İzmir’de son 10 gün içerisinde Seferihisar’da Ebru Serep, Çeşme’de Pınar Güneş ve Menemen’de avukat Özge Penbegül’ün öldürülmesi, kadınların tepkisine neden oldu. Sokaklara çıkan kadınlar, kadın cinayetlerinin önlenmesi, koruma mekanizmalarının etkin işletilmesi ve İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi çağrısında bulundu.
İzmir’de kısa süre içerisinde yaşanan üç kadın cinayeti, kadın örgütleri ve hukuk çevrelerini harekete geçirdi. Ebru Serep, Pınar Güneş ve avukat Özge Penbegül’ün öldürülmesine tepki gösteren kadınlar, kadınların yaşam hakkının korunması ve şiddetin önlenmesi için yetkililere çağrıda bulundu.
İzmir Barosu, avukat Özge Penbegül’ün öldürülmesine ilişkin tepki gösterirken Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu da kentte yaşanan üç kadın cinayetine dikkat çekerek önleyici tedbirlerin uygulanmasını istedi.
İzmir Barosu: “Kadın cinayetleri münferit değil”
İzmir Barosu Başkanı Serhat Sökmen, avukat Özge Penbegül’ün öldürülmesinin münferit bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Sökmen, geçmişte polis memurlarının da adının karıştığı kadın ölümlerini hatırlatarak kamu kurumlarının sorumluluğuna dikkat çekti.
İstanbul Sözleşmesi’nden 2021 yılında çıkılmasını eleştiren Sökmen, sözleşmeden çekilmenin yarattığı güvensizlik ortamının ve 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanmamasının kadın cinayetleriyle mücadeleyi olumsuz etkilediğini savundu.
Sökmen, kadın cinayetlerinin sistematik ve politik bir sorun haline geldiğini ifade ederek devletin temel sorumluluğunun kadınların yaşamını ve güvenliğini korumak olduğunu vurguladı.
İzmir Barosu Başkanı Sökmen, 6284 sayılı Kanun’un eksiksiz uygulanması ve İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi taleplerini yineleyerek mücadeleye devam edeceklerini belirtti.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndan önlem çağrısı
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir İl Temsilcisi Esra Akın da kadınların öldürülmeden önce korunması gerektiğini vurguladı. Akın, kadın cinayetlerinin önlenebilir olduğuna işaret ederek mevcut yasaların ve koruma mekanizmalarının etkin biçimde uygulanmasının önemini dile getirdi.
Kadınları korumakla görevli kamu görevlilerinin karıştığı olaylarda yalnızca faili değil, denetim ve sorumluluk mekanizmalarını da sorgulamak gerektiğini belirten Akın, özellikle uzaklaştırma kararlarının ihlal edilmesi durumunda gerekli yaptırımların uygulanmasını istedi.
Akın ayrıca görevini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin hesap vermesi gerektiğini ifade ederek kadınların yaşam hakkının korunması için somut adımlar atılması çağrısında bulundu.
İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi isteniyor
İzmir’deki protestolarda öne çıkan talepler arasında İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi ve 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanması yer aldı.
Kadın örgütleri, şiddet riski altındaki kadınların zamanında korunması, uzaklaştırma kararlarının etkili biçimde uygulanması ve kamu kurumlarının sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.
Son 10 günde yaşanan üç kadın cinayetinin ardından yükselen tepkilerde, kadınların yalnızca cinayetlerin ardından değil, şiddet tehdidi altındayken de korunması gerektiği mesajı öne çıktı.