Fay Hattı Kırılmaz, Önce Vicdan Kırılır! Yalnız adam Şener hoca....

Kuzey Ege son aylarda neredeyse hiç uyumuyor. Simav, Uşak, Demirci, Sındırgı hattında bazen günlerce süren 3 ve altı, bazen 4 ve üstü depremler artık hayatın sıradan bir parçası haline geldi. Halk, “sürekli sallanma”ya alışmak zorunda kaldı.

Fay Hattı Kırılmaz, Önce Vicdan Kırılır! Yalnız adam Şener hoca....

Dün akşam saatlerinde Sındırgı'da 1 kişinin öldüğü, 10 binanın çöktüğü 6.1 büyüklüğünde bir deprem yaşandı. Yine televizyonlar uzman adı altında çeşitli insanlara bağlandılar. Deyim yerinde ise ortak görüş binaların depreme dayanıklılığı ama depremlerin haritasal etkileri ve öngörüleri yine farklı farklıydı.
Televizyon ekranlarında her sarsıntı sonrası beliren “uzmanlar” çoğu zaman birbirini çürüten açıklamalarla vatandaşın aklını iyice karıştırıyor; kimi korku salıyor, kimi hafife alıyor. Güven duygusu yerle bir.

Gazeteci Yılmaz Özdil’in aktardığına göre, deprem sebebiyle tanıştığı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy yıllardır tek bir deprem tahmininde bile yanılmadı. Deprem sonrası herkes “Sıra İstanbul’da” diye korku yayarken, bazıları “8 büyüklüğünde olacak”, hatta “9 olacak” dedi.

Ama Üşümezsoy haritayı açıp “Sıra İstanbul’da değil, Düzce’de” dedi. Kimse ciddiye almadı. Üç ay geçmedi, Düzce yerle bir oldu. Tahmini yüzde 100 tuttu.

Diğerleri İstanbul’u yıkacak fayı konuşurken, bazı profesörler Sarıyer sırtlarının “tek güvenli yer” olduğunu iddia ediyordu. Sonra ortaya çıktı ki, o sırtlarda villa kooperatifleri kurmuşlardı. Fiyatlar 10 katına fırladı.

Ardından “tsunami” korkusu pompalanmaya başlandı:

Florya boğulacak.

Kadıköy sular altında kalacak.

Sonuç?
Sahiller yok pahasına el değiştirdi, ormanlar talan edildi, siteler dikildi. Bazı profesörler inşaat şirketi bile kurdu.

Diğer yanda, bazı “deprem profesörleri” İstanbul’u 8–9 büyüklüğünde yıkacak senaryoları pompalar, Sarıyer sırtlarını “tek güvenli yer” diye pazarlarken, meğer oralarda villa kooperatifleri kurmuşlardı. Fiyatlar katlandı.
Sonra tsunami korkuları devreye girdi:
Florya boğulacak, Kadıköy sular altında kalacak…
Ve sonuç? Sahiller el değiştirdi, ormanlar talan edildi, siteler dikildi. Bazı “bilim insanları” inşaat şirketi bile kurdu.

Üşümezsoy: Bağımsızlığın Bedeli
Üşümezsoy ne müteahhitlerle iş tuttu, ne reklam peşinde koştu. Van, Elazığ, Akhisar, Seferihisar… Birçok depremi önceden bildi. Şimdi de uyarıyor:

Aydın–İkaria fayı kırılabilir

İzmir Körfezi içinden geçen fay risk taşıyor

Adresler belli: İkaria – Sisam – Kuşadası – Söke – Aydın – Nazilli hattı… Aydın tarafında kırılırsa, Selçuk’tan Didim’e kadar ağır yıkım yaşanabilir.

Deprem Kader Değil, İhmalin Cinayetidir
Türkiye’nin %92’si deprem bölgesi; 17 il, 80’den fazla ilçe birinci derece risk altında.
Bu yüzden soru “Olur mu?” değil, “Ne zaman olur?” sorusudur.

Ama biz hâlâ binalarımızı sağlam yapmıyoruz. Denetimler göstermelik, deprem vergileri başka işlere harcanıyor. Naci Bostancı’nın şu itirafı hâlâ hafızalarda:

“Deprem vergisi adı altında toplanan paranın depreme gönderilmesi gibi bir düzenleme yoktur.”

Deprem sırasında can alan şey fay hattı değil, ihmaldir. Çürük binalar, devrilen dolaplar, yıkılan balkonlar, hatalı elektrik panoları… Bunlar öldürür, çünkü bilerek, isteyerek sağlam yapılmamışlardır.

Deprem Kültürü: Hayatta Kalmanın Anahtarı
Deprem kuşağında yaşamak, bir yaşam kültürü gerektirir:

Bina sağlamlığı kontrolü

Acil durum çantası

Tahliye planı

Toplanma alanlarını bilmek

Bunlar lüks değil, yaşama hakkının sigortasıdır. Deprem takvimle gelmez, ama geldiğinde ilk 72 saat hayati önem taşır. Yardım gecikirse, koordinasyon sağlanmazsa, insanlar yakınlarını kendi elleriyle enkazdan çıkarmaya çalışır. Bu, 21. yüzyılda utançtır.

Deprem doğaldır; ama yıkım, ölüm ve acı “doğal” değildir. Bunlar ihmalin, rantın, denetimsizliğin sonucudur. Eğer bugün harekete geçmezsek, yarın çok geç olacak.
Rusya'da 1 kaç hafta önce meydana gelen 8.8 büyüklüğündeki deprem sırasındaki görüntüleri izledik. Sonrasında bölgeden gelen videolarda ve görsellerde yıkılmış, enkaz görüntüleri, ceset torbaları veya kurtarma çalışmaları yoktu.. Peki neden? Onların bilim anlayışı ve bilimsel gerçekleri hayatlarına monte etmek dışında sırları yoktu. Rusların Üşümezsoy gibi bilim adamı var mı? Belki bu derecede yalnız adamı yok. Bu ülkenin var maalesef... Bu adama kulak vermeyeceksiniz, bu adamın dediklerinin bilim olduğunu öğreneceksiniz vesselam...

MUSTAFA TEMİZ-ÖZEL DOSYA-MANİSA SON HABER

Güncelleme Tarihi: 11 Ağustos 2025, 11:14
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER