Tüm terör örgütlerinin lanetlenmesi ve köklerinin kazınması gerektiğini vurgulayan Taşçı, DEM Parti sıralarına seslenerek, PKK’ya karşı gösterilen toleransa tepki gösterdi.
"Katliamlar mesaj verme yöntemi haline getirildi"
Konuşmasında, insanların katledilmesinin bir mesaj verme yöntemine dönüştüğünü belirten Taşçı, Suruç katliamının failleri başta olmak üzere IŞİD’i açık ifadelerle lanetledi. “Tek Suruç değil; 7 Haziran ile 1 Kasım 2015 arasındaki o kanlı 5 ay, bütün yönleriyle üzerinde istikşafi görüşmelere muhtaçtır!” diyen Taşçı, Türkiye'nin bu dönemi sağlıklı bir şekilde analiz etmesi gerektiğini söyledi.
“Devlet, teröristlere makam ve maaş mı versin?”
PKK yöneticileri Murat Karayılan ve Bese Hozat'ın savaş ve isyan çağrılarına rağmen yargılanmamasını da gündeme getiren Taşçı, “İnsanlık suçlarının karşılığı olarak devlet onlara makam versin, maaş versin!” diyerek tepki gösterdi.
"PKK'nın katliamları neden görmezden geliniyor?"
Taşçı, Suruç’tan hemen sonra PKK tarafından gerçekleştirilen terör saldırılarını da hatırlattı. Adıyaman’da şehit edilen Uzman Onbaşı Müsellim Ünal’dan, Ceylanpınar’da şehit edilen polisler Feyyaz Yumuşak ve Okan Acar’a; Malazgirt’te şehit edilen Binbaşı Arslan Kulaksız’dan, Dağlıca ve Iğdır’da hayatını kaybeden güvenlik görevlilerine kadar pek çok ismi tek tek anarak, “PKK’ya insanımızı katletmeyi hak mı görüyorsunuz!” dedi. Bu saldırıları “katliam” olarak nitelemeyenlerin ve PKK’yı terör örgütü olarak görmeyenlerin ikiyüzlülük sergilediğini ifade etti.
"Meclis teröre karşı ortak deklarasyon yayınlamalı"
Taşçı, Suruç saldırısı sonrasında Meclis’teki partilerin ortak deklarasyon yayınlaması yönündeki teklifin HDP tarafından reddedildiğini de hatırlatarak, “IŞİD’le mücadele çağrısı yapıp, terörle mücadele çağrısı yapamamak ikiyüzlülüktür!” ifadelerini kullandı.
Cezaevindeki bazı isimlerin Suruç katliamını meşru gösterdiği videolar çektiklerine dikkat çeken Taşçı, bu kişilerin demokratikleşme adı altında siyasete dâhil edilmelerine de tepki gösterdi.
“Türkiye imtiyazlı terör örgütü besleme çiftliği değildir”
Konuşmasının sonunda tüm terör örgütlerine karşı net bir duruş çağrısı yapan Taşçı, “Suruç katliamcısı IŞİD’le de, Güvenpark katliamcısı PKK’yla da, Hizbullah’la da, İBDA-C’yle de, TAK’la da, DHKP-C’yle de, bütün terör örgütleriyle; köklerini kazıyana kadar mücadele edilmelidir,” dedi.
Taşçı, bu gerçeği dile getiremeyenlerin derdinin demokrasi değil, imtiyaz olduğunu söyleyerek sözlerini şu ifadelerle noktaladı:
“Türkiye Cumhuriyeti imtiyazlı terör örgütü besleme çiftliği değildir!”