“Bu Parti Seninle Hep Kaybetti, Göreceksin Sensiz Kazanacak, Kemal Bey” / Mustafa Temiz Yazdı...

Son Sözüm, Bu Parti Seninle Kaybetti, Göreceksin Sensiz Kazanacak Kemal Bey.

“Bu Parti Seninle Hep Kaybetti, Göreceksin Sensiz Kazanacak, Kemal Bey” / Mustafa Temiz Yazdı...

Türkiye’de siyaset sahnesi kirlenmez; yıllardır hep aynı eller tarafından kirletilir.

Kılıçdaroğlu’nun Yıllar Sonra Gelen “Cesareti” gündemde.
Kemal Kılıçdaroğlu nihayet ortaya çıkıp konuşmuş. Fakat ne zaman? CHP’nin üzerine çöreklenilen baskılar, operasyonlar, kumpaslar, kapı arkası pazarlıklar ayyuka çıktıktan sonra! Parti 20 ayrı hamleyle yol değiştirdi, delegesi konuştu, seçmeni konuştu, sokak konuştu… Beyefendi susmayı tercih etti.
Şimdi çıkmış, CHP'nin İmralı kararı için “karar hatalı olabilir” imasında bulunuyor.
Kusura bakmasın ama bu siyaset değil; intikamın gölgesinde yapılan muhalefetçilik oyunudur.
Bu açıklamaların zamanlaması bile “CHP’nin yeni yönetimi tökezlesin de ben sahneye yeniden çıkayım” hevesi kokuyor.

“Siyasi Yolsuzluk” Dediğimiz Şey Tam Olarak Budur.
Dürüstlük sadece para çalmakla, ihale kıvırmakla ölçülmez.
Dürüstlük, siyasi hesaplarla, kitlelerin iradesini bozarak, partiyi içeriden kemirerek, seçim kaybettirerek de zedelenir.
Bugün Kılıçdaroğlu’nun yaptığı şey tam olarak budur.
Gürsel Tekin ile birlikte yürütülen o “sessiz konsorsiyum”…
CHP'nin her adımında hata aramak için özel mesai…
Bir de buna Saray’ın memnuniyetini ekleyin.
Bu tablo, kişisel tercihlerle açıklanamayacak kadar politik bir mühendislik görüntüsü veriyor.

Halkın Gözünde Kaybedilen Güveni hiç düşünmediği ve bugüne kadar aklına getirmediği ne kadar belli değil mi?
Girdiği her seçimi kaybetmiş, kendi genel başkanlığını bile elinde tutamamış birinin bugün kalkıp partiyi yönlendirmeye çalışması…
Evet, siyasette sandık bir milat taşır.
Ve Kılıçdaroğlu’nun siyasi miladı 28 Mayıs gecesi çoktan dolmuştur.
Şimdi soruyorum:
Bu çıkışları yaparken korktuğu şey nedir?
Halkın hışmı mı?
Yoksa yıllarca kurduğu düzenin tamamen dağılması mı?

“Aklanmalı” Sözünün Altında Yatan Ne?
Mevzu sadece bir açıklama değil.
“Kişiler aklanmalı” cümlesi ne anlama geliyor?
Aklanacak bir şey mi var?
Aklamayı yapacak bir yargı mı var?
Ortada suçüstü mü var?
Yıllarca emek veren, linçe uğrayan, iftiralarla boğuşan insanların üzerine bir de “aklanın bakalım” demek…
Bu siyaset değil; bu hesaplaşmadır.

CHP’yi Bölmek Bir Projedir.
Dün “Kandil’e gidiyorsunuz” diye bağıranların bugün “İmralı’ya neden gitmiyorsunuz?” diye ortalığı yıkması…
Aynı omurgasız siyasetin iki yüzü.
Ama asıl soruyu kimse sormuyor.
Neden herkes CHP’nin gitmemesini tartışıyor da AKP’nin yıllardır İmralı masalarında ne konuştuğunu tartışmıyor?

Aponun mektubunu TRT'den okutan zihniyeti niye sorup sorgulamıyor? Seçim kazanmak için kurgu videolarla mitinglerde halkın kandırıldığını niye konuşmuyorlar!
Cevap belli...
Gündem mühendisliği.
Bugün CHP’yi milliyetçilerle, demokratlarla, sosyal demokratlarla bugünlerde de Kürt seçmenlerle birbirine düşürmek;
Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı olması için zemini hazırlamak isteyenler var.
Ve üzülerek söylüyorum ki,
Bu zemine taş taşıyanların arasında Kemal Bey de var. Genel Başkanlık gitti, ofis açtı. Ofisin yeri değişti ama Kılıçdaroğlu'nda kafa hala değişmemiş .

Kayıp Yılların Hesabını tutalım mı?
Ekmelettin Bey vakası…
35 gün süren Davutoğlu görüşmesi…
Gizli kapaklı ittifaklar…
YSK’nın tüm tuzaklarına rağmen CHP adayının önünün kesilmesine karşı tek bir dişe dokunur hamle yapmaması…

Muharrem İnce'nin Cumhurbaşkanlığı adaylığı sırasında örgütün arkasından çekilmesi, sandık görevlilerinin eksikliği...

Kendi adaylığını açıklarken, sonradan neler konuşulduğunun ortaya çıkması.
Ümit Özdağ ile seçim öncesi gizli protokol…
Bunlar tek tek işlenmiş siyasi hatalar değil;
Bu ülkenin geleceğini etkileyen kaybedilmiş yılların zinciridir.
CHP bugün birinci parti olmuşsa, bu Kılıçdaroğlu’nun sayesinde değil;
Tam tersine, parti Kılıçdaroğlu’nun gölgesinden kurtulduğu içindir.

Son Sözüm, Bu Parti Seninle Kaybetti, Göreceksin Sensiz Kazanacak Kemal Bey.
CHP bugün Türkiye’nin birinci partisi.
Kim ana muhalefet, kim iktidarın ortağı, kim hangi koltuğu kapacak…
Hiçbirinin artık önemi yok.
Önemli olan şu;
Bu halk değişim istiyor.
Ve o değişimi engellemek isteyen kim olursa olsun, karşısında halkı bulacaktır.
Kılıçdaroğlu dilerse konuşmaya devam etsin.
Ama şunu bilsin ki,
Kendisine oy veren yüzde 48’in sabrı tükendi.
Onlara yaşattığı hayal kırıklığını her gün tazeleyen bir siyasetçinin artık bu ülkede ve toplumda karşılığı kalmaz.
CHP, Kılıçdaroğlu’na rağmen büyüyecek. Göreceksiniz...
Kılıçdaroğlu’na rağmen cumhurbaşkanını da değiştirecek.
Çünkü halk kaybedenlerden değil, değiştirenlerden yana tavrını koydu.

Her hafta bir ilde, her hafta İstanbul'da bir ilçede meydanları görüyoruz.

O mitingler sırasında, otobüsün üstüne çıkmayan eski genel başkan kalmadı. O yaşlı başlı hallerinde geldi adamlar. Sen neredeydin Kemal bey... Hiç olunması gereken yerde olamadın siyasette..

Bugün konuşmak için dün susmak, senin şimdi yaptığın sesleniş Kemal bey.

Halk Değişimden Yana, Statükodan Değil” ...

CHP Delegesi iktidarı değiştirmek için önüne gelen tüm engelleri sıraladı, önce seni değiştirdi.

Şimdi sırada Erdoğan var.

Milletin önünde kim durmuşta, sen durabileceksin Kemal bey...

Kronik kaybetme hastalığınla hırsın bir araya gelmiş, şimdi de CHP'nin altını torpillemeye çalışıyorsun.

Yazık.

Tarihe seni şöyle yazıyoruz.

  • Kaybettirilmiş Seçimlerin Ardından Gelen Siyasi Çıkış”

  • “Geçmişin Hataları, Bugünün Fırsatları”

  • Kaybedenler Kulübü Genel başkanı

24 Kasım 2025
Mustafa Temiz

Güncelleme Tarihi: 24 Kasım 2025, 03:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER