Manisa Son Haber
2026-05-14 10:31:37

İki Dağın Arasında Toprağın Sessizliği Değil, Çürümenin Gürültüsü

Bahar Çelik / Şef Editör

14 Mayıs 2026, 10:31

İki dağın arasına sıkışmış bir ilçe düşün…
Dağlar yüksek ama vicdanlar alçak.
Yollar dar ama kötülük sınırsız.
Evler birbirine yakın ama insanlar birbirinin acısına kilometrelerce uzak.

Orada engelliye sahip çıkılmaz; susturulur.
Kız çocukları korunmaz; üzeri örtülür.
Suç konuşulmaz, fısıldanır.
Tecavüz bir insanlık suçu olmaktan çıkarılır, “ayıp olmasın” diye saklanır.
Ve en korkuncu da budur:
Kötülüğün normalleşmesi.

O ilçede dedikodu, adaletten daha hızlı dolaşır.
Cahillik, eğitimden daha itibarlıdır.
Bir kız çocuğunun çığlığı değil, komşunun ne diyeceği önemsenir.
Engelli bir bireyin yaşadığı travma değil, “aile rezil olmasın” telaşı konuşulur.

Çünkü bazı yerlerde suçlular gece karanlığında değil, toplumun sessizliğinde saklanır.

İki dağın arasına kurulmuş o düzen, yıllardır aynı çürümüş cümlelerle ayakta tutuluyor.
“Büyütmeyin.”
“Üstünü kapatın.”
“El âlem duymasın.”
İşte tam da bu yüzden o dağlar taş değil artık; utançtan örülmüş mezar duvarlarıdır.

Bir toplum, çocuklarını koruyamıyorsa çökmüştür.
Bir toplum, engellisine sahip çıkamıyorsa insanlığını kaybetmiştir.
Bir toplumda dedikodu namustan, cehalet vicdandan büyük hale geldiyse; orada sadece yollar değil, ahlak da çökmüştür.

Ve artık kimse coğrafyaya suç atmasın.
Sorun dağlar değil.
Sorun, o dağların gölgesinde büyütülen korkaklık.
Sorun, suskunluğu erdem sananlar.
Sorun, suçluyu değil mağduru yargılayan çürümüş zihniyet.

Bir gün o iki dağ gerçekten yıkılsa, altından taş değil; saklanmış utançlar çıkacak.
Çocukların susturulmuş çığlıkları çıkacak.
Engellilerin görmezden gelinen acıları çıkacak.
Ve yıllarca “bize bir şey olmaz” diyenlerin kirli sessizliği çıkacak.

Çünkü bazı yerler sadece depremle değil, vicdansızlıktan da yıkılır.

14 Mayıs 2026

Bahar Çelik

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.