TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Günaydın, gazeteciler Soner Yalçın, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç, Batuhan Çolak, Ruşen Çakır ve Aslı Aydıntaşbaş’ın “yalan bilgiyi alenen yayma” ve “suç örgütüne yardım etme” suçlamalarıyla ifadeye çağrıldığını belirtti. Günaydın, uygulamanın demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını vurguladı.
“Bir davet usulü vardır, bir de gözaltı. Sabahın erken saatlerinde ev basılarak polis eşliğinde ifadeye götürmek davet değil, gözaltıdır.” diyen Günaydın, hukukun bu şekilde “eğilip bükülmemesi” gerektiğini söyledi.
Savcılığın açıklamasında yer alan “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik yürütülmekte olan soruşturma” ifadesine de dikkat çeken Günaydın, “Kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan kimseye suç örgütü lideri diyemezsiniz.” ifadelerini kullandı.
Günaydın, ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in geçmişte Eti Maden A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeliği’nden ücret aldığını iddia ederek, bunun Anayasa’nın 140. maddesine aykırı olduğunu savundu. “Hakim ve savcılar gelir getirici başka bir görev alamaz. HSK derhal inceleme ve soruşturma başlatmalıdır.” çağrısında bulundu.
Anayasa Mahkemesi’nin Gezi Parkı davası hükümlüsü Tayfun Kahraman hakkında verdiği “adil yargılanma hakkı ihlali” kararının uygulanmamasını da eleştiren Günaydın, “Bu durum yargı bağımsızlığının ne hale geldiğini açıkça gösteriyor.” dedi.
Güncelleme Tarihi: 06 Kasım 2025, 21:56