Paris Yanarken / Ahmet Orhan Yazdı..

Bir kaç gün önce Fransa’nın başkenti Paris’te adı Ahmet Kaya olan sözde bir kültür merkezine kanlı bir silahlı saldırı olayı yaşandı. 

Paris Yanarken / Ahmet Orhan Yazdı..

Bir kaç gün önce Fransa’nın başkenti Paris’te adı Ahmet Kaya olan sözde bir kültür merkezine kanlı bir silahlı saldırı olayı yaşandı. 

Üç kişinin yaşamını yitirdiği bu saldırıyı yaşlı bir Fransız’ın yaptığı açıklandı.

Aşırı sağcı bir geçmişe sahip olduğu ve hapisten yeni çıktığı bildirilen 69 yaşındaki bu Fransız vatandaşının ırkçı kimliği sahip olduğu bilgisi dikkate değerdi.

Bundan sonrası tam bir ibret hikâyesi, hatta bir kaç tane hikâye var diyebiliriz.

Televizyonda haberleri izleyenler bilir, bu olaydan sonra terör örgütü yandaşları Paris’i savaş alanına çevirdi.

Demek ki saldırıya sahne olan sözde kültür merkezi terör yandaşlarının faaliyet gösterdiği bir yermiş.   

Ne diyordu şarkıda ;”aşkımız yalanmış sevgilim “. 

Fransa yıllardır el altından dünyanın en kanlı bu terör örgütüne her türlü desteği veriyordu değil mi?

Daha bir kaç ay önce terör örgütüne tünel yapmak için bir Fransız çimento şirketinin yardımı dünya gündemine gelmişti. 

Bölücü terör yandaşları Paris’te bütün faaliyetlerini rahatça yürütebiliyorlardı.

Biz ne zaman uyarsak “bıyık altından gülerek “ inkâr ediyorlardı. 

Nehrin karşı kıyısına akrebi sırtında götürmeye çalışan kurbağanın hikâyesini duymuşluğunuz vardır mutlaka.

PKK Akrep yine yaptı akrepliğini.

Beter olsunlar!

Umarım ibret almışlardır diyeceğim ama lafın doğrusu pek de umudum yok.

Ya Paris’i savaş alanına çeviren terör örgütü yandaşlarına ne demeli?

Ya içine düştükleri acınacak duruma?

Hele bir bakın Fransız makamlarının yaptığına! 

Ölenlerin henüz kanı kurumadan sağlık sebeplerinden saldırganın gözaltı kararını kaldırmışlar bile.

Neticede Fransa işte!

Sizin gibi kendi yurduna ihanet edenler için “bir vatandaşımı cani olsa dahi hapse atamam” diyor alenen değil mi?

Hain bölücüler yaptığınız kötülüklerin karşılığını görüyorsunuz, beter olun!

Yıllar boyunca nasılda kullandılar sizi.

Sizi sevdiklerini mi sanıyordunuz?

Elbette ki sevmiyorlar, hatta sizi hiç sevmediler.

Refah içinde yaşamalarını ülkeleri ve o ülkelerin insanlarını sömürmeye dayandırmış bir devletten nasıl böyle yüksek ahlaki bir tutumu bekleyebiliyorsunuz?

Tek dertleri sizi kullanarak Türkiye’ye zarar vermekti.

Gerçi bunlara hitap ederek bende kendi kendimi boşuna yoruyorum.

Kendi acımasızlıklarını başkalarına yüklemek için bir Fransız gazetesi daha doğrusu paçavrası utanmadan, pişkinlikle “olayın arkasında Türkiye gölgesi var” diye haber yaptı. 

Ama biz bunlara niye şaşırıyoruz ki, yıllarca hep aynı fırıldak ve dürüstlükten uzak ikiyüzlü tavırları kanıksamış olmamız gerekmez mi? 

Kanlı terör örgütünün yandaşları vandallıklarını şimdi de Londra’ya taşımışlar.

İzleyelim bakalım, oradan ne gibi gelişmeler yaşanacak?

Unutmadan, her defasında insan hakları ve özgürlükler konusunda Avrupa hayranlığını dile getiren içimizdeki Fransızlara ne demeli?

Hiç olmazsa onlar ibret almış olabilirler mi?

Hukuk, guguk derken nasılda kendi insanlarının caniliklerini bile örtebilecek kadar hukuk tanımaz olduklarını görebilirler mi ki?

Eğer onlar da ibret almadıysa Allah onları da beter etsin.

27 Aralık 2022

Ahmet Orhan

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER