Manisa'da "Fetret Devri" Bitiyor

Ak Parti teşkilatları büyük bir heyecan ve tam saha baskı ile Cumhurbaşkanı ve Genel Başkanları Erdoğan’ ı karşılamaya hazırlanıyorlar. 

İLK TESPİT! Sosyal Medyada çok etkililer. 
Bu kadar kaybedilmişliğin üzerine hiç kaybetmemiş gibi heyecanlanmak aslında takdire şayan. 

Nitekim yerel seçimde CHP AK Parti'yi hem Ankara hem de İstanbul asfaltına yapıştırdı. 

Yetmedi dağlardan aşağıya yuvarladı. Ovalardan söktü attı. Daha doğrusu bunu Manisa’ lılar yaptı... 

Bu sonuçlara rağmen özeleştiri yapan, "hata bende burada hata yaptım" ya da "yaptık" diyen, "şundan dolayı kaybettik" tespitini yapan özür dileyen, ar edinip istifa eden hiç kimse olmadı. 

"Ne oldu da böyle oldu" diye AK Partili dostlara sorduk.bir rahatlık, bir pişkinlik, herkes masum, herkes çalıştı, herkes zaten böyle olacağını söylemişti. Yerseniz ....


Yukarda ki bu tavır aşağıya da aynen sirayet etti. 
Bazıları ‘’ Reis bilerek yaptı, belediyelerin yükünü artık atmak istedi’’ gibi akıl zorlayan laflar etti.

"Emeklilere verseydi böyle olmazdık’’ deme aymazlığını bile gösterdiler. 


Helal olsun vallahi utanmasalar Tayyip Bey yüzünden kaybettik diyeceklerdi. Gerçi "utanma" demeyelim de "korkma" diyelim daha doğru olur.
 
Eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan,  Büyükşehir Kongrelerine katılma kararı almasaydı ve Manisa’ ya gelmeseydi, bu kongre de tıpkı ilçe kongreleri gibi olurdu sanırım. 

Her kongreden sonra yaptıkları klasik tabirlerle hani yeterli katılım sayısı ile büyük bir coşku içerisinde demokrasi şöleni olarak yapılırdı.

  
Hatta Hızlı yeniden aday gösterilseydi kongre için Lale Salonu muhtemelen yeterli olurdu gibime geliyor.

Manisa siyasetinde etkili insanlarla dostluklarım vardır. Aralarında AK Parti Manisa'da etkin isimlerle de görüşüyorum. Aylar sonra Manisa İl kongresi öncesinde AK Partili dostlarda sanki siyaset iklimini yeniden solumaya başladıklarını da görüyorum.


Erdoğan'ın Manisa’dan Ankara'ya giden 3 aday arasından seçtiği Süleyman Turgut, kongrede genel merkezin Manisa il başkanlığı için gösterdiği aday olarak, tek liste ve tek aday olarak seçimlere girecek ve bir başka deyimle delegeye seçtirilecek.


Tüm teşkilatlarda aynı uygulama söz konusu. Mahalle delege seçimlerinden en üst genel kurula kadar Ak Parti teşkilatlarında bu durum böyle işliyor. Buna değişik bir gelişmiş demokrasi denilebilir.
 
Etrafımızdaki Ak Partililer ile konuşunca hepsinde bir heyecan ve umut görüyorum. Hemen hepsi Manisa teşkilatlarında Hızlı’ nın yaşattığı şöyle ifade ediyorlar. Fetret Dönemi bitecek,  Süleyman Turgut partiye dinamizm getirecek diye seviniyorlar ve aklı başında partililerin çoğu da buna  inanıyorlar.

 
Bir arkadaşım ‘ Süleyman Başkan ile artık edilgen değil, etken olacağız’ diyerek her şeyi bir cümlede anlattı.

Türkiye’ de yerel seçimlerde yaşanan tsunaminin etkisinin Manisa genelinde de olduğu bir gerçek.
 
Ama Gördes, Köprübaşı, Kırkağaç, Ahmetli gibi yerlerde Ak Parti hatta sağ düşünceli siyaset, yıllar sonra kaybettiyse bunda sebep olarak yanlış aday tespitinin, rağmenlere rağmen belirlenen adayların açıklanmasının rolü de çok büyük.

Teşkilat atamalarındaki vekil keyfiyeti ya da takdir ve tensipleri, aday belirleme süreçlerinde de devam edince, bence Manisa genelindeki Ak Parti bu sonuçları bu etkenlerden dolayı da yaşadı.

Manisa'da AK Partili vekiller arasında, hem bürokratik atamalarda hem de teşkilat belirlenmesinde gizli gizli bir güç yarışının olduğu Manisa'da herkes tarafından biliniyor. Kime sorsanız "Murat'ın adamı" "Paşanın adamı" "Arınç'ın oğlunun işi o iş" vb tariflerle aslında durumu özetliyorlar. 
 
Bu ve benzer süreçlerin siyasetteki acil durum sibopları İl Başkanları, İlçe Başkanları ve teşkilatlardır. 

Sonuçta en etkili olan onlardır. Tabii bu normal siyaset ve koşullarda geçerli.
 
Mesela Salih Hızlı’ nın 3 dönem belediye başkanlığı yaptığı ve AK Parti 1. Sıra milletvekili aynı zamanda AK Parti  Grup Başkan Vekili Bahadır Yenişehirlioğlu’ nun memleketi olan Akhisar’da, Hızlı’ nın Belediye Başkanlığında yardımcılığını ve Partide İl Başkan yardımcılığını yapan yakın dostu Ömer İşçi, Hızlı’ nın olmazsa olmaz ve ısrarlı tavırları neticesinde aday gösterilince CHP'li Besim Dutlulu adeta show yapar gibi seçimi kazandı. 


Ak Parti yerelde bir önceki dönem Rahmetli Eryüksel ile aldığı oyu bile alamadı. Hem de seçmen sayısının artmasına rağmen. 


Salih Hızlı’ nın SGK müdürü Yavuz Kurt hayranlığı ve ısrarı önce Yunusemre’ de Çerçi’ ye, güç kaybettirdiği ve yıprattığı gibi, Şehzadeler'de kazanacak aday Ahmet Tonguç yerine aday gösterilmesi Ak Partiyi Manisa merkezde adeta eritti. 


En ilginç olan yer ise Gördes. Ak Partinin en sağlam kalesi idi, Muhammed Akyol Başkan’ın 3. Dönem başkanlık süresi bitince, şaşırmayın 13 evet tam 13 aday çıktı Gördes Belediye Başkanlığı için.
 
Sonra Akyol 4. Defa aday gösterilince bu 13 adayın 10 tanesi karşıya geçti ve sonuçta Gördes'te de CHP kazandı ve AK Parti için orada da hüsran yaşandı. 

Hızlı, il başkanı olarak öngörülü olabilse, bunu görüp genel merkeze "Akyol’ u aday yapmayalım kaybederiz" diye baskı veya kulis yaptı mı ? 

Yapamadı veya yapmadı. Veya "Gördes nasılsa cepte" diye mi düşündü acaba?
 
13 aday çıkan yerde kavga, hizip, küskünlük çıkacağı belli iken Gördes’ e gidip "bölünmeyin kaybederiz" diye teşkilatı toparladı mı ? 

O dönem bunu "Hızlı geç kalıyor, Gördes karıştı" diye, AK Parti'de çok seslendiren oldu, hatta "Hızlı müdahale etmeli Akyol kaybeder" dediklerini çok kez kendi kulaklarımla da duymuştum.

Peki aday açıklandıktan sonra evinin 40 km uzağındaki Gördes’ e seçim çalışmaları için hiç gitti mi ? Bizim tarafa yani Gördes'e  gelseydi ben mutlaka haberini yapardım, ama  gelmedi ben hatırlamıyorum.

Aynı özellemeyi kaybedilen Ahmetli içinde yapabiliriz. Başka bir çok ilçe içinde.... Ahmetli'nin AK Parti konusunda bir istikrarlı durumu da vardı. Ne oldu? CHP kazandı.

Seçim öncesinde deyim yerindeyse, Hızlı’ nın vekiller başta olmak üzere tüm teşkilatlarda ve bürokraside "tavşana kaç tazıya tut" misali politika izlediğini tüm Manisa konuşuyor ve biliyordu.

Ne Manisa için ne de teşkilatlar için hiç bir zaman dik durmadı siper olmadı. Elini taşın altına koymadı.

Demirci dışında AK Parti belediye seçimi kazanamadı. Ancak yine bu sonuca rağmen Demirci'de küskünler ve kızgınlar yaratıldı. 

Mevcut başkan Selami Selçuk yaptığı kanunsuz işlerle gazetelerin manşetlerinden inmedi. Hızlı, sustu. 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Selçuk hakkında 2 defa "soruşturma açılsın" izini verdi. Demirci'den başkan Selçuk'la ilgili şikayetler yığınla önüne gitse de Hızlı, sessizliğini korudu. 

Demirci'de girdiği tüm seçimleri kazanan ve Manisa'da ilçeler arasında şampiyonluğu kimselere bırakmayan ilçe başkanı Mehmet Acar, belediye başkanı olmak için döneminde istifa etti.

Parasıyla, enerjisiyle ve birikimiyle 22 yıl boyunca partisinin görev verilen her kademesinde başarılı olmuş bir başkandı ama aday yapılmadı. 

İl yönetimi ilçe teşkilatları ve hatta vekillerin bile başarılarını bildiği ve "olur" verdiği Acar'a bile sahip çıkamadı. 

İstanbul'dan Manisa'ya liste transferi ile gelen ve "vekilin Ankara'dan arkadaşı" "Külliyenin adamı" balonuyla Ankara'da polis memuru, Demirci teşkilatında adı da, izi de emeği de olmayan, Erkan Kara aday yapıldı. 

Ankara'dan transfer bir polis memuru belediye başkan adayı yapılsa da seçimi kazandı. 

Kazandı ama Yeniden Refah Partisi tabelasını 6 ay önce asmasına rağmen, Demirci'de 2. parti oldu. 

Dava adamı diye kendini tanıtan Selami Selçuk bağımsız aday oldu, seçim arabasında günlerce çalan Uğur Işılak'ın sesinden "mevzu yeni başlıyor"şarkısıyla, sadece 23 bin seçmenli Demirci'den 200 oy alabildi. 
Demirci'de seçim kazandıkları akşam ağızları bıçak açmıyordu. MHP Büyükşehir'i kaybetmiş, AK Parti Demirci'de MHP'lilerin oyu ile kazanmış, Yeniden Refah ise AK Partili çoğunluğun oyu ile parlamıştı.

Erkan Kara bile seçimlerde " hesap soracağım" diyerek AK Partili Selami Selçuk dönemini eleştirdi. Bu sözüyle kızgın seçmenden oy aldı da seçildi ama hesap sormadı, soramadı.

Demirci'de hala bu iş tiye alınıyor, "Angaralı başkan, Angaralı Ayşe'ye ödenen 900 bin liranın hesabını soramadı, o da dümene uydu." diyorlar mesela...

Borç batağında ve bir sürü soruşturma dosyasıyla Selçuk dönemini ilk mecliste faaliyet raporu oylamasında Başkan Kara, sözde ret oyu çıkardı ama meclis kararı usulsüz olunca, evrak Kaymakamlıkta dosyada kalıverdi,  aksine hesap soracağım dediği Selçuk'u tertemiz temizleyiverdi. 


Bunu da unutmayan Demircili bir seçmen kitlesi var. 
Bu da işi kapattı, bir daha seçim olacak diyorlar.

Şimdilerde, Demirci'de genç nesil  birde şunu sorguluyor. 

"AK Parti adam öğüten bir değirmen sanki! Mehmet Acar gibi bir başkan bile bu kadar emeğe ve başarıya rağmen başkan adayı yapılmadı."  İl başkanı her seçimde Manisa 1. si olmuş başkanın arkasında bile duramadı.. Ak atı alan Üsküdar'ı geçti yani...

Hızlı döneminde ilçe başkanı Acar ile belediye başkanı Selçuk uyumlu çalışamadılar.Konuyu yakından takip eden gazeteci olarak biliyorum, aralarındaki fark dürüstlük kavramı idi aslında. Biri yasaları tanımayan, orman arazisine bile kaçak yapı yapan tüccar zihniyetli adeta bir kasaba belediye reisi edasıyla, diğeri ise yasal olsun, ahlaklı olsun, müsrif olmasın düşünceli devlet adamı karakteri içine sinmiş bir siyasetçi bir ilçe başkanıydı.

Selçuk, hakkında çok skandallarla konuşuldu, gazetelerin ve ana haber bültenlerinde televizyonlarda manşetlerden inmedi, Acar başkan ise "yapma böyle yönetilmez" dedi. Kavga böyle başladı ve böyle sürdü.

İyi hatırlıyorum Manisa il yönetiminin başında Hızlı var iken, Demirci'den sorumlu yönetim kurulu üyesi kaç kişi Selçuk ve Acar arasında barışı sağlamak için defalarca gelip gittiler. Hızlı yönetimine bu uyumsuzluğu rapor ettiler ama Hızlı, Selçuk başkanın bir sürü ters işlerine tepki vermedi, müdahale etmedi. 

Yani Hızlı yönetimi silik bir performansla geldi geçti, geçti ama Manisa'da partisi de yere yapıştı.

Onun İl Başkanlığı döneminde "Manisa’ ya bu yapıldı", " Hızlı bu iş için çok uğraştı", "bu iş Hızlı sayesinde oldu" diyebileceğiniz hiç bir şey ne yazık ki yok. Dile kolay neredeyse 6 yıl...Bomboş geçen yıllar manzumesi...

Bu süreçte bir genel bir yerel seçim geçirdi Hızlı. 
5 olan vekil sayısı 4’ e düşmekle kalmayıp AK Parti oyları oransal olarakta da çok düştü. 

Yerel seçimlerde ise Manisa Ak Parti’ nin Türkiye’ de en ağır yenilgi aldığı yerlerin başında geliyordu. İktidar partisinin başında da yine Hızlı vardı.
 
6 yıl boyunca yüzde 60 katılımlı yönetim toplantısı yaptığı bile sayılı olan Hızlı (BUNU YÖNETİMİNDEN İSTİFA EDEN BİRİ SÖYLEDİ BANA), Manisa’ nın iktidardan en çok nasiplenebileceği yılları Manisa adına kayıp bir "Fetret dönemi" olarak yaşattı hem Manisa’ ya hem de teşkilatlarına. 


İşin en enteresan yanı ise yakın çevresine yaptığı konuşmalarda ‘’benim kabahatim yok ben başarısız değilim’’ demesiydi. Kabahat bunda diye adreste vermedi kendisi. Onun ki harzaman çok iyi yaptığı tavır olan "tavşana kaç tazıya tut" tavrıydı.

Manisa'da yapılacak kongre için sosyal medya paylaşımlarında Süleyman Turgut’un şık takım elbiseli, kravatlı, jilet gibi traşlı dinamik videoları ile Hızlı’ nın klasikleşen boğazlı kazağı ve çizgi film kahramanı Heidi’ nin dedesine benzeyen uzun beyazlaşmış sakalları ile çektiği videolar bile Ak Parti’ de yeni dönemde nelerin nasıl çabuk değişeceğinin en büyük göstergesi gibi görünüyor. Bizim seçmen siyasetçi olunca önce tipine bakar ya hani... Beğenirse ve üç beş kelam da konuşmasını dinlerse " Bunda kasa da, kafa da iyi" der takdir eder ya hani...
 
Süleyman Turgut daha önce Ak Parti milletvekili de olduğu için Vekil- teşkilat- bürokrasi- medya dengesini de çok iyi kuracaktır. Kendisini ilk milletvekili olduğu süreçte de yakından takip eden bir gazeteciydim.

Bire birde kazanamayacağı tartışma, ikna edemeyeceği insan olmaz. Hitabet ustası, söz profesörüdür. 

Kibirli değildir hele ki kibirinden dolayı tevazulu davrananlardan hiç değildir. 

Samimiyetinde şüphe olmaz. Bunu yakinen yaşamış birisiyim.

Şimdilerde Manisa’ da yapılacak büyük kongrede Hızlı’ nın MKYK Üyesi olacağı balonu uçurulmaya başlandı. 


Bu 6 senede gerek genel merkez siyaseti gerekse Manisa özelinde yaptığı hangi işten, ürettiği hangi politikadan ya da geliştirdiği hangi söylemden veya hangi üst bağlantısından dolayı Hızlı partinin en üst yönetim organına girecek açıkcası çokta merak ediyorum. Bekleyip göreceğiz... Ama şunu da söyleyelim.. Sayın Hızlı, siyasetçi gömleğiyle keşke soyadı gibi olabilseydi, maalesef olamadı, deyim yerinde ise yolda giderken civataları gevşek şuna baktır diyenleri duymadı meğer şanzuman düşmüş, düz yol bitip, rampaya geldiğinde fark etti.. Gaza bastı ama araba gitmedi...

 
Ama teselli amortisi olarak küçük bir ile koordinatör falan atanır bu Ak Parti geleneğidir çünkü. 
Kulakları çınlasın Berk Mersinli'yi de öyle yapmışlardı ya hani...

Kongre öncesinde Manisa'da bir çok AK Partiliyi işyerlerinde ziyaret ettim, çay sohbetlerine iştirak ettim. Şunu diyorlar, "Padişahların kardeşlerini boğdurttuğu bu Manisa şehrinde artık bu kongreden sonra  Ak Parti adına bir Fetret Devri birçok kayıpla kapanıyor."
 
Fakat bu yazımda acı gerçekleri yazdım ya...Kim ne derse desin Süleyman Turgut, Hatay depreminden sonra gözümüze ilk görünen enkaz gibi bir enkazı devralıyor. 

Manisa ve özellikle Turgutlulular şunları söylüyor.

"İnşaat Mühendisi olan Süleyman Turgut bu enkazı en kısa sürede yaşanabilir hale getirecek samimiyete, gayrete, enerjiye donanıma ve tecrübeye sahip. 
Manisa’ ya çakılacak her bir çivinin takipçisi olacaktır buna emin olabilirsiniz. 
Harman yerinde çok dirgen yedi Süleyman Turgut, kırk baharın otunu yedi, kırk çeşmeden su içti geçen yıllarda...
Gelen gidene rahmet okutmayacak, hem de hiç aratmayacak. Ak Partililer buna emin olsun. 
Manisa siyasetine bir Turgutlulu damga vuracak bunu hep beraber göreceğiz. 
Ak Partide ki AKP’ liler yandınız aman dikkat edin bir şey değişti her şey değişti. 
Süleyman Başkan kaybolan yılların fırsatlarını Manisa için, Manisa’ ya hizmet için tekrar yakalayacaktır. 
Artık Manisa’ da siyaset hareketlenecek. Ak Partinin yok olan varlığı geri gelecek. Siyasete yeni bir dil yeni bir renk gelecek. Fetret devri Manisa’da sona erecek..." 


Ben duyduklarımı yazdım. Yani AK Partili ve AKP'lilerin yalancısıyım.. Gördüklerim doğrudur... Duyduklarımın doğruluğunu ise zaman gösterecektir. 

Cumartesi günü Erdoğan geliyor kongre var. Demokrasimiz kazansın. Devlet kazansın. 

Adalet uzun süredir tabelada kaldı,daha fazla  kalmasın. Hayatımızın içinde olsun. Ülkemizde geçim derdi artık gündem olmasın. Üstünlerin değil, hukukun üstünlüğü bu ülkenin yakasına yapışsın.
Türkiye kazansın.. Ak Partinin dava sevdalılarına da "gözünüz aydın" demesi bizden olsun. 

31 Ocak 2025
Mustafa Temiz


 

YORUM EKLE