Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ve İstanbul İl Kongresi’nin iptali istemiyle açılan davada gerekçeli kararını açıkladı. Mahkeme, “mutlak butlan” koşullarının somut belgelerle ispatlanamadığını belirterek davayı reddetti.
Elips Haber’de yer alan bilgilere göre mahkeme, delegelere menfaat sağlandığı ve iradelerinin fesada uğratıldığı iddialarını hukuki dayanak yönünden yeterli bulmadı. Kararda, ceza davasında verilecek olası bir mahkûmiyetin dahi yalnızca kişisel cezai sorumluluk doğuracağı, ancak seçim sonuçlarını “mutlak butlan”la geçersiz saymaya yetmeyeceği vurgulandı.
“Seçim sonuçlarının iptaline ilişkin yasal düzenleme yok”
Gerekçeli kararda, Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu’nda parti seçimlerinin sonuçlarını geçersiz saymaya yönelik bir hüküm bulunmadığına dikkat çekildi. İddiaların siyasi ahlak açısından tartışılabilir olduğu belirtilse de yasal açıdan geçersizlik koşullarının mevcut olmadığı ifade edildi.
Mahkeme ayrıca, İstanbul İl Başkanlığı’nın tüzel kişiliği bulunmadığı için davanın bu yönüyle de “pasif husumet” yokluğu nedeniyle reddedildiğini açıkladı. CHP Parti Tüzüğü’ne göre partinin Genel Başkan tarafından temsil edildiği hatırlatılarak davanın Genel Merkez aleyhine açılması gerektiği belirtildi.
Tanık ve delil taleplerine de ret
Kararda, seçimlerde hile yapıldığı iddiasının tanık dinletilerek ispat edilemeyeceği kaydedildi. Oy kullanan delegelerin menfaat karşılığı iradelerinin fesada uğratıldığına dair somut belge sunulamadığı için tanık dinlenmesine gerek olmadığı ifade edildi.
“Delegelerin dolandırıldığına dair fiil yok”
Mahkeme, “delegelerin dolandırıldığına” veya “hileli işlemle oy kullandırıldığına” ilişkin bir fiil bulunmadığını belirtti. Böyle bir fiil bulunsa dahi bunun mutlak butlan sonucunu doğurmayacağına dikkat çekildi.
İstanbul İl Kongresi yönünden de aynı karar
08 Ekim 2023 tarihli İstanbul İl Kongresi’ne ilişkin iptal talebi de aynı gerekçelerle reddedildi. Gerekçeli kararda, oy kullanan delegelerin menfaat karşılığı iradelerinin sakatlanmasının somut olarak tespit edilemeyeceği, seçim sonuçlarının iptaline dair bir düzenleme bulunmadığı ve bu konudaki yetkinin seçim yargısına ait olduğu ifade edildi.
Bu karar, CHP kurultayları ve il kongrelerine ilişkin tartışmalı süreçte yargının tutumunu netleştirmiş oldu.