
Simav, işim dolayısıyla uzun süredir yaşadığım bir ilçe. Coğrafi anlamda düz ve belli güzergahgahlarında şehir içi modern düzenlemelerin yapıldığı bir yer.
3 Aralık engelliler günü olunca gözlemlerimi yazarak sizlerle paylaşmak istedim.
Yıllardır engelli hakları ve özellikle gittiğim her şehirde gördüğüm aksaklıkları idarecilerine ileterek, bazen dilekçe yazıp, bazen de şifaen söyleyerek, bazen de gazeteci olarak şu an okuduğunuz köşe yazım gibi yazarak bir mücadele veriyorum.
Eleştiriden çok tavsiye ve çözüm önerilerimi, gözlemlerimi kamuoyuyla paylaşıyorum.
Simav ilçesi tarihi dokusu yanısıra, eskimiş bir şehir..İlk gözlemim bu oldu.
Bir başka gözlemim bu ilçede hiç azımsanmayacak sayıda engelli yaşıyor ama Simav'daki sosyal alanlar dahil engellilerle ilgili yasal düzenlemelerin bile halen yapılmadığı bir çok yer var.Engelliler sokağa çıkıyor ama işyerlerine veya çoğu kamu kurumlarına giremiyorlar.
Burada kurumları rencide etme derdinde asla değilim..
Bu ilçeye gelmiş ve halen yaşayan bir yabancı ve aynı zamanda Türkiye'de bir çok il ve ilçeyi gezmiş biri olarak, oralarda görüp, Simav ilçesinde göremediğim eksiklikleri sizlerin gözleri önüne serme ve ilgililere, yetkililere bir an önce engelliler konusunda 2024 yılında engellilerin yaşam hakkını ve yapılması gereken insani ve kanuni gerçekleri hatırlatma derdindeyim.
Önce iyi şeylerden başlamalıyım. Simav ilçesinde ulaşımda engelli otobüsleri var.
Engelli rampalı otobüslerin sayısı kısıtlı. Öğrendiğim kadarıyla bir körüklü 2 engelli düzenlemesi olan otobüs hizmet veriyor. Körüklü olan otobüs duruma göre hizmete alınıyor. Engelliler ulaşım hizmetlerinden ücretsiz yararlanıyor, refakatçilere de ücretsiz.. Bu örnek bir hizmet... Ancak otobüslerin güzergahları kısıtlı, mahalle arasında çalışan midibüs tipli araçlarda engelli düzenlemeleri yok. Simav'da yaşıyorsanız ve engelli iseniz ve tekerlekli sandalye kullanıyorsaniz ana güzergahlarda otobüslerin manevra kabiliyeti zorunluluğu yüzünden mahalle arasında binme ve inme şansınız yok. Depremden hemen sonra yapılan TOKİ konutlarının içinde sadece midibüsler manevra kabiliyeti yüksek olduğu için çalışıyor ama engelli vatandaşlar yararlanamıyorlar.Acilen midibüs tipi engelli düzenlemesi olan araçların alınması da enzem demedi demeyin. Engelli düzenlemeli otobüsler arıza yaptığı an engelliler duraktan geri dönüyorlar. Yerine gelen otobüse binmek mümkün değil. Ancak otobüs işinde çalışan şoförler ve idarecilerin iyi niyetini de burada yazmalıyım. Engellilerin bir aksaklıktan dolayı yolda kalmaları onları çok üzüyor ve yan tedbirlerle çözmek için ellerinden geleni yapıyorlar.
Panayır döneminde ulaşımda sınıfı geçti belediye.. Ancak otobüslerin sayısının artırılması gerekiyor yoğunlukta bu ihtiyaç bu yıl ki panayır döneminde de görüldü. Panayır geliri gündemde oluyor her yıl... Bu yıl ki gelirle Devlet Malzeme Ofisinden ÖTV'siz vergisiz en az 3 otobüs veya midibüs alınabilirdi mesela... Sanatçılardan biri gelmese 3 otobüs alınırdı diye düşünüyorum..
Simav kaplıca şehri...
Eynal kaplıcalarındaki konutlara tekerlekli sandalye ile girmek mümkün mü... Girişlerde çoğunda düzenleme yok. İçeri girdiniz diyelim, banyodaki küvetten illa ki yararlanacaksınız ama banyonun önünde tesisat için gerekli kot yüzünden yüksek inşa edilmiş en az 40 cm eşik... Kaplıca şifa yuvası olması gerekirken, sağlıklı insanlar için tatil merkezi ve sefa yuvası olmuş, kimse farkında değil. Atlanılan şey şu, engelli düzenlemesi yapılsa sağlıklı insanlara engel var mı? Yok. E be mübarekler öyleyse engelliye göre yapın ki, herkes yararlansın..
Kaplıcaları olan bir ilçenin otobüsleri de engelli ve yaşlılar düşünülerek ivedilikle artırılmalı öyle gözüküyor. Acilen kaplıca bölgesine bir engelli tatil merkezi sıfır mimari engel ile yapılmalı. Engellilerde para var, devletin sosyal yardımları yeterli, onları sokağa çıkarmak sosyal hayatın içine katmak, tatil yaptırmak mümkün..Tesisi yapın, Simav kazanacaktır emin olun..İyi bir tanıtımla iddia ediyorum, Simav engellilerin Türkiye'de turizm merkezi olur.. Dünya sağlık örgütünün resmi rakamlarıyla ülkemizde 11 milyon engelli var. Allah bu nimeti sıcak suyu vermiş, reformcu ve akıllı olmak lazım...
Öğrenci kenti Simav.
Üniversiteli gençlerin hem yurtları hem okul binaları ilçe merkezine uzak, toplu ulaşımdan haliyle yararlanıyorlar. Ancak bu gençlerde de yaşlıya ve engelliye duyarlılık göremedim. Mesela engelli düzenlemesi olan otobüsün içinde yaşlılara ayrılan ve kenarında yaşlılar için koltuk olduğunu sembol eden yaşlı bastonlu resimli koltuklara bile oturup kulağına kulaklık, eline telefon alan öğrencilerin binen yaşlılara yer vermediklerini de burada anlatmak zorundayım. Uzun süredir gözlemlediğim ve hatta denk geldiğinde bu da gençleri uyarmaktan kendimi alamadığım bir durum.
Simav'da tekerlekli sandalye ile yaşıyorsanız çoğu banka şubesinde ATM'leri yardımsız kullanamıyorsunuz, bankanın içine girip işinizi görebilmek için devlet kuvveti lazım. Hele bir banka şubesi var ki, kapının önündeki merdivenlerle ATM'sinin üstünde yazan "ortak kullanım ATM'si" çelişkisini görmeniz gerekiyor.
Dedim ya Simav engellisini sokağa çıkaramamış. Dolayısıyla hem esnafta, hem de kamuda çalışanlarda sırf bu yüzden bir iletişim hatası hemen gözlemlenebiliyor. ATM'ye sağlıklı insanların bile adeta ulaşamaması için her türlü mimari engeli döşemiş bir banka şubesine gittim, kapıdaki güvenlikçiden ATM'den para çekmek istediğimi yardımcı olmasını rica ettim. Güvenlikçi" bizim paraya el sürmemiz yasak" dedi tekrar içeri girdi. Kapıdan girince yüksek sesle bağırıp sesimi duyurdum açtı şube müdürü ile görüşmek istediğimi söyledim. İçeri girdi müdür bey kapı önüne çıktı yanıma geldi. Durumu anlattım kartı müdür beye uzattım. Müdür bey de aynı sözü söyledi "biz paraya el süremeyiz yasak" Ne yapacağımı sordum. ATM'ye gelen vatandaşlardan yardım almamı tavsiye etti."Yabancıyım ya paramı alıp kaçarsa, arkasından koşup yakalama şansım da yok, kimseyi tanımıyorum ne yapacağım ve şu an para çekmem lazım cebimde param bitti" dedim. Müdür bey şaşkın ve aynı zamanda suskun... Orada bir esnafa rica etti o başımda bekledi esnaf ATM'den şifremi istedi bende sesli olarak karşıdan söyledim de paramı çekiverdi. ATM işlemi sırasında "cep telefonuna gelen şifrenizi kimseye söylemeyin ve ATM kullanırken şifrenizi göstermeyin" yazan mesajında Simav'da bu banka ve bir çok bankada hükmü yoktu. Simav'da bu çelişkiyi de yaşamanız mümkün mesela...
PTT Şubesini görmeniz lazım mesela.. ATM'sinden yararlanmak için sağlıklı iseniz bile tırmanarak çıkmak zorundasınız. Bir kamu kurumu oysa PTT... İçeri girip tahahütlü bir mektup atmanız veya kargonuzu içeri girip almanız mümkün değil.. Üstelik "hadi yaşlılar ve engelliler için mimari düzenlemeyi yaptırmadınız bari bir erişim butonu zil koymakta mı aklınıza gelmiyor beyler" demekten kendinizi alamıyorsunuz..
Bir çok işyerine girmeniz mümkün değil Simav'da.. İşyeri ruhsatı veren belediye ve diğer kurumlar bu konuyu atlamış sanırım. Oysa bu yasal bir zorunluluk engelli düzenlemesi yok ise ruhsat verilmemesi gerekiyor. Genç engelli arkadaşlarla tanıştım, onların yaşıtlarının takıldığı bir kafeye giremedik. Kafelerde engelli girişi çoğunda yok.. Tabelasında burma bıyıklı resim olan bir kafenin kaldırımında engelli rampası var ama patinaj yapmamak mümkün değil kaygan bir malzeme kullanılmış, birileri yardım ediyor çıkıyorsunuz, binaya girişte en az 25 santim yüksekliğinde basamak var.. Yani dışı seni, içi bizi yakar durumu... İçeri girdiğimizde iyiniyet var ama bilinç yok.."Biz yardımcı oluruz" çözüm değil, dedim ya hem engelli düzenlemesi yeterli değil, hem de iletişim hatası, buralar error veriyor. Engelli bir kızımız "yardım etmeyin düzenlemeyi yapın, ben bana dokunmanızı istemiyorum" dedi. Ismarladığımız kahveden önce o köpürdü mesela...
Okullarda ara tatil zamanı.. Serde hocalık var ya müziğe yetenekli bir ilköğretim öğrencisi kızımız komşum... Onla arada şarkı söylüyoruz. Ritim kulağı müthiş, şimdiden söyleyeyim müziği çok seviyor, bu kız ileride kesin müzik öğretmeni olur. Birbirimizi seviyoruz, instagramda görmüş bana sordu "Dubai çikolatası"
Marketlerde var ama ajanslardan editlediğim haberlerde gördüm, Türkiye'den ihraç edilen Dubai çikolotaları geri iade edilmiş ve iç pazara verilmiş, içim rahat etmedi almadım. Simav'da bunu yapan pastaneyi aradım buldum. Tatil hediyesi alayım dedim güzel sesli kızıma.. Pastanenin önüne vardım, kapı otomatik açılıyor. Kapının önünde 30 santim eşik çıkmam mümkün değil. Kapı açıldı içerde meraklı gözlerle bakan 3 tane hanımefendi. Bir süre birbirimize baktık.. Günlerden Çarşamba Simav pazarı, tekerlekli sandalye üstünde bir adam, sanırım beni dilenci falan sandılar.. Dedim ya engelli geldiğinde hem esnafında, hem kamu çalışanında iletişim dipte geziyor.Sebep engelli düzenlemesi yapılmadığından, yasası olmasına rağmen bunu denetleyenlerin yaptırmaması yüzünden Simav'da engelliler sosyal hayatın içinde görünemiyorlar. Engelli hayatın içinde olsa hem esnaf hem kamuda çalışanlar bu dili de keşfedecekler..
Neyse gülümsedim pastanedeki hanımlara "Dubai Çıkolatası" sordum..Kapının önünde bekledim sardılar güzel bir paket yaptılar. Getirdiler parasını verdim paketi aldım. Ama böyle güzel bir mekana önümde duran yüksek eşik yüzünden girememenin psikolojisi içinde önce "en iyi protesto gülmektir" sözüne uydum ve paketi getiren kadın çalışana " Tabelanızda "sevgi" yazıyor ama daha girişte sevgisizlik karşılıyor" dedim.. Kızcağız mahçup sadece "haklısınız" diyerek ona gülümsememi kendisi de gülümseyerek iade edebildi..
Oysa sadece bu mekanda estetiğini de bozmayacak bir engelli düzenlemesi için 1 metre boyunda 30 cm eninde bir baklavalı saç ve altına destek için üç parça profil yetiyor.. Üstelik ihtiyaç halinde konmaya müsait bir aparat gibi de yapılabilirdi... Dedim ya Simav engellisini sokağa çakaramıyor, esnaf engelliyle muhatap olamadığından talep gelmeyince yapmıyor, yaptırması gereken yetkililer de yaptırmayınca bu gayri sosyal yapı Simav'da sırıtıyor...
Simav adliyesine işiniz düşerse yandınız.. Bir davada tanık olarak dinlenmem sözkonusu olunca bir gün önceden adliye binasına keşfe gittim.. Adliye, Estergon kalesi gibi.. En az 20 basamak merdiven sizi karşılıyor. Bina ile iletişim tamamen kapalı. Gelen geçenle haber gönderdim, derdimi anlatacak muhatap bulurken bile sıkıntı.. Yasası olmasına rağmen, Simav adliyesinde engelli girişi yok. Sonradan yapılması da düşünülmemiş.. Çalışanlarda da yine iletişim hatası çok, çünkü onlarda engelli görmedikleri için nasıl konuşulacağını bilmiyorlar. Binanın yerine yenisi yapılacakmış doğru çıkarsa bilmiyorum. Ancak tabelasında Adalet yazan bir adliyede engelli girişinin hiç olmaması ve bu güne kadar yasası da çıkmasına ve yürürlülükte olmasına rağmen, bu tür kamu binalarına engellilerin erişimleri için mimari yapının düzenleme şartı gelmesine rağmen yapılmaması tabelasında yazan "adalet" ile çelişen "adaletsizlik" görüntüsü... İçeride adalet tecelli etse de yasalarla ediyor. Ama tabelanın üstünde yazan adalet için adaletin başlayacağı yer giriş kapısı olması lazım.. Bununda yasası var niye uyulmuyor...Engelliler de tükettikleri her şey için devlete vergisini veriyor, adaleti engelliler için kapının önünde başlatmak lazım.
Bence engelli yurttaşlar Kaymakamlığa dilekçe vermeli, bu engelli düzenlemeleri ve kamu binalarında yasaya rağmen engelli düzenlemesi yapılmayan yerleri bildirmeli... Eminim Kaymakamlık gerekli kurumlara dağıtım yaparak belli bir süre içinde bu düzenlemelerin yapılmasını sağlayabilir...
Belediye binasına gelince oranın giriş katına ulaşabiliyor tekerlekli sandalye kullanan vatandaşlar ancak başkanlık makamının olduğu kata çıkacak asansör yok... 3 gün önceden randevu alabilirseniz, başkan hanım giriş katındaki su tahsilat odasına geliyor, derdinizi dinliyor, bir de çay ısmarlıyor...
Kaldırımlara engelli girişleri yapılmış gerçekten şehiriçinde yol gezisi yapacaksanız çok fazla zorlanmıyorsunuz Simav'da.. Ancak sürücüler hassas değil bu konuda. Engelli rampalarının önüne araç park etmekte hiç endişe duymuyorlar mesela... Ana caddelerde gezen trafik polisleri de bu konuda duyarsız, engelli girişine park etmiş gördüğü aracı en azından anons etmesi gerekiyor. Otobüs duraklarının önüne park eden hatta aracını bırakıp yakın bir köye giden sürücüye bile tesadüfen tanıklık ettim. Trafik ekibi telefonla bağlantıya geçti 3 saat sonra araç kaldırılabildi.
Saat kulesinin orda mavi boyalı engelli otomobilleri için park yerine park eden toptancı abiyi de gördüm. Aracı park etti lokantaya yemek yemeye gidiyormuş. Kendisini uyardım "bak mavi boyalı burası engelli araçlarına ait" dedim. "Hemen gelecem şurda bir çorba içeceğim" diye cevap verdi ve yürüdü gitti. "Afiyet olsun" dedim ve gülümsedim..Anlamadı biliyorum... Ben meyve sebze pazarına doğru ilerledim karşıya geçerken sola baktım, trafik ekibi arabası da o güzergahtan geliyordu, toptancı dayımın aracı da hala o mavi boyalı engellilere ayrılmış yerdeydi, abi de sanırım çorbasını kaşıklıyordu...
Simav'da bu yıl..Engellilerle ilgili etkinliği 3 Aralık günü müftülük düzenlemiş, ben başka bir programa gittiğim için katılamadım. En yakın zamanda Müftülük de umarım Cuma hutbesinde engellilerin hakları, onlara karşı şefkat, sevgi empati konusunu işler...En azından engelli girişlerine park eden şoförlere özel, engellilere yaşattıkları mağduriyet için "kul hakkı" meselesini de camilerde seslendirir...
İster camide, ister belediyede, ister kaymakamlıkta, ister meydanlarda Simav'da bu engellilerle ilgili tedbirler, eksikler ve empati kuramama konusunu birileri seslendirmeli...
Zaman geçtikçe, bunlar seslendirilmedikçe, maalesef adı duyarsızlık olan bir algı oluşmuş, engelliler konusunda daha fazla duyarlılık bu ilçe için özel bir sebep... Çünkü Eynal var, çünkü buraya gelenler şifa aramaya gelen yaşlı ve engelli yurttaşlar, yaşlı ve engelli insanlar da ihtiyaçları için mecburiyetten Simav merkeze geliyor...
Bu yazı umarım engelliler için olumlu bir kırılma noktası olur, umarım bu tespitlerim ilgililerin ilgisine, yetkililerin bilgisine vesile olur..
Unutmayalım, herkes birer engelli adayı...Ne yaparsanız kendiniz için veya sevdikleriniz için yapacaksınız.. Ve lütfen artık yapın!
06 Kasım 2024
Mustafa Temiz