
31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerden bu yana bir aydan fazla süre geçmiş olmasına rağmen özellikle CHP tarafından devralınan belediyelerle ilgili skandal sayılabilecek bilgiler yoğunluğunu koruyor.
Özellikle AKP’li belediyelerde yaşanmış olan şatafat, israf, şişirilmiş kadrolar, dolgun maaşlar, keyfi harcamalar, usulsüzlükler, anormal seviyelere ulaşan milyarlara varan borçlar.
Aslında şaşılacak bir durum yok!
Balığın başı, balığın kuyruğu meselesi.
Başta olmayan elbette gövdede olmayacaktır.
Ankara’da, hadi biz saray demeyelim, külliye neyse yavru belediye saraylarındaki durumda aynı zihniyetin doğal sonucu.
Ne yani, az harcayıp itibardan mı olsun koca koca belediyeler?
Hiç itibardan tasarruf olur mu?
O özel insan, belediye reisçikleri(!) bir masa bir makam koltuğu ve birkaç misafir koltuğundan ibaret 5-10 metrekarelik odalardan nasıl hizmet versinler!
Akıl alacak gibi değil nüfusu 10.000(on bin) olmayan belediyelerde bile yarım milyara ulaşan borçlar söz konusu.
Çiçeğe, böceğe, heykele, antikaya, hamama, saunaya harcanan milyonlar!
Halkın karşısında makam arabasından vaz geçip milyonluk araç kiralamaları yapan başkanlar,
Özel plakalı araçlarla âlemden âleme koşup belediye kasasından harcama yapanlar,
Yeşil alan kaydırmalarıyla eş dost partili kollayanlar.
Saymakla bitmeyen şaibeli işlemler.
Çözüm mü dediniz?
Yapılması gerekenler hakkında neredeyse herkesin fikri var ama icraata gelince ortada kimseyi bulmak mümkün değil.
Neredeyse herkes ilk günden selefini temize çıkarıp aynı yoldan devam etme peşinde.
Bu korkunç israf dönemine gerçek anlamda son vermenin yolu, öncelikle devri sabık yaratmaktır.
Hemen korkmayın devri sabık dediysek bigünah insanları cezalandırmak değil muradımız.
Bilakis namusuyla çalışmış, devletin ve milletin malına çökmemiş olan seçilmiş ve atanmışları korurken hırsızları cezalandırıp, yolsuzlukla zenginleşmek peşinde olanları caydırmaktır amaç.
Türkiye, yolsuzluk israf ve irtikâptan kurtulmadan milli geliri insanların adaletle paylaştığı, kalkınmış bir ülke olamaz.
Tüm bunlardan kurtulmanın evvel emirde yolu “NEREDEN BULDUN?” sorusunun cevaplanmasından geçer.
Her şeyi insanların vicdanına havale ederek sorunları halledemeyiz.
Düzeni, doğru yasaları kararlılıkla uygulayarak sağlayabiliriz.
- yöneticiler, memurlar ve özellikle de seçilenler tüm akraba ve çevresiyle nereden buldun incelemesine tabi tutulmalıdır.
-İzah edilemeyen servetlere devlet tarafından gerekirse el konulmalıdır.
-İçinde bulunduğumuz israf ve hesapsız harcamaların sonucunda ortaya çıkan sorunu çözmek için masum halk cezalandırmaktan vaz geçilmelidir.
Deli Dumrul Yöntemi
Yahudi parasız kalınca eski defterleri karıştırırmış.
Ne bu Allah aşkına!
Son 4 ayda kesilen trafik cezaları bile tam 4 kat artmış, kötü bir şaka adeta!
Adam kısa sürede kaynağı belli olmayacak şekilde servetine kat be kat servet katmış, ne vergi vermiş ne de başka bir şey!
Bırakın fakir fukara gurabanın yakasını!
Adam bulmuş yolunu, ranttan beslenmiş.
Ödediği sadece emlak vergisi.
Al kardeşim varlık vergisi.
Ekonomiye katkısı sınırlı, yatmış pusuya, birini bin yapmış.
Al biri bin yaptığı servetten vergiyi.
Sanki ülkeyi bu hale emekliler, çiftçiler, işçiler, küçük memurlar düşürmüş gibi faturayı halka kesmekten vazgeçin!
Allahtan reva mı?
İşlenmedik suçun cezası çekilir mi?
Yenmedik aşın faturası ödenir mi?
Kimleri zengin ettiyseniz kirlileri de birlikte yıkayın!
Siz anladınız onu.
Efendiler, nerede kirlendiyseniz orada yıkanın!
7 Mayıs 2024
Ahmet Orhan
