MEMLEKET HİKÂYELERİ - Yağmalanan Kervanın Ganimeti

"Minâreyi çalan kılıfını bulur" demişler. 
Olmayacak şeyler için atasözü ve deyimler de hep bizde olur demeyin. 
Bizim millet geç ısınır, geç soğur ama yüzyılların kazıklı tecrübesiyle her tencereye uyacak kapak sözü de hemen bulur. 
Minare çalmak kolay iş midir, hem sonra çalıp ne işe yarayacak ki dememeli. 
Çalıp bir de kılıf uyduranlara sormalı. Yaramayacak olsa niye çalsınlar ki. 
İşte böyle memleketin birinde, çaldıkları minareden 50 sene acıklı efsunlu ilâhîler okuyup acıklı dokunaklı vaazlar dinleterek memleleket ahalisini efsunlayıp uyutanlar; cenet rûyası görmekte olan ahâli uykudayken, yol başlarını tutan harâmiler gibi; kervanı yağmaya girişmişler. 
Yağmalanan kervanın ganimetini koltuk kanepe bir koltuk bana, bir kanepe sana paylaşırken; yoldaşlardan biri; 50 yılllık emeğimin karşılığı hepsi benim olmalı deyip, uygun zaman kollayarak, gece karanlığında ötekini tepetaklak etmeğe girişmiş. Bir çatırtı patırtı, ortalığı kan götürmüş.
Zor belâ düştüğü yerden kalkan beriki ortak, ne var noluyoruz derken, aklı başına gelir gibi olmuş. 
Zamânında çok söylenip de dinlemediği nasihatlara kulak verir gibi olmuş. 
Bir bir haramilerin peşine düşmüş. Ne çare, çoğu ya kaçmış ya izini kaybettirmiş, ya da içeride pusup, herkesten fazla söverek, kendilerini gizliyorlarmış.
Hâl böyle olunca; bu defa da başka kapıya gidebilir, çünkü henüz vaazın tesirinden kurtulamayan ahâlinin devam eden desteğini tek başına kötüye kullanabilir, kervanı iyice kırdırmayalım diye düşünenler; düşünmüşler taşınmışlar, başını bir kazığa bağlamışlar.
İş ahâlide bittiğinden, efsunun geçmesini beklemekten başka da elden birşey gelmiyormuş.
Eh şimdilik; bir mahallede iki kabadayının yaşamayacağı herkesçe anlaşılmış.
Cennet rûyâsı görmekte olan ahâliye gelince; "Bütün uyuyanları uyandırmağa bir uyanık yeter" derler ama; rüyâları gerçekleştirmenin en kestirme yolu da, uykudan uyanmaktır demişler. 
Uyku derinse uyanmak zaman alırmış.
14 Temmuz 2021

İhsan Temel

YORUM EKLE