
256 çiftçiye sıvı gübre desteği verildi. STK’lar ve mahalle muhtarları dinlendi. Kent Lokantası, Halk Ekmek, Halk Mandıra açıldı. Esnafın kapısı çalındı. Parti binasında örgütle buluşuldu. Belediyenin personeli ziyaret edildi. Yani klasik bir “protokol gezisi” değil, doğrudan hizmet ve temas vardı.



Ama asıl önemli olan neydi biliyor musunuz?
CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı ile AKP’li Demirci Belediye Başkanı’nın yan yana durabilmesiydi.
Evet, yanlış okumadınız. Yan yana. Birlikte. Kavga etmeden. Siyasi olgunlukla ve memlekete hizmet etme inancı ve kararlılığıyla.


Bu ülkede bazılarına bu manzara hâlâ ağır geliyor.
Çünkü onların siyaseti hizmet değil, husumet üzerinden yürüyor.
Onlar için siyaset; bağırmak, hedef göstermek, kavga kazanının altına odun atmaktır. Çünkü başka bildikleri bir şey yoktur.
Çünkü beceriksizliklerini, yetersizliklerini, vizyonsuzluklarını ancak gürültüyle kamufle edebilirler.
Bugün Erkan Kara’nın yaptığı şey çok basitti ama bir o kadar da öğreticiydi.
“Hizmetin siyaseti olmaz” dedi ve gereğini yaptı.


Peki geçmişte ne oldu?
Beş yıl boyunca büyükşehirle kavga eden, sırf bu kavgadan dolayı Demirci’ye gelmesi muhtemel o günün parasıyla 12 milyonluk yatırımı engelleyen bir zihniyet vardı bu ilçede.
O kavga yüzünden yollar yapılmadı, projeler rafa kalktı, ilçe yerinde saymadı; geriye gitti.
Aynı zihniyet, belediyeyi yönetirken siyaseti ticaretle iç içe geçirip bütçeyi delik deşik etti.
Sonuç mu?
Küçülen bir Demirci, kaçan gençler, ertelenen hayaller.
Bakın açık konuşalım:
Eğer Demirci o günkü siyasi gücüyle inatlaşmak yerine akılcı davransaydı, bugün 50 bin nüfus sınırını zorlayan değil, çoktan aşmış bir ilçe olurdu.
Borlu ve 8 köy Demirci'de sandıktan çıkan halk iradesinin de gücüyle kalır.. O Büyükşehir yasası da her seçimin Manisa 1. si ünvanının gücü gösterilse yine çıkardı.

Bugün en az 150 yataklı, doktor sorunu olmayan bir hastanesi olurdu.
Ama olmadı. Çünkü bir beş yıl kavga ile, bir beş yıl da Ankarada bakanlıklar- Demirci ve Manisa'nın Adliye koridorlarında kendini kurtarma telaşıyla heba edildi.
“Tıngır elek, tıngır saç”… Tam da böyle oldu işte.. Demircililer bunları unuttunuz mu? Kafanıza nal çivisi gibi haberlerimle çaktım bu yanlış giden işleri ama hissetmediniz, işittiniz ama duymadınız!
Bugün o defter kapanıyor.
Bugün “şark kurnazlığıyla siyasetten ticaret devşirme” devri bitiyor.
Bugün önüne üç koyun verildiğinde ikisini kaybedip gelenlerin ön adamlığı sona eriyor.
Ve evet, bunu net söylüyorum:
Bugün Demirci kazandı.
Bravo... Siyaset uzlaşı sanatıdır..
Manisa'da tüm kapıları kendine açan bir başkanın hamlesiydi bugün yapılan... Ortaya konulan vakur bir yönetici duruşuydu. Önce Demirci, ben işime bakarım, hizmetleri alırım duruşuydu.

Bu hamle, Manisa’da Demirci'ye bütün kapıları açan bir hamledir.
Ve maalesef... Bu memleket, oda başkanlarını Ankara’ya götürüp daha Polatlı’dan geri döndürenleri de gördü.
Her dönemin yalakalarını, her dönemin güç budalalarını da…
Şimdi sizden bir ricam var:
Bu fotoğraf karesine asla yaklaşmayın.
Kenardan sırnaşmayın... Sahte gülücüklerinizle aman ha yanaşmayın...Poz vermeye bile kalkmayın.
Uzaktan izleyin sadece.
Çünkü bu memleketin, yıllarca sizin kavgalarınızdan çektiği yeter.
Çünkü bu zihniyettekilerin ruhunu, temizleyeceğiz bu ilçeden... İz bile kalmayacak sizden..
Demirci sizin şakşakçılığınız yüzünden, sizin güç budalalığınız yüzünden düştü yere hala kalkamadı.
Siz varken küme düştük biz, unutur muyuz hiç?
Kaybolun şimdi, pinekleyin köşenizde...
ÖZEL HABER-MUSTAFA TEMİZ
Güncelleme Tarihi: 15 Ocak 2026, 23:17