Türkiye'de İmamoğlu, Demirci'de Şenyurt

Son yapılan yerel seçimlerin ardından Türkiye siyasetine yeni bir yüz daha girdi.
Millet İttifakının CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu gülen yüzü ve hep sakin tavrı ile önce zihinlere, sonra da oy veren, vermeyen herkesin gönlüne girmiş durumda.
İstanbul’da kendisine oy vermediği halde, seçim akşamı yaptığı akıl dolu basın açıklamaları, iktidarın gücünü en son seçimlerde görmüş bütün vatandaşları şaşırtan inatçılığıyla, mücadelesiyle, hele “ kimsenin hakkını yemem, ancak kendi hakkımı da yedirmem” sözleriyle zihinlere kazındı.
Bir önceki Cumhurbaşkanlığı seçiminde seçmenini suskunluğuyla ve bir anda ortadan kaybolmasıyla hayal kırıklığına uğratan Muharrem İnce’den sonra böyle birinin ortaya çıkması AKP’ye oy vermeyen, uzun süredir girdikleri tüm seçimleri kaybedenlerinde silkinmesine ve yeniden gözlerinin içinin gülmesine neden oldu.

İmamoğlu seçim gecesi Anadolu Ajansı’nın veri girmeden 13 saat boyunca sessiz kalmasına bile, tek başına yaptığı açıklamalarla karşı durdu. Türkiye’deki tüm seçmenin sabahı uykusuz karşılamasına, bu yorgunluğa rağmen kimsenin şikâyet etmeden sabırla ve ısrarla seçim sonuçlarını takip etmesine de sebep oldu.

Seçim kampanyası boyunca Cumhurbaşkanının bile ilçe ilçe gezerek İmamoğlu’na karşı mitingler yapması, bugüne kadar görmediğimiz manzaralara yol açsa da, İmamoğlu İstanbul sokaklarını arşınlayarak yayan dolaştı, birebir yaptı, elleri tuttu. İstanbul’da her kesim insanın gözlerinin içine baktı,  pozitif enerji veren o gülen yüzüyle, sakin, sevgi sözleri ve uzlaşı dili üslubuyla bana göre iktidardan, Binali Yıldırım’dan ve hatta Tayyip Erdoğan’dan bile daha başarılı oldu.

Cumhurbaşkanının seçim gecesi İstanbul’dan Ankara’ya gelerek belediye başkanı seçilen seçimde bile balkona çıkıp konuştuğunda, Binali Yıldırım İstanbul’da çoktan kazanamadığı seçimi “kazandık, teşekkür ederiz” diyerek kutlama yapma gafını bile yapmıştı.

Yine aynı balkonda konuşurken Erdoğan’ın seçim sonuçlarından çok mutlu olmasa da, kendine göre yaptığı hesaplarla yine AKP’nin seçimi birinci olarak bitirdiğini söylemesi, başarısız oldukları yerler içinde kabahati kendilerine bulup, seçmene kendilerini anlatamadığını söylüyordu.

Oysaki 80’e yakın TV kanalı, Sosyal medya, internet haber portalları ile gittiği her yerde adım başı mitingleri canlı yayınlanmıştı. Hatta TV’ler o herhangi bir yerde konuşmaya başladığında bile hemen programlarını kesip canlı olarak Erdoğan’ın konuşmalarına bağlanmamış mıydı?

Kampanyada yine her seçimde olduğu gibi tek başına bu işi sırtlayan Erdoğan’ın gittiği her yerde Beka meselesine vurgu yaparak, ayrıştırıcı, ötekileştirici ve halkın arasında gerginliği artırıcı söylevinin demokrasimize ne kadar fayda sağladığı, vatandaşlar arasında huzur barışını ne kadar bozduğu da yine ilerleyen günlerde çok tartışılacak mevzu olarak şimdilik öyle bekliyor.

Erdoğan her ne kadar “kendimizi anlatamadık” dese de, bana göre millet Erdoğan ve Bahçeli’nin o dilinden bıktı. Seçim sonuçlarına bakıldığında daha emek kesimlerinin yaşadığı ve iş hayatının hızlı olduğu, tahsil ve sosyal yaşantı olarak üst seviyede yaşayanların olduğu şehirlerde, Erdoğan’ın bilakis onlara kendini çok iyi anlattığı ve bu bölgelerdeki insanların bu dilden ve söylevlerden bıktığı için sonuçları böyle değiştirdiğini çıkıp birileri yazıp söylemeyemedi.
Ekrem İmamoğlu ise Türk insanının “bizim evin oğlu” diyebileceği tavrı ile gönül adamı olduğu tescillenmiştir. Türk siyasetinde önü açık olan İmamoğlu’nun uzun süredir seçmenin dillendirdiği “ başka adam mı var” tarifinin aksine, bu boşluğu dolduracak biri olduğu da yine herkesin ortak görüşü olmuştur.

İmamoğlu’nun iktidarın, YSK’nın tüm hamlelerine rağmen, dik duruşu ve akılcı hamlelerle zekice gösterdiği mücadele de insanların içine umut tazelemesi yapmaktadır. Anıtkabir ziyareti ve deftere ünvanını her ne kadar mazbata almadan yazması bile, İstanbul’un her yerine algı yaratmak için “Teşekkürler İstanbul” yazanlara da en büyük cevap olmuştur.

DEMİRCİ YENİ BİR SİYASİ YÜZ KAZANDI

Demirci’de yerel seçimler gelip çattığında partiler aday arayışı içine girerdi.
Hatta ilçemizde aday bulmanın en kolay yolu olarak “Ankara’dan abi” getirmek için görüşmeler yapılır, ilçe de aday bulmak için son umutlarda tüketilirdi. Bu tüm partiler için böyle olmuştur yıllardır Demirci’de.
Bu güne gelindiğinde Haluk Şenyurt ismi Demirci’de tıpkı İstanbul örneğindeki Ekrem İmamoğlu kadar önemli hale gelmiştir.

Veteriner Hekim Şenyurt bu memlekette yaşayan, tahsilli, işinde gücünde, iyi bir aile babası ve hatta esnaftı.
Bundan 1 yıl önce bu ismi siyasetle bir araya getirerek Demirci’de siyasetle en ilgili birine bile sorsanız belki “hadi canım” falan derdi herhalde.
Laf aramızda yaklaşık 2 yıl kadar önce Manisa Son Haber sitemizde köşe yazarlığı da yapan Haluk Şenyurt’un işyerinde, yazacağı yeni yazısı ile ilgili görüşürken ve ikimizin yalnız kaldığı bir zamanda çay sohbetimizde kendisine şunu söylemiştim. “ Sen donanımınla, üslubunla, tahsilinle hangi parti olursa olsun iyi bir model olursun, siyaseti düşün”

Günler günleri kovaladı, MHP’den istifalar başladı. Demirci’de MHP’nin ilçe başkanı arayışları sürerken, Şenyurt’un MHP Genel merkezine çağrıldığını duyduk. Gerekli görüşmelerin yapıldığını sosyal medyada MHP Genel Merkezi önünde çekilen fotoğraflardan öğrendik. Yanında İhsan Temel vardı. Şenyurt’a telefonla ulaştığımda yoldaydı, ilçe başkanlığı görevi için görüşme yaptığını, sürecin başladığını ve bir süre bekleneceğini söyledi.
Aradan geçen zaman dilimi içinde MHP Genel Merkezi çok tartışılan bir ismi ilçe başkanlığına getirdi, Şenyurt için bu süreçte bitmiş oldu.

İYİ Parti kurulup Manisa‘da da teşkilatlanma çalışmaları başladığında, Demirci ilçesi de buna katılınca, Haluk Şenyurt ismi yine ön plana çıktı. Süreç burada biraz daha kısa oldu, Haluk Şenyurt Demirci’nin İYİ adamı olup başkanlığa getirildi. Kongre süreçleri ve sandıktan çıkan ilçe başkanı olarak Demirci siyaset arenasına Şenyurt giriş yaptı.

Ardından gelen yerel seçimler, Millet İttifakı görüşmeleri ve adı belki de ilk açıklanan Belediye Başkan adayı yine Şenyurt oldu.

Sahada duruşuyla, demeçleriyle bir anda o birikim ve gençlik enerjisini etrafına yayan Şenyurt, Demirci’de çok kısa sürede gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine varıncaya kadar her kesimden kitleleri arkasına alarak siyasete giriş yapmış oldu.


Demirci siyasetinde geniş coğrafya içinde kırsal mahallelerin önemi, seçim aritmetiğinde devamlı masada açık tutulan hesap defterinde başa yazılan bir konu başlığıdır.
Şenyurt’un veteriner hekim olması ve sürekli bu mahallelerde olması tanınırlık veya seçime giren birinin kendini tanıtması gibi önemli bir safhayı daha seri geçmesine sebep oldu. 
Bu pozitif enerjiyle seçim kampanyasına giren Şenyurt akılcı, farklı ve çok profesyonel kadrolarla çalışarak ve bu kampanya için maddi ihtiyacı da tamamen kendisi karşılayarak başarılı bir kampanya dönemi sergiledi.

Demirci seçmeninin önüne çıktığında, meraklı gözler onun ne diyeceğini bekliyordu.
O uzun süredir ilçenin ihtiyacı olan “dürüst başkan, dürüst belediyecilik” başlıklarıyla kampanyasını başlattı.
Daha ahlaki konularla, projeleriyle ön plana çıkma isteğinde olduğunu kampanyanın daha ilk günlerinde gösterdi. Meclis üyeleri için kadro oluştururken, vizyonlu insanlara, birikim, tecrübe, gençlik enerjisi ve bugüne kadar ilçenin hiçbir döneminde tartışmalı konuların içine girmemiş isimleri yanına yol arkadaşı yaptı.

Kampanya sürerken, daha ilk günden savunmaya geçen Cumhur İttifakı adayı Selami Selçuk Şenyurt ve ekibini seçmene karşı itibarsızlaştırmak, onun gençliğini acemilik kavramının içine sokarak saldırgan bir dil kullanmasına rağmen, Şenyurt duruşunu hiç bozmadan projeleri yarıştırma gayretinde olduğunu beyan etti.

Kısa sürede kendi partisinde gözlere gelen Şenyurt İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Genel başkan yardımcısı Koray Aydın’ı bir hafta arayla ilçeye getirerek, genel merkez bünyesindeki vizyonunu da aslında Demircililerin önüne koydu.
İşin başında müsriflik, savurganlık ve kul hakkı gözeten konu başlıklarıyla vitrinini ve söylevini belirleyen Şenyurt karşı tarafı bu önemli olgu başlıklarıyla çok rahatsız etti.

Terör örgütleriyle bağ kurmaya çalışan, çamur at izi kalsın taktiğiyle, anlamsız ifadeleri acımasızca haykıran Selçuk, aslında daha ilk günden sıfır kilometre siyasi rakibine saldırarak, kendi yetmezliklerini ve ilerleyen günlerde vicdanları rahatsız eden icraatlarını ortaya çıkar ihtimaline karşı, örtecek tedbir içeren öfke dili bir yöntemi seçti.

Şenyurt kampanyanın ilk gününden, son gününe kadar dozunu iyi ayarladığı sert söylevlerini bile ahlak kuralları içinde ve nezaketin tüm nüanslarını da içine katarak seçmenine ulaşmaya devam etti.

Sosyal medyayı çok iyi kullanan Şenyurt o genç yaşına rağmen, görüntüsüyle, söylevleriyle, daha bir anlam katarak, yönetici siyasetçi ve devlet adamı kavramlarının içine ne kadar yakışacağını da göstermiş oldu.

Pişkin siyasetçi, 5 yıl yönettiği belediye de bugüne kadar başarısız olmuş, belediyeyi borç batağına soktuğu seçim meydanlarında ortaya dökülen belgelerden de anlaşılan Selçuk ise geçen seçimlerde Erdoğan posterlerine sığınıp kampanya yürüttüğüne benzer olarak, bu defa da yine Erdoğan ve bakan resimleriyle seçmen üzerinde algı oluşturup, güce tapan, kulaktan ve gözden beslenen kitleler üzerinde safları sıkıştırıp, MHP’nin yerelde başarıya ve makama aç kadrolarıyla da bir kampanyayı sürdürdü.

Şenyurt kampanyası boyunca ahlak kitaplarında ve İslami değerlerimiz içindeki tüm insani kurallar çerçevesi içinde kalan, dürüstlük, haram helal, kul hakkı ve halk için hizmet etme öğelerini başta tutarak bir söylev geliştirdi ve sadece her kesimi içine alan projelerini anlatma isteğinde oldu.
Rakibinin bitmez tükenmeyen nefret dili karşısında nezaket orucunu bozmadan, etik ve esasa dayalı belgelerle ortaya koyduğu adaleti, yasaları saymayan, kamu vicdanını rahatsız eden usulsüzlükleri halka sunan Şenyurt, seçime iki gün kala, Demircililerin vicdan ve aklını da kantara çıkarıp ölçmeyi denedi.

Dün siyasete giren, vizyonu ve üslubu ile gönülleri feth eden Şenyurt, seçimin sandıktan çıkan sonuçlarına göre başarılı olamasa da, gelecekte Demirci ilçesinde kafadan siyasi bir yüz olmayı başardı.
Bu seçimler iki pırıl pırıl genç insanı Türk siyasetine kazandırdı. Türkiye ‘de İmamoğlu, Demirci’de Şenyurt.
Öngörülerini çok önceden açıklamaktan çekinmeyen biri olarak şimdi de diyorum ki;

Bu iki isime dikkat, tabuların, makûs talihlerin yıkıldığı dönemler içinde İmamoğlu ve Şenyurt isimleri hep bu dönemler içinde karşımıza çıkacaklar.
Yolunuz açık olsun, dürüst, mert, delikanlı, adalet ve hukukun üstünlüğüne inanmış  güzel insanlar.. 

03 Nisan 2019

Mustafa Temiz

YORUM EKLE
YORUMLAR
Serpil Akın
Serpil Akın - 3 hafta Önce

Gerçekten çok güzel bir şekilde açıklamışsın Haluk Şenyurt un duruşunu size tüm kalbimle katılıyorum ve şunu ekliyorum belki geleceğin Ekrem İmamoğlu su.