
Fezlekelerle Derinleşen Tuzak
CHP lideri Özgür Özel’in giderek sertleşen dili, farkında olmadan AK Parti’nin stratejik çıkarlarına hizmet ediyor.
TBMM’ye sevk edilen fezlekelerle birlikte siyasi gerilim artık yeni bir aşamaya geçmiş durumda.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, 19 Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından meydan meydan dolaşarak bu adaletsizliği dile getiriyor. Ancak her geçen mitingle birlikte kullandığı dil giderek sertleşiyor.
Bu sertleşmenin ardında yalnızca duygusal bir tepki değil, iktidarın bilinçli bir yönlendirmesi de var.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bürokrasiye verdiği talimatlarla CHP’yi daha da köşeye sıkıştırıyor. Yıllardır iktidarda olan kadrolar hakkında şaibeli işlemler görmezden gelinirken, hukuk terazisi neredeyse yalnızca muhalefete çevrilmiş durumda.
Tam da bu atmosferde, TBMM Başkanlığı’na, aralarında CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın da bulunduğu 12 milletvekili hakkında 18 dokunulmazlık dosyasının sevk edilmesi dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıktı.
Dosyalar arasında CHP Grup Başkanvekilleri Ali Mahir Başarır ve Murat Emir’e ait fezlekelerin bulunması, sürecin tesadüf olmadığını düşündürüyor.
Henüz dosyaların içeriğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmamış olsa da zamanlama her şeyi anlatıyor. Bu adım, siyaset sahnesinde yaşanan gerginliği hukuki zeminle besleme stratejisinin bir parçası. Fezlekeler, Türkiye siyasetinde her zaman yalnızca bir yargı meselesi olmamış, aynı zamanda siyasi baskının aracı olmuştur.
Cumhurbaşkanı Erdoğan bu süreçte dikkatle kurgulanmış bir strateji izliyor. Çevresine CHP’ye doğrudan cevap vermemeleri yönünde talimatlar veriyor; kendisi de zaman zaman kontrollü çıkışlarla Özgür Özel’in sertleşmesini sağlıyor.
Böylece iktidar cephesi “sessiz olgunluk” görüntüsü verirken, muhalefet “öfke diliyle konuşan” taraf haline getiriliyor.
Bu tablo AK Parti’nin lehine işliyor. Çünkü Türk milleti siyasette öfke değil, vakar görmek ister. CHP’nin dili sertleştikçe Erdoğan kendisini daha sakin, daha “devlet adamı” pozisyonunda konumlandırıyor.
Fezlekeler süreci, tam da bu stratejiyi derinleştirmek için devreye sokulmuş bir hamle gibi görünüyor.
Amaç, muhalefeti yargı üzerinden savunma pozisyonuna itmek; siyasetin merkezini yeniden iktidar kontrolüne almak.
CHP’nin bu tabloyu doğru okuması gerekiyor. Aksi halde “adalet” arayışı, “öfke” görüntüsü altında boğulabilir.
Türk milleti, daima olduğu gibi kavgadan değil; sükûnetten ve sağduyudan medet umuyor.
Özgür Özel ve ekibi, meydanlarda hırçın sayılabilecek bir tarz yerine hukuku, adaleti ve vicdanı temsil eden bir dil geliştirmeli.
Çünkü bu dönemde sertleşen her söz, karşı cepheye yeni bir fırsat olarak dönüyor.
Türkiye’nin beklediği değişim; öfkeyle, bağırarak değil, aklın rehberliğinde gelecek.
9 Kasım 2025
Ahmet Orhan