74 Lira Maliyet, 18 Lira Fiyat! Manisa’da Zeytin Üreticisi İsyanda

74 Lira Maliyet, 18 Lira Fiyat! Manisa’da Zeytin Üreticisi İsyanda

Manisa’da zeytin hasadı, düşen alım fiyatları ve yükselen üretim maliyetleri nedeniyle üreticiler için ekonomik krize dönüştü. Kilogram başına maliyetin 74 liraya ulaştığı belirtilirken domat zeytininin 30-35 liraya, uslu zeytininin ise 18 liraya kadar gerilemesi üreticiyi zor durumda bıraktı. Konuyu TBMM Genel Kurulu’na taşıyan YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, borçların faizsiz ertelenmesi, taban fiyat belirlenmesi ve prim desteklerinin yeniden başlatılması çağrısında bulundu.

Türkiye’nin önemli sofralık zeytin üretim merkezlerinden Manisa’da, özellikle Akhisar’da yaşanan fiyat düşüşü, zeytin üreticisini çıkmaza sürükledi. Üretim sezonunun bereketli geçmesine rağmen ürün fiyatlarının maliyetlerin altında kalması, çiftçilerin zeytinlerini toplamak yerine dalında bırakmasına neden oluyor.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada zeytin sektöründeki krizi gündeme getirdi. Üreticinin sattığı zeytinden elde ettiği gelirle işçi ücretlerini dahi karşılayamadığını belirten Bakırlıoğlu, gerekli önlemler alınmadığı takdirde Manisa’da ciddi bir ekonomik ve sosyal kriz yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Zeytin fiyatları maliyetin çok altında kaldı

Bu yıl üretimin bereketli olmasına karşın üreticinin ekonomik açıdan zor bir dönem geçirdiğini vurgulayan Bakırlıoğlu, zeytin bahçelerinde, eleklerde ve kasalarda yaşanan boşluğa dikkat çekti.

Zeytin fiyatlarının her geçen gün gerilediğini ifade eden Bakırlıoğlu, domat zeytininin kilogram fiyatının 30-35 liraya, uslu zeytininin ise 18 liraya kadar düştüğünü belirtti. Kilogram başına üretim maliyetinin 74 liraya ulaştığı bir ortamda oluşan fiyatların üreticiyi zarara uğrattığını dile getirdi.

Bakırlıoğlu, üreticinin zeytinini toplattıktan sonra elde ettiği parayla işçilerin yevmiyesini bile ödeyemediğini belirterek, mevcut koşullarda üretimin sürdürülebilir olmaktan çıktığını savundu.

“Yevmiyesini ödeyemeyen çiftçi, banka borcunu nasıl ödeyecek?”

Zeytin üreticisinin karşı karşıya olduğu sorunun yalnızca ürün fiyatlarıyla sınırlı olmadığını belirten Bakırlıoğlu, çiftçilerin banka ve tarımsal kredi borçlarının da giderek ağırlaştığını söyledi.

Hasat gelirinin işçilik giderlerini karşılamadığı bir dönemde kredi geri ödemelerinin ciddi bir sorun hâline geleceğini vurgulayan Bakırlıoğlu, üreticilerin borçlarını ödeyemeyecek duruma gelebileceği uyarısında bulundu.

Bakırlıoğlu, iktidara seslenerek üreticilerin borçlarının faizsiz ertelenmesini ve sübvansiyonlu kredi limitlerinin artırılmasını istedi. Çiftçinin üretime devam edebilmesi için acil ekonomik tedbirlerin alınması gerektiğini belirtti.

Taban fiyat ve prim desteği çağrısı

Zeytin piyasasında üreticiyi koruyacak bir fiyat mekanizmasının oluşturulması gerektiğini savunan Bakırlıoğlu, devletin piyasadaki gelişmeleri izlemekle yetinmemesi gerektiğini ifade etti.

Zeytin ve zeytinyağı üreticilerine daha önce sağlanan prim desteklerinin yeniden yürürlüğe konulmasını isteyen Bakırlıoğlu, taban fiyat uygulamasının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

TARİŞ’in zeytinyağı için kilogram başına en az 50 liralık destek talebini de hatırlatan Bakırlıoğlu, üreticinin ayakta kalabilmesi için makul düzeyde prim desteği sağlanmasının önemine dikkat çekti.

Kriz zeytin işletmelerini ve ihracatçıları da etkiliyor

Zeytin sektöründeki ekonomik daralmanın yalnızca bahçelerde üretim yapan çiftçileri etkilemediğini belirten Bakırlıoğlu, zeytin alımı, işlenmesi ve ihracatıyla uğraşan işletmelerin de yüksek finansman maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

İşletmelerin yüzde 40 ila yüzde 60 seviyelerine ulaşan finansman maliyetleriyle borçlanmak zorunda kaldığını aktaran Bakırlıoğlu, hasat dönemine özel düşük faizli kredi olanaklarının sağlanmasını istedi.

Bakırlıoğlu ayrıca, geçmişte uygulanan ton başına döviz bazlı ihracat desteklerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Gerekli adımların atılmaması durumunda üreticiden tüccara, işletmeciden ihracatçıya kadar sektörün bütün halkalarının ekonomik darboğazdan etkilenebileceğini ifade etti.

“Zeytincinin çığlığı Meclis tutanaklarında kalacak”

Bakırlıoğlu, konuşmasının son bölümünde zeytin üreticilerinin sorunlarının medyada yeterince yer bulmadığını savunarak basın özgürlüğüne ilişkin gelişmeleri de gündeme getirdi.

Meclis’te dile getirilen sorunların TRT’de ve iktidara yakın televizyon kanallarında yayımlanmayacağını öne süren Bakırlıoğlu, Halk TV’ye kayyum atandığı yönündeki gelişmeye de tepki gösterdi.

Üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunların kamuoyuna duyurulmasının önemini vurgulayan Bakırlıoğlu, zeytincilerin sesinin duyulmadığını belirterek iktidarı eleştirdi.

Manisa’da zeytin üreticisinin yaşadığı kriz, düşen fiyatlar ve artan maliyetler karşısında tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Üreticiler açısından hasat döneminin zararla kapanması, yalnızca bu yılın gelirlerini değil, gelecek sezonun üretim kararlarını ve bölge ekonomisini de etkileyebilecek bir risk olarak öne çıkıyor.

Güncelleme Tarihi: 15 Ekim 2026, 13:17
YORUM EKLE