CHP'de Kurultay Tartışması Büyüyor: Süreç Nasıl İşleyecek?

CHP'de kurultay tartışmaları devam ederken, gözler hem mahkemelerdeki sürece hem de partinin bundan sonra atacağı adımlara çevrildi.

CHP'de Kurultay Tartışması Büyüyor: Süreç Nasıl İşleyecek?

Parti içinde farklı görüşler dile getirilirken, en büyük tartışma "olağan kurultayın hangi delegelerle ve nasıl yapılacağı" konusunda yaşanıyor.

Tedbir Kalkmadan Kurultay Yapılamıyor

Partiyle ilgili mahkemenin verdiği tedbir kararı sürdüğü sürece CHP'nin olağan kurultayını toplaması mümkün görünmüyor. Tedbir kaldırıldıktan sonra Parti Meclisi (PM) olağan kurultay kararı alabilecek.

Eğer Parti Meclisi bu kararı almazsa, üyelerin Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak kurultayı toplamak üzere bir "çağrı kurulu" atanmasını isteme hakkı bulunuyor. Bu konuda verilecek karar ise temyize değil, istinafa götürülebiliyor.

Mevcut Delegeler mi, Yeni Delegeler mi?

Kurultayın nasıl yapılacağı da ayrı bir tartışma konusu.

Mevcut hukuki duruma göre, olağan kurultayın tekrar niteliğinde yapılması halinde, delegelik hakkı devam eden isimlerin kurultaya katılması gerekiyor. İstanbul dışındaki il kongreleriyle ilgili verilmiş bir iptal kararı bulunmadığı için, bu illerden seçilen delegelerin görevlerinin sürdüğü ifade ediliyor.

Ancak Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu yönteme sıcak bakmadığı belirtiliyor.

Kılıçdaroğlu Baştan Başlamak İstiyor

Kılıçdaroğlu'nun, mevcut delegeler yerine sürecin en baştan işletilmesini istediği ifade ediliyor.

Buna göre önce mahalle delegeleri yeniden belirlenecek, ardından ilçe kongreleri, il kongreleri ve son olarak kurultay yapılacak.

Parti içindeki bazı isimler ise asıl sorunun tam da mahalle delegelerinin seçildiği aşamada yaşandığını savunuyor. Çünkü bu seçimler doğrudan seçim kurullarının denetiminde yapılmıyor. Yapılan itirazlar ise ilçe örgütleri tarafından değerlendiriliyor.

Eleştirilerde, bu sistemin parti yönetimlerinin avantajına işlediği ve tabanın iradesinin tam olarak yansımadığı görüşü öne çıkıyor.

"Geçici Yönetim Sadece Acil İşleri Yapabilir" İddiası

Tartışmaların bir diğer başlığı ise geçici olarak görev yaptığı belirtilen parti yönetiminin yetkileri.

Bazı hukukçular ve parti üyeleri, tedbir sürecinde görev yapan yönetimin yalnızca zorunlu ve acil işleri yürütmesi gerektiğini savunuyor.

Buna rağmen il ve ilçe yöneticilerinin görevden alınması ile disiplin işlemleri başlatılmasının "yetki aşımı" olduğu yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Özellikle milletvekillerinin disipline sevk edilmesinde CHP İç Yönetmeliği ile parti tüzüğü arasında çelişki bulunduğu iddiaları da tartışmaların önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Mahalle Delegeleri En Çok Eleştirilen Konu

Parti içinde en fazla eleştirilen konulardan biri de mahalle delegelerinin belirlenme şekli.

Eleştirileri dile getirenlere göre, bu aşamadaki seçimler yeterince şeffaf yürümüyor ve yapılan itirazlar etkili biçimde incelenmiyor. Bu nedenle daha ilk aşamada oluşan tablo, ilçe ve il kongrelerinin sonucunu da büyük ölçüde etkiliyor.

Bu nedenle Kılıçdaroğlu'nun, yeni bir kurultay sürecinin mahalle delegelerinden başlayarak yeniden işletilmesini istediği ifade ediliyor.

Adaylık Kapısını da Açık Bıraktı

Kemal Kılıçdaroğlu, mevcut şartlarda yapılacak bir olağan kurultayda aday gösterilmesi halinde yeniden genel başkanlığa aday olabileceğini de kamuoyuna açıklamış durumda.

Parti içindeki bazı isimler ise yaşanan tüm tartışmalara rağmen üyelerin partiden ayrılmaması, mücadeleyi parti içinde sürdürmesi ve demokratik yollarla hak aramaya devam etmesi gerektiğini savunuyor.

CHP'de kurultay sürecine ilişkin hukuki ve siyasi tartışmalar sürerken, gözler hem mahkemelerin vereceği kararlara hem de parti yönetiminin atacağı yeni adımlara çevrilmiş durumda.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER