Çoğu kimse Osmanlıda güvenoyu olduğunu bilmez, Osmanlıya öykünen birçokları bile bilmez. O nedenle, yeni Türkçeye çevrilerek TBMM kütüphanesinde vekillerimizin ve araştırmacıların hizmetine sunulan zabıt ceridelerinden(tutanak dergisi) bir örnek vermek istiyorum:
Dersim Mebusu Lutfi Fikri Beyin; Sabık Evkaf Muhasebecisi Necati Beyin Divanı Harbe Şevkine ve Divanı Mezkûrun Gazetelerdeki Kararına Dair Makamı Sadaretten İstizahına Dair Müzakerat Sonunda Hükümette İtimat Hakkındaki Tayini Esamiye İştirak Edenler. Reye iştirak edenler: 184, Kabul edenler: 180, Reddedenler: 4. Hükümete itimat olunmuştur. (29 Mart 1326, yani 1910)
Bugünkü uygulamada bu bir gensorudur. Özü ise şudur: Vakıflar muhasebecisi Necati Bey, yolsuzluğa karışmış, yüce divana sevk edilmiş ve mahkum olmuştur. Dersim Mebusu Fikri Bey bu durumdan sadaret makamını(başbakanlığı) sorumlu tutmuş ve gensoru vermiştir. Yapılan güven oylaması sonucu 180 e karşı 4 oyla Hükümete güvenoyu verilmiştir.
Meclisi Mebusan İstanbul’un işgalinden sonra Padişah tarafından feshedilmiş, Amasya’da toplanan Mustafa Kemal ve arkadaşları ile bazı Meclisi Mebusan üyeleri yeniden seçim yapılarak meclisin açık tutulmasını kabul etmişler ve 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi Ankara’da açılmıştır. İstanbul işgal edilmiş olmasına rağmen, Osmanlı Hükümetinin varlığını sürdürüyor olması BMM’nin en büyük açmazıydı. Ancak meşru Osmanlı Meclisi Mebusanının feshedilmeden önce Misakı Milliyi onaylaması ve birçoğunun Ankara BMM’de yer alması Meclise de dış dünya nezdinde meşruiyet kazandırıyordu. Buna dayanarak Ankara’da BMM Hükümeti kuruldu.
Ankara’da bir devlet başkanı yoktu, zira Osmanlı devleti varlığını sürdürüyordu. Meclisin kendi içinden çıkardığı hükümete ise İcra Vekilleri Heyeti adı verilmişti. Başlangıçta İcra Vekilleri Heyetinin Başkanı bulunmuyordu, Meclis Başkanı Gazi Mustafa Kemal bu görevi de yürütüyordu. Ancak 1921 Anayasası ile heyetin içinden seçilecek birinin İcra Vekilleri Heyeti Reisi (Başvekil) olması esası benimsendi, sırasıyla Fevzi Çakmak, Rauf Orbay ve Fethi Okyar İcra Vekilleri Heyeti Başkanı oldular.
Ankara Hükümetinde her bakan ayrı ayrı güvenoyuna tabi idi. Yani Meclis İcra Vekilleri Heyeti Başkanının atadığı Bakanı beğenmezse onu reddetme hakkına da sahipti. Ayrıca gensoru müessesiyle her zaman için bir bakanı veya başbakanı da güvensizlik oyuyla düşürebilme yetkisine sahiptiler. Cumhuriyetin ilanından sonra İcra Vekilleri Heyeti yerine T.C Hükümeti denilmeye başlandı ve Başbakan Cumhurbaşkanı tarafından atandı. Ancak Başbakan ve Bakanlar gene aynı şekilde ayrı ayrı güvenoyuna tabi tutuldular. 1924 anayasası ise bakanların ayrı ayrı değil, Hükümetin toplu olarak güvenoyu alması esasını getirdi. Gensoru müessesesi ise Osmanlı Meclisi Mebusanından bu yana hiç değişmedi.
Bugün ise yeni Anayasa teklifi ile hem güvenoyu hem de gensoru müessesi kaldırılmak istenmektedir. Kim ne derse desin, başı halk tarafından seçilmiş bile olsa milli iradenin mabedi olan TBMM’nin güvenine mazhar olmamış ve dahi onun denetiminden kaçırılan bir hükümet milli iradenin hükümeti olamaz. Dahası mevcut anayasada Cumhurbaşkanının yokluğunda TBMM başkanı kendisine vekalet ederken, teklifte Cumhurbaşkanının atayacağı yardımcılarından birinin vekalet edeceği öngörülmektedir. Yani milletin iradesiyle seçilmemiş, milletin temsilcilerinin güvenini bile almamış birisi aynı yetkilerle bu görevi ifa edecektir. BU düpedüz milli iradeyi hiçe saymak demektir.
Atatürk’ün anayasasına döndüklerini iddia edenler, her fırsatta Osmanlıya öykünenler acaba bunları biliyorlar mı? Göstere, göstere oy kullanarak anayasayı ihlal etmeyi matah sananlar, bir kabine üç kişi girenler acaba bunları biliyorlar mı? Kuvayı Milliyeyi, milliyetçiliği dillerine pelesenk edenler, acaba onlar biliyorlar mı?
Muhalefete gelince, acaba siz ne kadarını biliyorsunuz? Öyle kürsü işgal etmekle, hırgür çıkarmakla, boş laflarla muhalefet edilmez. Sayın Deniz Baykal’ı ve saygıdeğer dostlarımı tenzih ederim ama çoğunuz muhalefet nasıl yapılır bilmiyorsunuz. Eğer bu teklif meclisten geçer ve referanduma giderse sakın ağzınızı açıp “Tek adam” dan söz etmeyin çünkü sizin geçmişinizde de milli şeflik var karşı tarafa koz verirsiniz önünüze koyuverirler. Yapacağınız tek şey millete gerçekleri anlatmak olmalıdır, milli iradenin hiçe sayıldığını, meclisin güçsüzleştirildiğini anlatmalısınız.
Neyse ki, muhalefetin dışında, hiçbir siyasi harekete bulaşmamış, iş güç sahibi, okumuş, yazmış, aklını kullanan, fikir üretebilen, milli değerlerine bağlı, özgür düşünen, demokrat bir kesim kendi kaderine el koymaya karar vermiş. Kendi imkanlarıyla köy, köy, kasaba, kasaba, gezmeye, varoşlara gitmeye, halkın arasına karışıp doğruları dile getirmeye karar vermişler. Orta yaş kuşağından bu saygın insanların arasına siz de karışın. Öyle sosyal medyada profiline HAYIR logosu koymakla bu işler olmaz. Halkın arasına karışıp, çilesine ortak olmayan, tarhana çorbasına kaşık sallamayan muvaffak olamaz.
Başka Türkiye yoktur millete güvenin, milli iradeye sahip çıkın.
Kalın sağlıcakla.
Naci Akın
bayan escort - escort bayan - https://iofan.com/