Pisa ve Eğitim



Ülkelerin gelişmişlikleri ile eğitim arasında doğru orantılı bir ilişki var. Türkiye 4 yılda bir yapılan 4. ve 8. sınıfların girdiği TIMSS Uluslararası Matematik ve Fen Bilimleri  Ortak sınavına katılıyor. 2011 yılındaki sınav kağıtlarını okumak için ben de görev almıştım. Test, açık uçlu ve boşluk doldurma şeklinde hazırlanan sorular optik okuyucuya uygun olmadığından kağıtları birer birer cevap anahtarına göre okumuştuk. Cevap anahtarı da ilginçti. Öğrencinin verebileceği muhtemel yanlış cevapların bile puan olarak karşılığı vardı. 50 ülkenin katıldığı sınavlarda matematikte, 4. sınıflarda 36. sıradayız. 8. sınıflarda da 24. sıradayız. Fen Bilimlerinde ise, 4. sınıflar 36., 8. sınıflarda ise 35. sıradayız. 
Bu sonuçlara üzülürken, şimdi de PISA sonuçları açıklandı. 15 yaş grubunu değerlendiren bu sınavda matematik ve fen bilgisine ek olarak okuma ve okuduğunu anlama gibi konularda da sorular soruluyor. 76 ülke çocuklarının katıldığı bu sınavda 41. sıradayız. İlk beşte; Singapur, Hong Kong, Güney Kore, Japonya ve Tayvan gibi asya ülkeleri var. Son beşte de, Afrika ülkeleri var. Biz Yunanistan’ın altında, Sırbistan’ın üstündeyiz. 


Yazıyı rakamlara boğmayalım, sözün kısası, Türkiye 425 puanla, Meksika da 416 puanla bilim sıralamasında en sonda yer alan iki ülke oldu. 


Bu sonuçlar gösteriyor ki, eğitim sistemiz alarm veriyor. Sürekli değiştirilen bir sistem, müfredat ve uygulamaların sonucu bu noktaya geldik. Kredili Sisteme geçtik sonra vazgeçtik. Tüm Liseleri Anadolu Lisesi yaparak aslında Anadolu Liselerini kapattık. Fen Liselerini gök ekin gibi biçtik. Liyakatı bıraktık, eğitim kurumlarının yöneticilerini bile bizden olsun da ne olursa olsun dedik. Eğitimcilerin görüşlerini dinlemedik. Ve geldiğimiz nokta bu oldu.


Bakanlık rapor hazırlamış. Klasik sınav ve elektronik sınav uygulamaları yüzünden uyumsuzluk oluştu diyorlar.  İnsan biraz utanır. Bu sınavlarda tüm ülke çocukları eşit şartlarda yarıştırılmaktadır. Bu uyumsuzluk neden diğer ülke çocukları için olmamış?
Yurt içinde attığımız gelişmişlik nutukları kulaklara hoş gelebilir ama bunun uluslararası kıyaslamada karşılığı yok. Saçın ak mı kara mı, önüne düşünce görürsün.


Yazıma başlarken, eğitim ile gelişmişliğin doğru orantılı olduğunu yazmıştım. Türkiye ve Meksika’nın yolları dolardan sonra eğitimde de buluştu. Bu sorunun çözümü bilimsel olarak bulunamazsa, önerim birlikte kurşun döktürmek.


Yazımızı bir Çin Atasözüyle bitirelim.
"Bir yıl için çalışmak istiyorsan buğday ek, on yıl için ağaç dik, otuz yıl için ise adam yetiştir."
Ahmet Duman
YORUM EKLE