Yeni düzenlemeyle başkasına tez, makale, kitap veya proje hazırlatarak diploma ya da akademik unvan elde edenler üniversiteden çıkarılabilecek. Akademik çalışma hazırlayıp satan veya aracılık edenlere ise yüksek miktarda adli para cezası uygulanacak.
Yükseköğretim Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapan 7592 sayılı Kanun, 9 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme, yükseköğretim sisteminde akademik etik, öğrenci hakları, vakıf üniversitelerinin denetimi ve üniversitelerin yurt dışındaki faaliyetleri açısından yeni bir dönemin kapısını araladı.
Akademik çalışmayı başkasına yaptırana diploma yaptırımı
Yeni düzenlemenin en dikkat çekici başlıklarından biri akademik sahtekârlığa yönelik yaptırımlar oldu.
Tez, makale, kitap veya proje gibi akademik çalışmalarını kendi emeği ve akademik birikimi dışında başka kişilere ücretli ya da ücretsiz olarak hazırlatan ve bu yolla diploma veya akademik unvan elde edenlerin üniversite öğretim mesleğinden çıkarılması öngörülüyor.
Bu kişilerin elde ettiği diploma ve akademik unvanlar da geri alınabilecek.
Başka kişiler adına akademik çalışma hazırlayan, bu çalışmaları üreten ya da hazırlanmasına aracılık edenlere ise 5 bin ila 10 bin gün arasında adli para cezası uygulanacak. Fiilin meslek haline getirilmesi durumunda cezanın 10 bin ila 20 bin gün arasında olması öngörülüyor.
Mevzuata aykırı üniversite faaliyetlerine hapis cezası
Yurt dışındaki bir eğitim kurumu adına Türkiye’de mevzuata aykırı şekilde yükseköğretim programı açan veya işletenler de yeni düzenlemenin kapsamına alındı.
Bu kişiler hakkında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve adli para cezası uygulanabilecek. Türkiye’de mevzuata aykırı yükseköğretim kurumu açan veya işletenler de aynı yaptırımlarla karşı karşıya kalacak.
Bu kurumların tanıtımını yapanlara ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilebilecek.
Sahte diploma, mezuniyet belgesi veya sertifika düzenleyen ya da düzenleten kişiler hakkında ise Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanacak.
Üniversite öğrencilerine yeniden eğitim fırsatı
Kanunun öğrenciler açısından öne çıkan düzenlemelerinden biri ise üniversiteyle ilişiği kesilen veya üniversiteyi kazandığı halde kayıt yaptıramayan bazı kişilere yeniden eğitim hakkı tanınması oldu.
Belirli ağır suçlardan mahkûm olanlar, sahte belge nedeniyle üniversite kaydı silinenler ve kanunda belirtilen bazı örgüt bağlantıları nedeniyle ilişiği kesilenler düzenlemenin dışında tutuldu.
Bunun dışındaki öğrenciler, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içerisinde başvurmaları halinde, 2026-2027 eğitim öğretim yılında yeniden yükseköğretime başlayabilecek.
Düzenlemeden yararlanan öğrencilere belirli koşullar çerçevesinde yatay geçiş ve açıköğretim programlarına geçiş imkânı da sağlanacak.
Vakıf üniversitelerine kademeli yaptırım
Yeni kanunla vakıf yükseköğretim kurumlarının denetim ve yaptırım sistemi de yeniden şekillendirildi.
Mevzuata aykırılığın niteliğine göre vakıf üniversitelerine; uyarma, program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanlarının sınırlandırılması, öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması veya tamamen kaldırılması gibi yaptırımlar uygulanabilecek.
Mali usulsüzlükler, denetimin engellenmesi, yanıltıcı beyanda bulunulması, gerekli akademik kadronun oluşturulmaması ve eğitim faaliyetlerinin mevzuata aykırı yürütülmesi de yaptırım kapsamına alındı.
Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması halinde üniversitenin yönetimi garantöre veya YÖK tarafından aynı ilde belirlenen bir devlet üniversitesine devredilebilecek.
Yan dal uzmanlarına ek ödeme artışı
Düzenleme sağlık alanında görev yapan akademisyenler açısından da önemli değişiklikler içeriyor.
Yan dal uzmanlığı bulunan bazı öğretim üyelerinin ek ödeme oranı yüzde 1150’ye, belirli uzman tabiplerin ek ödeme oranı ise yüzde 950’ye kadar yükseltildi.
Böylece özellikle sağlık alanındaki yan dal uzmanlarının mali haklarında artış yapılmasının önü açıldı.
Devlet üniversitelerine yurt dışında yerleşke imkânı
Yeni düzenlemeyle devlet yükseköğretim kurumlarının Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim ve program açabilmesine de imkân tanındı.
Üniversitelerin yurt dışındaki faaliyetlerinden elde edeceği gelirlerin yönetimi ile bu faaliyetlerde görev yapacak personelin istihdamına ilişkin usul ve esaslar da yeniden belirlendi.
Kahramanmaraş’ta üniversitenin adı değişti
Kanun kapsamında Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi’nin adı “İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi” olarak değiştirildi.
Üniversite bünyesindeki bazı fakülte ve meslek yüksekokullarının bağlantıları yeniden düzenlenirken, bazı birimler Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’ne bağlandı.
Bu değişikliklerden etkilenen öğrencilerin eğitim süreçleri ile personelin kadro durumlarına ilişkin geçiş hükümleri de kanunda yer aldı.
Üniversite buluşlarının ticarileştirilmesine yeni düzenleme
Yükseköğretim alanındaki değişiklikler yalnızca eğitim ve disiplin süreçleriyle sınırlı kalmadı.
Üniversitelerin gerçekleştirdiği buluşların ve sınai mülkiyet haklarının ticarileştirilmesi, ortak araştırma merkezlerinin kurulması ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin dağıtımına ilişkin yeni hükümler getirildi.
Yeni düzenlemeyle yükseköğretim kurumlarının akademik üretimin yanı sıra teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge alanlarında daha etkin rol üstlenmesinin hedeflendiği görülüyor.
7592 sayılı Kanun ile yükseköğretim sisteminde akademik etik kurallarından öğrenci haklarına, vakıf üniversitelerinin denetiminden uluslararasılaşmaya kadar geniş kapsamlı değişiklikler hayata geçirilmiş oldu.
Güncelleme Tarihi: 10 Ağustos 2026, 08:40