Seçimlere dair hatırladıklarım

Bir seçimi daha arkada bıraktık. Herkes tercihini yaptı, ülkemiz için hayırlı olmasını dilerim. Demirci gibi biraz karıştırsan birbirinin akrabası çıkacak yerlerde insanların birbirini kırması, küsmesi üzücü. Bu seçimde, sevdiğimiz arkadaşlar farklı ittifaklarda gruplaştılar. Dışarıda olmanın avantajıyla adaylara eşit mesafe durarak her ikisine de başarılar diledim.
Bu yazıda, siyasete fazla bulaşmadan bazı hatıralarımı paylaşayım dedim.

5 Haziran 1977 genel seçimleri… Balıkesir’de okuyoruz. Eski garajda öğrenci yurdunda kalıyoruz. Seçimler yaklaşınca yurda çok sayıda seçmen kartı geldi. Ancak seçmenlerin çoğu memleketlerine gitmişti. O zamanlar ne TC Kimlik vardı ne Nüfus Kâğıdı sorulurdu ne de parmak boyası vardı.  Seçmen kartları, kıyafet değiştiren arkadaşlar tarafından sandıklar kapanana kadar eritildi. Sandıklar açıldı. Sandık başkanı, CHP ilçe başkanı rahmetli Kadir Arıcı amca formatında birisiydi. Oylar sayıldıkça suratı ekşiyordu, çetelede Adalet Partisi ve CHP çok gerilerde kalmıştı. MHP epey ilerleyince kendini tutamadı “Bu seçimler 46 seçimleri gibi olacak.” demekten kendini alamadı. Tabi ki olay hiç sandığı gibi değildi. 
O seçimde CHP birinci olmuş ama meclis çoğunluğunu sağlayamamıştı. Rahmetli Ecevit, Adalet Partisinden 11 kişi “bakan olma” karşılığı ayartarak hükümet kurabilmişti. Bu olay siyasi hayatımıza “Güneş Motel Olayı” olarak geçti. O bakanların çoğu Yüce Divanda yargılanarak mahkûm oldular.

28 Eylül 1986 ara seçimleri… Mecliste boşalmalar sebebiyle ara seçim zarureti doğdu. İsmail Özdağlar olayından dolayı Manisa’da da seçim yapılacaktı. Manisa 2. Bölge adayı da Mehmet Keçeciler idi. Ankara 2. bölgeden meclise girmesi kesin olan Keçeciler, Demirci’nin ısrarı ile Manisa’ya alınmıştı. O dönemde Özdağlar olayından yaralanan Manisa, Keçeciler şansını da “Hanyalı Hanya’ya, Konyalı Konya’ya.” diyerek tabiri caizse tepti. Çünkü o dönem Keçeciler ANAP’ın kudretli kişilerinin başındaydı.
Bir anı: O dönem biz de o seçim kampanyasında çalıştık. Balıkesir’den rahmetli İsmail Dayı da Demirci köylerini birer birer gezdi. Çataloluk’taki kahve konuşması bitmesine yakın, Abdullah Akarsu’dan Söğütçük’e gitme talimatı aldık. Önceden gidip kahveyi süslüyorduk. Kulakları çınlasın Burhan Dağlar yönetimindeki minibüsle yola çıktık. Simav yolundan sola döndük. Akşam ezanı sıraları “Arım, balım, peteğim.” şarkısı eşliğinde ilk köye girdik. Köyde hiç seçim havası yoktu. Köylü kafasını çevirip bakmadı bile. Köyün içinin asfalt olduğunu görünce şüphelendik. Minibüsün camını açıp sorduk. “Teyze burası Söğütcük köyü değil mi?”  Cevap:” Yok evladım burası Çiftlik.” Meğer Simav’a ait köye girmişiz. U dönüşü yaparak, Söğütçüğe zor yetiştik.
Sözün özeti, hayatımızda hatırladıkça tebessüm edeceğimiz işler olmalı. Yunus’un dediği gibi “Bir kalp kırdın ise, o kıldığın namaz değil.” Birbirine ağza alınmayacak sözleri söyleyen siyasilerin bir müddet sonra laflarını yaladıklarını gördükten sonra… 
Hiç bunlara gerek yok...
03 Nisan 2019
Ahmet Duman

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet eser
Ahmet eser - 3 hafta Önce

Zor günlerdi o günler selamlar