
Mutlaka sizde rastlamışsınızdır; Sokaklarda, kahvehanelerde çok yaygın olan iki zıt ekonomik değerlendirme yapan grup vardır.
-Birincisi hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, işsizlik gibi zorluklardan bahsederek yoğun olarak şikâyetlenen insanlar...
-Diğeri ise bütün bunları reddederek “ne hayat pahalılığı kardeşim görmüyor musun sokaklar karşılıklı park edilmiş arabalardan geçilmiyor, en pahalı cep telefonu markaları yeni bir model çıkardığı zaman mağazaların önünde uzun kuyruklar oluyor, alışveriş merkezleri restoranlar ağzına kadar dolu” diyerek durumun iyiliğinden dem vuranlar.
Her iki grubun da değerlendirmelerine kolayca yanlış diyemiyorsunuz değil mi?
Peki, doğrusu nedir?
Tezatların doğruluğu ile ortaya çıkan bu sosyolojik fotoğrafın sebebi nedir?
Ülkemizde ciddi bir ekonomik sıkıntı var...
Evine ekmek götürmekte zorlanan insanlarımızın sayısının her geçen gün arttığı da su götürmez bir gerçektir.
Toplum kesimleri arasındaki büyük uçurumun sebebini İslami açıdan yorumlayarak zekât müessesinin çalışmaması diye açıklayanlar olacaktır.
Bu da doğru kabul edilebilir ama bu çözüm modern devlet için bir alternatif çözüm değildir!
Modern devlet, sosyal devlet olmanın gereği olarak bu insanlarımızın derdine çözüm bulmak zorundadır.
Modern devlet odur ki her zaman bardağın boş tarafına bakar, eksikleri tamamlar, yanlışları düzeltir.
Bugünün modern devletinin birçok sorumluluğu vardır.
-Modern devlet, işsize iş bulan, aşsıza aş verendir.
-Modern devlet evsize ev, kimsesize yuva bulandır.
-Modern devlet, hastasına ilaç, yolcusuna yoldaş olandır.
-Modern devlet vatandaşına her şart altında baba şefkatiyle sahip çıkandır.
-Modern devlet çok kazanandan alıp az kazanan mağdur gruplara verendir.
Devlete yüklediğimiz bu sorumluluklar bizi, toplum olarak kendimizi gözden geçirmemizi engellememeli.
Bu karmaşık tablonun tek sebebi ekonomik değildir.
Ne yazık ki özümüzden, öz kültürümüzden uzaklaşmış olmamız, gösteriş ve marka bağımlılığı sosyal medya ile birlikte önüne geçilemez boyutlara geldi.
Hak etmeden yaşamaya çalıştığımız şatafatlı yaşam için vazgeçilen değerler her geçen gün artıyor.
Saygı kazanmayı kimisi masaya koyduğu telefon markasından kimisi de borçlanarak zar zor aldığı araba markasından bekliyor.
Mangal yakıp sosyal medyada paylaşanlar hiç düşünmüyor mu, yiyen var yiyemeyen var diye?
Alan var alamayan var.
Biz böyle değildik...
Biz komşusu açken tok yatan bir millet hiç olmamıştık! Neler oldu bize?
03 Kasım 2023
Ahmet Orhan