Egzamada Kaşıntı Kısır Döngüsüne Dikkat: Stres ve Duygular Belirtileri Artırabiliyor

Kaşıntının yalnızca ciltte yaşanan bir sorun olmadığına dikkat çeken uzmanlar, stres, kaygı ve duygusal durumların egzama belirtilerini artırabileceğini belirtiyor.

Egzamada Kaşıntı Kısır Döngüsüne Dikkat: Stres ve Duygular Belirtileri Artırabiliyor

Klinik Psikolog Cumali Aydın, egzamada kaşıntı ve kaşıma davranışının stres, duygusal durum ve beyindeki bazı mekanizmalarla ilişkili olduğunu ifade etti.

Stres, kaşıntıyı tetikleyebiliyor

Klinik Psikolog Cumali Aydın, egzamadaki kaşıntının yalnızca deride meydana gelen yangının sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Beden ve zihnin birbirini yakından etkilediğini belirten Aydın, stres sırasında salgılanan kortizol ve benzeri stres hormonlarının bağışıklık sistemi ile deri bariyerini etkileyerek kaşıntıyı tetikleyebildiğini veya şiddetlendirebildiğini dile getirdi.

Yoğun kaygı veya üzüntü yaşayan kişilerde egzamanın alevlenebildiğini aktaran Aydın, bunun tersinin de mümkün olduğunu belirtti. Şiddetli kaşıntının kişinin ruh hâlini bozarak sinirlilik, karamsarlık ve öfke gibi duygusal değişimlere yol açabildiğini ifade etti.

“Kaşıntı-kaşıma-daha çok kaşıntı” döngüsü

Kaşıntı başladığında beynin kaşımayı kısa süreli bir rahatlama yöntemi olarak devreye soktuğunu belirten Aydın, ancak bu rahatlamanın uzun sürmediğini söyledi.

Kaşımanın deride mikrotravmalara neden olarak kaşıntıyı daha da artırabildiğini ifade eden Aydın, bunun sonucunda “kaşıntı–kaşıma–daha çok kaşıntı” şeklinde bir kısır döngünün oluştuğunu kaydetti.

Aydın, kaşımanın sağladığı kısa süreli rahatlamanın beynin ödül mekanizması tarafından pekiştirilebildiğini ve davranışın zaman içinde otomatikleşebildiğini söyledi. Kronik kaşıntı yaşayan kişilerde beynin ödül ve motor bölgelerindeki aktivitenin artmasının dürtünün kontrolünü zorlaştırabildiğini belirtti.

Utanç ve suçluluk döngüyü yeniden başlatabiliyor

“Kaşımamak gerektiğini biliyorum ama kendimi durduramıyorum” ifadesinin, kişinin ne yapması gerektiğini bilmesine rağmen davranışını kontrol etmekte zorlandığını gösterdiğini aktaran Aydın, kaşıma davranışının psikolojik açıdan dürtü kontrolü ve obsesif-kompulsif spektrum açısından da değerlendirilebileceğini söyledi.

Kaşıma sonrasında kişinin utanç, suçluluk ve pişmanlık yaşayabileceğine dikkat çeken Aydın, bu duyguların yeni bir stres dalgası oluşturarak kaşıntıyı yeniden tetikleyebileceğini ifade etti.

Bu nedenle durumun basit bir “alışkanlık” olarak görülmemesi gerektiğini belirten Aydın, kişinin suçlanması yerine kaşıntı ve kaşıma arasındaki döngüyü kırmaya odaklanılması gerektiğini vurguladı.

Stres ve kaşıntı birbirini besliyor

Stres, kaygı ve öfke gibi duyguların kaşıntı ve kaşıma davranışını artırabildiğini belirten Aydın, stres sırasında devreye giren hipotalamus-hipofiz-adrenal ekseninin deri üzerindeki sinir uçlarını ve bağışıklık hücrelerini etkileyerek kaşıntıyı şiddetlendirebildiğini söyledi.

Öte yandan kaşıntı ve kaşımanın da gerginlik, uykusuzluk ve sosyal geri çekilmeye neden olabileceğini ifade eden Aydın, böylece fiziksel ve psikolojik belirtilerin birbirini besleyen bir döngü oluşturduğunu kaydetti.

Psikoterapi kaşıntı-kaşıma döngüsünün kırılmasına yardımcı olabilir

Kaşıntının yönetiminde yalnızca cilt belirtilerine değil, kişinin duygusal ve davranışsal süreçlerine de odaklanmanın önemine dikkat çeken Aydın, psikoterapinin bu noktada destek sağlayabileceğini belirtti.

Özellikle bilişsel-davranışçı terapinin, kişinin kaşıma dürtüsünü tetikleyen düşünce ve duyguları fark etmesine ve bunlara karşı alternatif tepkiler geliştirmesine yardımcı olabileceğini ifade eden Aydın, tedavide beden ve ruh arasındaki karşılıklı etkileşimin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Güncelleme Tarihi: 02 Ekim 2026, 18:16
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER