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması kapsamında bu tür karbon yutaklarını koruma yükümlülüğü bulunduğuna dikkat çekildi.
"Zeytinime Dokunma" Mesajı
Açıklamanın sonunda, zeytinliklerin taşınmasının ya da yok edilmesinin, köylüye “burada yaşamayın, üretmeyin” demek anlamına geleceği ifade edilerek şu çağrı yapıldı:
Güncelleme Tarihi: 23 Haziran 2025, 15:00“Zeytinlikler sadece ağaç değildir. Onlar, atalarımızdan miras aldığımız, çocuklarımıza miras bırakacağımız bir yaşam biçiminin temelidir. Bu yasa teklifi geri çekilmeli, zeytinlikler korunmalıdır. Zeytinime dokunma.”