Yaklaşık 994 bin öğrencinin katıldığı sınavda 452 öğrenci tüm soruları doğru yanıtlayarak 500 tam puan alma başarısı gösterdi. Uzmanlar ise tercih döneminde adayların puandan ziyade yüzdelik dilimi esas almasının daha sağlıklı sonuçlar doğuracağını vurguluyor.
Katılım Oranı Yüzde 97'yi Aştı
MEB verilerine göre 2026 LGS'ye 1 milyon 22 bin 658 öğrenci başvurdu. 13 Haziran'da gerçekleştirilen merkezi sınava 994 bin 358 öğrenci katıldı ve katılım oranı yüzde 97,23 olarak kayıtlara geçti.
Sınav, Türkiye genelinde 81 il ve 920 ilçede bulunan 4 bin 244 okulda gerçekleştirilirken, yurt dışında ise 8 ülkedeki 11 sınav merkezinde uygulandı. İki oturum halinde yapılan sınavda öğrencilere sözel bölümde 50, sayısal bölümde ise 40 olmak üzere toplam 90 soru yöneltildi.
452 Öğrenci Zirvede Yer Aldı
Açıklanan sonuçlara göre sınavdaki tüm soruları doğru cevaplayan 452 öğrenci, 500 tam puan alarak Türkiye birincileri arasında yer aldı. Başarılı öğrenciler, tercih döneminde Türkiye'nin önde gelen liselerine yerleşebilmek için yarışacak.
Lise Tercihleri 13-27 Temmuz Tarihleri Arasında
LGS kapsamında lise tercih süreci 13 Temmuz'da başlayacak. Adaylar tercih işlemlerini 27 Temmuz saat 17.00'ye kadar tamamlayabilecek. Yerleştirme sonuçlarının ardından öğrenciler kayıt sürecine geçecek.
Uzmandan Ailelere Önemli Mesaj
Sonuçların açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Eğitimci ve Öğrenci Koçu Kamir, sınavın öğrencilerin hayatındaki tek belirleyici unsur olmadığını belirterek ailelerin yaklaşımının büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
Kamir, sonuç günü çocuklara ilk olarak puanlarının değil, duygularının sorulması gerektiğini ifade ederek, çocukların yıllar sonra bile ailelerinden duydukları ilk cümleyi unutmadığını söyledi. Ailelerin destekleyici ve motive edici bir tutum sergilemesinin, öğrencilerin psikolojik açıdan daha sağlıklı bir tercih süreci geçirmesine katkı sağlayacağını belirtti.
"Puana Değil, Yüzdelik Dilime Bakın"
Tercih döneminin sınav kadar kritik olduğunun altını çizen Kamir, okul seçimlerinde yalnızca taban puanlara odaklanılmaması gerektiğini söyledi. Uzman isim, tercihlerin yüzdelik dilim esas alınarak yapılmasının daha doğru olacağını vurgularken; okulun akademik başarısı, öğretmen kadrosu, rehberlik hizmetleri, yabancı dil eğitimi, sosyal olanakları, okul kültürü ve ulaşım gibi unsurların da birlikte değerlendirilmesini önerdi.
Uzmanlar, öğrencilerin ilgi alanları ve hedefleri doğrultusunda bilinçli tercih yapmalarının, eğitim hayatlarının sonraki aşamalarında önemli avantaj sağlayacağına dikkat çekiyor.
Güncelleme Tarihi: 12 Temmuz 2026, 14:42