
AK Parti dönemi sona ererken, Türkiye’nin kaderini belirleyecek soru şudur: CHP iktidara hazır bir alternatif olduğunu gösterebilecek mi?
Ortada artık makyajla gizlenemeyecek kadar açık bir gerçek var:
AK Parti iktidarı, Türkiye’yi ekonomik, sosyal ve kurumsal açıdan sürdürülemez bir noktaya taşımıştır. Bu nedenle bu iktidarın değişmesi, Türkiye için bir siyasi tercih değil, tarihsel bir zorunluluktur. Ancak burada altı özellikle çizilmesi gereken nokta şudur: İktidar değişimi, aynı zamanda ana muhalefetin sorumluluk üstlenmesi demektir.
Cumhuriyet Halk Partisi, sadece eleştiren değil, iktidara talip olan; ülkenin sorunlarına somut çözümler getiren, güven veren bir alternatif olduğunu açık ve kararlı biçimde göstermek zorundadır. Bugünkü politikaların karşısına, sloganlarla değil, kapsamlı ve uygulanabilir bir programla çıkmak, CHP’nin tarihsel görevidir.
Bu çerçevede CHP’nin;
- Gelir dağılımında adaleti sağlayacak bir vergi reformunu, servet ve rant gelirlerini daha yüksek; emek gelirlerini daha düşük oranda vergilendiren adil bir sistemi,
- Asgari ücretin insan onuruna yakışan bir seviyeye çıkarılmasını ve asgari ücretin altında fiilî ücret bırakmayacak sıkı denetimleri,
- Ücretlilerin büyük bölümünü asgari ücret bandından kurtaracak, kademeli ve adil bir ücret skalası düzenlemesini,
- Üretimin belkemiği olan çiftçilere güçlü destek verilmesini; girdi maliyetlerini düşürecek, borç yükünü hafifletecek, ürün fiyatını koruyacak net tarım politikalarını,
- Gençlere liyakate dayalı istihdam, nitelikli ve parasız eğitime erişim, özgürce yaşayabilecekleri bir ülke vaat eden somut projeleri,
açık, anlaşılır ve kararlı bir dille ortaya koyması gerekiyor.
Toplum artık “sadece AK Parti gitsin de ne olursa olsun” noktasını geride bıraktı. Halk, “yerine kim gelecek, ne yapacak, neyi nasıl düzeltecek?” sorusunun cevabını duymak istiyor. CHP, bu sorulara ikna edici cevaplar üretip, tutarlı bir çizgiyle halka anlatabildiği ölçüde, iktidar olma kapasitesini büyütecektir.
Son söz şu olmalı:
Evet, AK Parti iktidarının değişmesi zorunludur.
Ama bu değişim kendiliğinden gelmeyecek. Ana muhalefet, özellikle CHP; sorumluluk üstlenerek, cesurca konuşarak, somut çözümlerle sahaya inerek bu değişimin öncüsü olmak zorundadır. Türkiye’nin geleceği, işte bu sorumluluğun hakkıyla yerine getirilmesine bağlıdır.


Değişmesi Gereken İktidar ve CHP’nin Tarihsel Sorumluluğu / Ahmet Orhan Yazdı...
GÜNDEM
24 Kasım 2025 - 02:53
Cumhuriyet Halk Partisi, sadece eleştiren değil, iktidara talip olan; ülkenin sorunlarına somut çözümler getiren, güven veren bir alternatif olduğunu açık ve kararlı biçimde göstermek zorundadır. Bugünkü politikaların karşısına, sloganlarla değil, kapsamlı ve uygulanabilir bir programla çıkmak, CHP’nin tarihsel görevidir.
AK Parti dönemi sona ererken, Türkiye’nin kaderini belirleyecek soru şudur: CHP iktidara hazır bir alternatif olduğunu gösterebilecek mi?


Değişmesi Gereken İktidar ve CHP’nin Tarihsel Sorumluluğu / Ahmet Orhan Yazdı...
GÜNDEM
24 Kasım 2025 - 02:53
Cumhuriyet Halk Partisi, sadece eleştiren değil, iktidara talip olan; ülkenin sorunlarına somut çözümler getiren, güven veren bir alternatif olduğunu açık ve kararlı biçimde göstermek zorundadır. Bugünkü politikaların karşısına, sloganlarla değil, kapsamlı ve uygulanabilir bir programla çıkmak, CHP’nin tarihsel görevidir.

AK Parti dönemi sona ererken, Türkiye’nin kaderini belirleyecek soru şudur: CHP iktidara hazır bir alternatif olduğunu gösterebilecek mi?
Ortada artık makyajla gizlenemeyecek kadar açık bir gerçek var:
AK Parti iktidarı, Türkiye’yi ekonomik, sosyal ve kurumsal açıdan sürdürülemez bir noktaya taşımıştır. Bu nedenle bu iktidarın değişmesi, Türkiye için bir siyasi tercih değil, tarihsel bir zorunluluktur. Ancak burada altı özellikle çizilmesi gereken nokta şudur: İktidar değişimi, aynı zamanda ana muhalefetin sorumluluk üstlenmesi demektir.
Cumhuriyet Halk Partisi, sadece eleştiren değil, iktidara talip olan; ülkenin sorunlarına somut çözümler getiren, güven veren bir alternatif olduğunu açık ve kararlı biçimde göstermek zorundadır. Bugünkü politikaların karşısına, sloganlarla değil, kapsamlı ve uygulanabilir bir programla çıkmak, CHP’nin tarihsel görevidir.


Değişmesi Gereken İktidar ve CHP’nin Tarihsel Sorumluluğu / Ahmet Orhan Yazdı...
GÜNDEM
24 Kasım 2025 - 02:53
Cumhuriyet Halk Partisi, sadece eleştiren değil, iktidara talip olan; ülkenin sorunlarına somut çözümler getiren, güven veren bir alternatif olduğunu açık ve kararlı biçimde göstermek zorundadır. Bugünkü politikaların karşısına, sloganlarla değil, kapsamlı ve uygulanabilir bir programla çıkmak, CHP’nin tarihsel görevidir.

AK Parti dönemi sona ererken, Türkiye’nin kaderini belirleyecek soru şudur: CHP iktidara hazır bir alternatif olduğunu gösterebilecek mi?
Ortada artık makyajla gizlenemeyecek kadar açık bir gerçek var:
AK Parti iktidarı, Türkiye’yi ekonomik, sosyal ve kurumsal açıdan sürdürülemez bir noktaya taşımıştır. Bu nedenle bu iktidarın değişmesi, Türkiye için bir siyasi tercih değil, tarihsel bir zorunluluktur. Ancak burada altı özellikle çizilmesi gereken nokta şudur: İktidar değişimi, aynı zamanda ana muhalefetin sorumluluk üstlenmesi demektir.
Cumhuriyet Halk Partisi, sadece eleştiren değil, iktidara talip olan; ülkenin sorunlarına somut çözümler getiren, güven veren bir alternatif olduğunu açık ve kararlı biçimde göstermek zorundadır. Bugünkü politikaların karşısına, sloganlarla değil, kapsamlı ve uygulanabilir bir programla çıkmak, CHP’nin tarihsel görevidir.
Bu çerçevede CHP’nin;
- Gelir dağılımında adaleti sağlayacak bir vergi reformunu, servet ve rant gelirlerini daha yüksek; emek gelirlerini daha düşük oranda vergilendiren adil bir sistemi,
- Asgari ücretin insan onuruna yakışan bir seviyeye çıkarılmasını ve asgari ücretin altında fiilî ücret bırakmayacak sıkı denetimleri,
Ücretlilerin büyük bölümünü asgari ücret bandından kurtaracak, kademeli ve adil bir ücret skalası düzenlemesini,
- Üretimin belkemiği olan çiftçilere güçlü destek verilmesini; girdi maliyetlerini düşürecek, borç yükünü hafifletecek, ürün fiyatını koruyacak net tarım politikalarını,


Değişmesi Gereken İktidar ve CHP’nin Tarihsel Sorumluluğu / Ahmet Orhan Yazdı...
GÜNDEM
24 Kasım 2025 - 02:53
Cumhuriyet Halk Partisi, sadece eleştiren değil, iktidara talip olan; ülkenin sorunlarına somut çözümler getiren, güven veren bir alternatif olduğunu açık ve kararlı biçimde göstermek zorundadır. Bugünkü politikaların karşısına, sloganlarla değil, kapsamlı ve uygulanabilir bir programla çıkmak, CHP’nin tarihsel görevidir.

AK Parti dönemi sona ererken, Türkiye’nin kaderini belirleyecek soru şudur: CHP iktidara hazır bir alternatif olduğunu gösterebilecek mi?
Ortada artık makyajla gizlenemeyecek kadar açık bir gerçek var:
AK Parti iktidarı, Türkiye’yi ekonomik, sosyal ve kurumsal açıdan sürdürülemez bir noktaya taşımıştır. Bu nedenle bu iktidarın değişmesi, Türkiye için bir siyasi tercih değil, tarihsel bir zorunluluktur. Ancak burada altı özellikle çizilmesi gereken nokta şudur: İktidar değişimi, aynı zamanda ana muhalefetin sorumluluk üstlenmesi demektir.
Cumhuriyet Halk Partisi, sadece eleştiren değil, iktidara talip olan; ülkenin sorunlarına somut çözümler getiren, güven veren bir alternatif olduğunu açık ve kararlı biçimde göstermek zorundadır. Bugünkü politikaların karşısına, sloganlarla değil, kapsamlı ve uygulanabilir bir programla çıkmak, CHP’nin tarihsel görevidir.
Bu çerçevede CHP’nin;
- Gelir dağılımında adaleti sağlayacak bir vergi reformunu, servet ve rant gelirlerini daha yüksek; emek gelirlerini daha düşük oranda vergilendiren adil bir sistemi,
- Asgari ücretin insan onuruna yakışan bir seviyeye çıkarılmasını ve asgari ücretin altında fiilî ücret bırakmayacak sıkı denetimleri,
- Ücretlilerin büyük bölümünü asgari ücret bandından kurtaracak, kademeli ve adil bir ücret skalası düzenlemesini,
- Üretimin belkemiği olan çiftçilere güçlü destek verilmesini; girdi maliyetlerini düşürecek, borç yükünü hafifletecek, ürün fiyatını koruyacak net tarım politikalarını,
- Gençlere liyakate dayalı istihdam, nitelikli ve parasız eğitime erişim, özgürce yaşayabilecekleri bir ülke vaat eden somut projeleri,
açık, anlaşılır ve kararlı bir dille ortaya koyması gerekiyor.
Toplum artık “sadece AK Parti gitsin de ne olursa olsun” noktasını geride bıraktı. Halk, “yerine kim gelecek, ne yapacak, neyi nasıl düzeltecek?” sorusunun cevabını duymak istiyor. CHP, bu sorulara ikna edici cevaplar üretip, tutarlı bir çizgiyle halka anlatabildiği ölçüde, iktidar olma kapasitesini büyütecektir.
Son söz şu olmalı:
Evet, AK Parti iktidarının değişmesi zorunludur.
Ama bu değişim kendiliğinden gelmeyecek. Ana muhalefet, özellikle CHP; sorumluluk üstlenerek, cesurca konuşarak, somut çözümlerle sahaya inerek bu değişimin öncüsü olmak zorundadır. Türkiye’nin geleceği, işte bu sorumluluğun hakkıyla yerine getirilmesine bağlıdır.