Meme kanseri dünya genelinde her yaştaki kadın kanserleri arasında birinci sıraya yükseldi

6 / 6
Pembe Festival Başkanı Prof. Dr. Neslihan Cabıoğlu konuşmasında festivale katılımın her yıl artmasının, toplumsal bilinçlenmenin önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı. "Meme kanseriyle mücadelede bilgiye erişim, erken teşhis için en büyük silahımızdır," diyen Cabıoğlu, erken teşhisin hayat kurtardığını belirtti. Özellikle genç kadınların da risk altında olabileceğine dikkat çekerek, "Meme kanseri sadece belirli bir yaş grubunu değil, tüm kadınları tehdit ediyor. Bu nedenle genç yaşlardan itibaren düzenli kontrollerin yapılmasını ve meme sağlığı konusunda bilgilenmeyi ihmal etmemeliyiz," dedi. Riski normal olan kadınların tarama amaçlı 40 yaş üzeri 2 yılda bir; kitle şikayeti veya meme ağrısı gibi şikayeti olan kadınların ise 35 yaş üzeri mamografi çektirmesi gerektiğini belirtti. Çektirilen bir mamografide alınan radyasyonun kabul edilebilir boyutta olduğunu, 3 ay etraftan alınan radyasyona eş olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Cabıoğlu ayrıca, MEMEDER'in düzenlediği bu tür etkinliklerin meme sağlığı konusundaki toplumsal farkındalığı artırmada önemli bir role sahip olduğunu vurgulayarak, katkıda bulunan herkese teşekkür etti.

Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Kanser Daire Başkanlığından Fahriye Ünlü ise artan meme kanseri vakalarının kadınların sağlık hizmetlerine olan ihtiyacını da artırdığına dikkat çekerek; “Meme kanseri, dünya genelinde ve ülkemizde en yaygın görülen kanser türü olma unvanını koruyor. Görünmez bir düşman gibi sessizce büyüyor. Dolayısıyla kadınlarımıza bu tarz etkinliklerle meme kanseri konusunda farkındalık kazandırılmasını çok önemsiyorum. Meme kanseri, sadece bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda kadınların sağlık mücadelesi anlamına geliyor. Ülkemizde her dört kadından biri, bu mücadelede yer alıyor ve bu oran her yıl artıyor” şeklinde konuştu.

Pembe Festival Başkanı Prof. Dr. Neslihan Cabıoğlu konuşmasında festivale katılımın her yıl artmasının, toplumsal bilinçlenmenin önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı. "Meme kanseriyle mücadelede bilgiye erişim, erken teşhis için en büyük silahımızdır," diyen Cabıoğlu, erken teşhisin hayat kurtardığını belirtti. Özellikle genç kadınların da risk altında olabileceğine dikkat çekerek, "Meme kanseri sadece belirli bir yaş grubunu değil, tüm kadınları tehdit ediyor. Bu nedenle genç yaşlardan itibaren düzenli kontrollerin yapılmasını ve meme sağlığı konusunda bilgilenmeyi ihmal etmemeliyiz," dedi. Riski normal olan kadınların tarama amaçlı 40 yaş üzeri 2 yılda bir; kitle şikayeti veya meme ağrısı gibi şikayeti olan kadınların ise 35 yaş üzeri mamografi çektirmesi gerektiğini belirtti. Çektirilen bir mamografide alınan radyasyonun kabul edilebilir boyutta olduğunu, 3 ay etraftan alınan radyasyona eş olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Cabıoğlu ayrıca, MEMEDER'in düzenlediği bu tür etkinliklerin meme sağlığı konusundaki toplumsal farkındalığı artırmada önemli bir role sahip olduğunu vurgulayarak, katkıda bulunan herkese teşekkür etti.

Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Kanser Daire Başkanlığından Fahriye Ünlü ise artan meme kanseri vakalarının kadınların sağlık hizmetlerine olan ihtiyacını da artırdığına dikkat çekerek; “Meme kanseri, dünya genelinde ve ülkemizde en yaygın görülen kanser türü olma unvanını koruyor. Görünmez bir düşman gibi sessizce büyüyor. Dolayısıyla kadınlarımıza bu tarz etkinliklerle meme kanseri konusunda farkındalık kazandırılmasını çok önemsiyorum. Meme kanseri, sadece bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda kadınların sağlık mücadelesi anlamına geliyor. Ülkemizde her dört kadından biri, bu mücadelede yer alıyor ve bu oran her yıl artıyor” şeklinde konuştu.