YAZI DİZİSİ - Mustafa Temiz Yazdı Demirci’nin sessiz çöküşünün perde arkası-1

Demirci’nin sessiz çöküşünün perde arkası-1


Demirci'de memleket üzerine beyin jimnastiği yapabildiğim 3-5 kişiden biri olan sevgili dostumla sohbet ederken söz açıldı. O bu işleri iyi takip eder, ortaya saldı lafı. "Demirci son birkaç yıl içinde,  çarşıda en çok boş dükkanın olduğu, kiracı bulunamadığı, ev, daire, tarla, çiftlik ve bir çok taşınmazın satılığa çıkarıldığı bir dönem yaşıyor"
Memleketi iyi takip ettiğimi düşünüyorum. Adam haklıydı. Birkaç merak ettiğim konu başlıklarını  araştırdım. Vallahi bu dostum tamamen haklı çıktı.
Nüfus eridi, gençler gitti, ekonomik damarlar zayıfladı, gelişmişlik sırası geriledi…
Bir ilçenin gerilemesi her zaman fabrika bacalarının susmasıyla başlamaz.
Bazen önce çocuk sesleri azalır.
Sonra okul servisleri boşalır.
Ardından kiralık evlerin sayısı artar, esnafın müşteri sayısı düşer, kahvehanelerde aynı yüzler daha uzun süre oturur.
Gençler üniversite için gider.
Sonra iş bulur.
Ama geri dönmez.
Köylerde yaş ortalaması yükselir.
Tarlalar küçülür.
Üretim azalır.
Şehir merkezindeki ticaret hacmi daralır.
Ve bir süre sonra bütün bunlar resmi istatistiklere yansır.
Nüfus düşer.
Göç artar.
Ekonomik hareketlilik zayıflar.
Sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralaması geriler.
Demirci'nin son 15 yılına bakıldığında tam da böyle bir tablo ortaya çıkıyor.
Ve artık şu soruyu sormanın zamanı geldi:
DEMİRCİ NEDEN KÜÇÜLÜYOR?
Çünkü ortada yalnızca nüfus kaybı yok.
Bir ilçenin gelecekteki insan kaynağını kaybetme riski var.
Demirci'nin nüfusu 2010 yılında 50 bin 454 kişiydi.
Bugün ise 2025 ADNKS verilerine göre ilçe nüfusu 35 bin 629.
Aradaki fark, 14 bin 825 kişi.
Yaklaşık yüzde 29,4'lük bir küçülme.
Bu sıradan bir nüfus dalgalanması değil.
Bir ilçenin nüfusunun yaklaşık üçte birini kaybetmeye yaklaşmasıdır.
Üstelik Demirci'nin nüfusu yalnızca son yıllarda düşmedi.
Düşüş uzun süredir devam ediyor.
2013 yılında ilçe nüfusu 43 bin 628 olarak açıklanmış, 2014'te 43 bin 27'ye gerilemişti.
Yani 2013'ten sonra da düşüş durmadı.
Tam tersine devam etti.
2025'te 35 bin 629'a kadar indi.
Burada özellikle altı çizilmesi gereken bir nokta var:
“Borlu ayrıldı, nüfus ondan düştü” demek gerçeğin tamamını anlatmıyor.
Evet, idari değişiklik nüfus istatistiklerinde ciddi kırılmaya yol açtı.
Ancak Borlu meselesi açıklamanın tamamı değil.
Çünkü 2013'teki 43 bin 628 kişilik nüfustan 2025'teki 35 bin 629 kişiye gelindiğinde bile Demirci yaklaşık 8 bin kişi daha kaybetmiş durumda.
Yani idari sınır değişikliğinin etkisi bir yana bırakılsa bile.
Demirci küçülmeye devam etti.
İşte asıl araştırılması gereken mesele burada başlıyor.
NÜFUS KAYBININ ÜZERİNE BİR DE İDARİ KAYIP GELDİ
Demirci'nin son 15 yıllık hikâyesinde idari yapı da önemli ölçüde değişti.
Borlu'nun Köprübaşı'na bağlanması süreci bunun en dikkat çekici örneklerinden biri.
14 Şubat 2010'da yapılan referandumda Borlu halkı birleşmeye karşı çıkmış; 1.054 “Hayır” oyuna karşılık 419 “Evet” oyu kullanılmıştı. Manisa Büyükşehir Yasası yazılırken dönemin iktidarı"milli irade" diye geldi ama Borlu halkının iradesini yok saydı.
Borlu'da yaşayıp da Demirci'nin Köprübaşı'na daha uzak olduğunu bile bile  1054 insanın oy kullanırken niçin Demirci'de kalınması gerektiğini düşündüğünü hiç merak etmediler?
Üstelik bir beldede yapılacak referandum seçimine mahalle muhtarı mı karar veriyor?
İdare bunu organize ediyor. Ancak yasaya imi kelam yazıldı. " Borlu beldesi falan filan köyleriyle birlikte Köprübaşı ilçesine bağlanır" iş bitti. Yasanın çıktığı gün Demirci'de siyasetin kazanını kaybedenler aslında o kazanın altını da delmiş oldular.
Fakat süreç daha sonra farklı bir noktaya geldi.
Bugün Borlu Demirci'nin idari sınırları içerisinde değil.
Bunun sonucunda Demirci yalnızca nüfus bakımından değil, coğrafi ve idari ağırlık bakımından da küçüldü.
Ardından büyükşehir yapılanması geldi.
Köyler mahalle oldu.
Beldeler belediye olmaktan çıktı.
Demirci'nin yerel yönetim haritası değişti.
Eskiden kendi belediye başkanını, kendi meclisini ve kendi yerel yönetim mekanizmasını oluşturan küçük yerleşimler artık büyükşehir sistemi içerisinde mahalle statüsüne dönüştü.
Bu değişikliklerin hizmetlerin koordinasyonu açısından olumlu veya olumsuz yönleri ayrı bir tartışma konusu.
Ama sosyolojik açıdan ortaya çıkan gerçek şu.
Demirci'nin çevresindeki yerleşimlerin yerel ekonomik ve idari ağırlığı azaldı.
Bir zamanlar kendi merkezine sahip beldeler, bugün daha büyük bir idari sistemin mahalleleri.
Bu da ilçenin yerel çekim merkezlerini zayıflatan önemli dönüşümlerden biri oldu.
Demirci'nin nüfus kaybını yalnızca “14 bin 825 kişi eksildi” diyerek anlatmak eksik kalır.

Çünkü nüfus kaybının niteliği, miktarından daha önemlidir.

Bir ilçeden 10 bin emekli insanın gitmesi ile 10 bin genç insanın gitmesi aynı şey değildir.

Demirci açısından asıl tehlike:

Çalışma çağındaki nüfusun ve gençlerin ilçede tutulamaması.

Genç Demirci'ye bakıyor.

Önünde iki seçenek görüyor:

Ya ilçede sınırlı sayıdaki iş alanlarından birine girecek,

ya da Manisa, İzmir, İstanbul, Bursa, Ankara gibi daha büyük merkezlere gidecek.

Üniversiteye giden gençlerin önemli bölümü zaten ilçenin dışına çıkıyor.

Sonra diploma geliyor.

Ardından iş arayışı başlıyor.

Ve çoğu zaman genç, hayatını kurduğu şehirde kalıyor.

Bu nedenle Demirci'nin kaybettiği şey yalnızca nüfus değil:

İNSAN SERMAYESİ.

Bir ilçenin en değerli kaynağı genç ve eğitimli nüfusudur.

Çünkü genç nüfus;

iş gücüdür,

girişimcidir,

tüketicidir,

esnaftır,

öğretmendir,

mühendistir,

sağlık çalışanıdır,

çiftçidir,

sanayicidir.

Genç giderse yalnızca bir ev boşalmaz.

Bir ilçenin geleceği eksilir.
YAZI DİZİMİZİN YARIN YAYINLANACAK 2. BÖLÜMÜNDE DEMİRCİ'DE OLUP BİTEN NE VARSA ORTAYA DÖKECEĞİM.
15 Eylül 2026
Mustafa Temiz

YORUM EKLE