
Demirci'de son günlerde yaşananlar artık basit bir "unutkanlık" ya da "sehven yapılan hata" olarak açıklanabilecek sınırları çoktan aşmıştır.
Önce 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı törenlerinde yaşanan skandal... Resmi programda adı yer alan, görevlilerin elindeki metinlerde açıkça bulunan yapılan yerel seçimlerde, sandıktan çıkmış, milletin oy, YSK'nın mazbata verdiği Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara'nın ödül töreni sırasında anons edilmemesi...
Aradan çok geçmeden tarih 9 Haziran.
Bu kez bir fakülte mezuniyet töreni...
İlçenin seçilmiş belediye başkanı yine sunucunun açış konuşmalarında yok sayılıyor. Sunucu, protokol üyelerini tek tek sıralarken Demirci Belediye Başkanı'nın adını zikretmiyor. Sonradan dekanın konuşmasında isminin geçmesi, yapılan yanlışı ortadan kaldırmıyor.
Asıl soru şudur...
Bir kez yaşansa "dikkatsizlik" denir.
İki kez yaşanıyorsa buna da hâlâ tesadüf mü diyeceğiz?
Devlet geleneğinde makamlar kişilere göre değerlendirilmez. Makamlar temsil ettikleri irade nedeniyle saygı görür. Belediye başkanlığı da bu milletin oyuyla kazanılmış, kamu adına görev yapan anayasal bir makamdır. O makama gösterilen saygı, aslında o makama oy veren vatandaşlara gösterilen saygıdır.
Demirci halkının iradesini temsil eden bir belediye başkanının, üstelik görev süresi boyunca ilçeye hizmet etmek için çabaladığına herkesin şahit olduğu bir dönemde, peş peşe resmi ve kurumsal organizasyonlarda yok sayılması kabul edilebilir değildir.
İnsan düşünmeden edemiyor...
Demirci'nin bir köşesinde hâlâ kötülük yemekleri pişiren bir mutfak mı var? Bu yaşanılanlar yine o iğrenç mutfaktan yükselen pis kokular mı?
Geçmiş yıllarda ilçeyi kutuplaştıran, çalışanın önüne taş koyan, başarıyı hazmedemeyen anlayışın dumanları hâlâ bazı merdiven altı sözde memleketin konuşulduğu odalardan yükseliyor olabilir mi?
Bu soruların sorulmasına sebep olanlar dönüp aynaya bakmalıdır.
Çünkü bu millet yakın geçmişte o kötü mutfağın ürettiği yemeklerden yeterince yedi. Kara cahilliğin, kibirin, ötekileştirmenin ve kişisel hesapların servis edildiği sofralar Demirci'ye yıllarca zaman kaybettirdi.
O sofralarda hazırlanan menüleri bazen ceketsiz, bazen kravatsız aktörler halka sunmaya çalıştı. Resmi törenlere protokol kuralı olmasına rağmen ceketsiz gelenleri, Cumhurbaşkanını, devleti temsil makamındaki kaymakamlar törene almadı.. Bunları ne çabuk unuttunuz? Vizyonsuz, kanunsuz, hukuksuz yaptıkları, hala pansuman edilerek, yaşatılan kayıpların arkası toplanmaya çalışılıyor. Demircililer gördü , ahali sonunda kararını verdi ve yönünü değiştirdi. Herkesin belediye başkanı olmayı başaran adamı da sahipleniyor, seviyor ve memlekette sayılmasını da istiyor.. Ki bu cüret nerden geliyor? Bu hataları yapanlardan neden hesap sorulmuyor?
Bugün yapılması gereken şey çok basittir.
Kimseyi sevmek zorunda değilsiniz.
Kimseyle aynı siyasi görüşü paylaşmak zorunda da değilsiniz.
Ama devlet adabına uymak, milletin seçtiği makamlara saygı göstermek ve emeğe hakkını teslim etmek zorundasınız.
Çünkü vefa bir karakter meselesidir.
Hakkaniyet bir insanlık ölçüsüdür.
Ve çalışana karşı yapılan haksızlık, er ya da geç milletin vicdanında mahkûm olur.
Demirci'de hizmet eden, yatırım getiren, iyi niyetle çalışan insanların önüne kişisel hesaplarla çıkmaya kalkışanlar şunu iyi bilsin.
Bu millet her şeyi görüyor.
Unutuyor gibi yapıyor ama unutmuyor.
Ve çalışan insana yapılan saygısızlığı da, halkın iradesine uzanan kibri de günü geldiğinde sandıkta, sokakta ve vicdanında mutlaka değerlendiriyor.
Bu kutlama komitelerindeki kurumları temsil edenler 19 Mayıs 1, Mezuniyet 2 diye umarım sayı saymasını biliyorlar, hazirunda bir masada yeni bir tören programını tasarlarken,umarım başkana bu yapılan eksiklikleri masadakilere hatırlatıyorlardır. Sayı sayarken, bu ilçenin başkanının sayılmasına da dikkat çekiyorlardır.
Unutmayınız.... "Makamlar insanları yüceltmez, insanlar makamları yüceltir."
10 Haziran 2026
Mustafa Temiz
