Olayın ardından gözaltına alınıp serbest bırakılan failin kendiine gelen tepkilere sosyal medyadan mesaj yazdığı ve ifadesinde hayvanseverleri “yaratık” şeklinde hedef alması ise tepkileri ikiye katladı. Karaduman, yaşanan vahşetin cezasız kalmaması gerektiğini vurgulayarak, “Adalet kurumları bu caniliğe sessiz kalmamalı” dedi.
28 Mayıs 2025 tarihinde Turgutlu’muzda yaşanan olay; sıradan bir hayvan katli değil, bir toplumun değer yitimine uğratılmasının, devlet eliyle cezasızlık zırhına bürünmüş caniliğin bir özetidir. Herkesin gözleri önünde, gündüz vakti, sokak ortasında, pompalı tüfekle bir kedi katledildi. Bu olay, sadece bir kedinin canına kıyılması değil; insanlığın, vicdanın ve hukukun canına kıyılmasıdır.
Bu vahşetin faili olan Nedim T. isimli şahıs, bir canlının yaşam hakkını elinden almakla kalmamış, yaptığı eylemi sosyal medya üzerinden pişkinlikle savunarak, hayvanseverleri “yaratık” olarak niteleyerek, tüm kamuoyunun aklıyla ve vicdanıyla alay etmiştir. Şahsın bu tutumu açıkça göstermektedir ki, ortada bir pişmanlık değil, organize bir nefret ve cezasızlıktan doğan bir cesaret söz konusudur.
Tüm bunlara rağmen, Nedim T.’nin adli kontrol dahi uygulanmaksızın serbest bırakılması, hukukun geldiği içler acısı durumu gözler önüne sermektedir. 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 28/A maddesi uyarınca bu eylemin açık bir suç teşkil etmesine ve dört yıla kadar hapis cezası öngörülmesine rağmen; bu şahsın elini kolunu sallayarak dışarıda dolaşması, yargının hayvana ve vicdana karşı kör ve sağır olduğunu göstermektedir.
Sormak zorundayız: Bir canlının sokak ortasında tüfekle infaz edilmesi suç değilse, suç nedir? Bu kişinin ceza alması için daha ne kadar vahşileşmesi gerekiyordu? Bu cinayet, sadece bir hayvana yönelik değildir; aynı zamanda toplumun güvenliğine, kamu düzenine ve insan hayatına yönelik bir tehdittir. Sokakta pompalı tüfekle gezen ve hiçbir yaptırımla karşılaşmayan biri, bugün bir kediye sıktıysa, yarın bir çocuğa niyet etmeyeceğini kim garanti edebilir?
Bu olay bir istisna değil, son yıllarda artarak devam eden bir zihniyet dönüşümünün sonucudur. 02.08.2024 tarihinde yürürlüğe giren yasa değişikliğiyle birlikte, hayvanlara yönelik şiddet açıkça meşrulaştırılmış; kamuoyunda hayvanların "istenmeyen varlıklar" olduğu algısı körüklenmiştir. Bu düzenlemelere eşlik eden "eutanasia" maddesi ise, sadist ruhlu bireyler için adeta bir çağrıya dönüşmüştür. Yasayla yaratılan boşluk, canilere cesaret vermiştir.
Tüm bu süreçte suçlu yalnızca Nedim T. değildir. Asıl suçlu, bu vahşeti mümkün kılan sistemdir. 21 yıldır yürürlükte olan 5199 sayılı Kanun’a rağmen, Türkiye genelinde hâlâ binlerce belediyenin barınak kurmaktan aciz olması; sokak hayvanlarının kaderinin açlığa, hastalığa ve kurşunlara bırakılması kabul edilemez. Devlet, sokak hayvanlarını korumak yerine, bu yaratıkları hedef haline getirmiştir.
Turgutlu Hayvanları Koruma Derneği olarak açıkça ilan ediyoruz:
Bu vahşetin faili Nedim T. derhal tutuklanmalı, yargılanmalı ve örnek teşkil edecek biçimde cezalandırılmalıdır.
5199 sayılı Kanun, hayvanların gerçekten korunacağı şekilde baştan sona yeniden düzenlenmelidir.
Hayvan itlafına dair söylentilere, dezenformasyona ve hukuki zafiyetlere karşı kamuoyunu bilgilendirecek resmi açıklamalar derhal yapılmalıdır.
Barınak ve rehabilitasyon merkezlerinin ülke çapında yaygınlaştırılması zorunlu hale getirilmelidir.
Bugün sustuğumuz her vahşet, yarının daha büyük acılarına davetiyedir. Bugün serbest bıraktığınız katil, yarın başka canların peşine düşecektir. Bu mesele bir hayvanseverlik meselesi değil, vicdan ve hukuk meselesidir. Ve biz bu hukuksuzluğun, bu vicdansızlığın karşısında sonuna kadar duracağız.
TURGUTLU HAYVANLARI KORUMA DERNEĞİ
Seyhan Karaduman
Tarih: 29.05.2025