
Demirci’de bir fotoğraf düştü sosyal medyaya…
Yağmur yağıyor.
Şemsiyeler açılmış.
Vatandaş sırada.
Ve bir anda ortalık, deyim yerindeyse, yorum çorbasına döndü.
Aklı eren de konuştu, ermeyen de…
Bilgisi olan da yazdı, olmayan da…
Hatta adını soyadını zor yazanlar bile memleketin gıda denetçisi kesildi.
Atalar boşuna dememiş:
“Cahil cesur olur.”Diye..
KONU NEYDİ?
15 Ocak 2026’da Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Demirci’de Halk Ekmek’i, Kent Lokantası’nı ve Halk Mandırası’nı açtı.
Fotoğraf da işte o mandıranın önünden…
Perşembe günü…
Et geliyor.
Kuşbaşı, kıyma, sucuk…
Vatandaş sıraya giriyor çünkü fiyatlar ortada:
Kuşbaşı: 630 TL
Kıyma: 550 TL
Sucuk: 750 TL
Her hafta yaklaşık 100 kiloya yakın ürün geliyor.
Ve bakın burası çok önemli:
Bu ürünler 30 dakika ile 1,5 saat içinde tükeniyor.
Neden?
Çünkü millet keyiften kuyruğa girmiyor.
Çünkü memlekette geçim derdi boğaza kadar dayanmış.
Ama bazıları var…
Şemsiyeye bakıyor, açlığı görmüyor.
“Tok açın halinden anlamaz.” demişler ya büyüklerimiz, vallahi doğru söylemişler.
BİLGİ YOK, FİKİR VAR VE TÜRKÇE'DEN İKMALE KALIP GEÇENLER YAZIYOR
Yorumlara bakıyorsun…
At eti diyen var.
Eşek eti diye kusan var.
İğrenç, seviyesiz, insanlıktan nasibini almamış ifadeler…
Hani derler ya:
“Boş teneke çok ses çıkarır.” Diye, aynen öyle...
Ortalıkta bilgi yok ama fikir fışkırıyor.
Ben de o paylaşıma, ortalıkta yorum yokken bir iki kelam yazanlardanım.
Sonra yoğunluktan dönüp bakamadım.
Ama paylaşım gün içinde zirveye çıktı, akşam trend oldu, gece yarısı zirvenin tepesinde geziyordu.
Ardından CHP’nin genç ilçe başkanı Abdullah Demirkol da aynı platformdan cevap verdi…
Fakat gördüm ki cevaplar da bilgi içermiyor, sadece refleks.
Oysa önce bilgi verilir.
Atalar demiş:
“Gelinim sen duy, kızım sen işit.”
Önce gerçeği ortaya koyacaksın ki çamur atan çamurunda boğulsun.
KENT LOKANTASI: SOFRANIN UTANCI DEĞİL, ONURU
Bakın sevgili Demircililer…
Kent Lokantası’nda günlük ortalama 250-300 kişi sıcak yemek yiyor.
50 liraya bir insanın bir öğünde fazlasıyla doyacağı yemek çıkıyor.
Lokantada 4 kişi çalışıyor.
Hijyen kıyafetli, güler yüzlü insanlar aç geleni doyurmak için çabalıyor.
Bir de güzel tarafı var:
Hali vakti yerinde olan geliyor, yemeğini yiyor, 200 lira bırakıyor ve diyor ki:
“Para üstü askıda yemek olsun.”
O para, parası olmayanın sofrasına dönüşüyor.
Her şey kayıt altında.
Her şey dijital denetimde.
Ama bazıları bu sofrayı görmek yerine iftira sofrası kuruyor.
YEMEKLER NEREDEN GELİYOR?
Yemekler Kula’daki yemek fabrikasında pişiriliyor.
Her gün Kula’ya, Selendi’ye, Demirci’ye getiriliyor.
Dar gelirliye sofra kuruluyor.
Aç insan doyuruluyor.
Buna laf edenin derdi hizmet değil, insanlıkla olmalı.
MANDIRA VE ET MESELESİ
Mandırada peynir çeşitleri var.
Gezen tavuk yumurtası var.
Kooperatiflerden gelen ürünler var.
Piyasanın altında fiyatlar var.
Ve Perşembe günü et geliyor.
O fotoğraf işte o gün çekilmiş.
Peki bu et nereden geliyor?
Uyanık geçinenlere söyleyelim:
Bu etlerin hayvanları Uşak ili Eşme ilçesindeki belediye et entegre tesislerinde kesiliyor.
Soğuk hava zinciriyle, hijyen araçlarla Demirci’ye geliyor.
Kuşbaşı, kıyma, sucuk olarak işlenmiş şekilde satışa sunuluyor.
Mandırada ısısal kontrol var.
En ufak bozulmada sistem devreye giriyor, ürünler imha ediliyor.
Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin et kombinası açma hazırlığı da sürüyor.
Ama bunları bilmek yerine eşek muhabbeti yapmak daha kolay.
Çünkü:
“İftira, sahibine yapışır ama önce ortalığı kirletir.” Demişler ya, sosyal medya kusmuk kokuyor...
ASIL ÇELİŞKİ NEREDE?
Bu ülkede kaymakamlıkların yönettiği sosyal yardımlar yok mu?
Bayram arefesinde sıraya girenleri görmedik mi?
Başkentte Et Balık Kurumu önünde sabahın köründe kuyruk görmedik mi?
Orada kuyruk olunca devlet,
Burada kuyruk olunca eşek eti öyle mi?
Ben kömür torbalarının üstünde “parasızdır” yazıp mahalle arasında satıldığına şahit olmuş insanım.
Koli dağıtımının AK Parti mahalle temsilcisinin verdiği listeyle yapıldığını yüzlerce kez duymuş, görmüş insanım.
Ama burada en azından sistem şeffaf, kayıtlı, denetlenebilir.
Buna bile tahammül edemeyenler var.
Çünkü bazıları halk doyunca rahatsız oluyor.
MEMLEKETİN GERÇEĞİ
Enflasyon var.
Parasızlık var.
Geçim derdi var.
Emekli maaşı 20 bin TL.
Kiralar uçmuş.
Bu hizmet vatandaşın içini bir nebze ısıtıyor.
İnsanlar sıcak yemek görüyor.
Evine kıyma götürebiliyor.
Ama ahmaklık diz boyu…
Vicdanı nasır tutmuş, beyni buharlaşmış tipler çıkıp bu sosyal belediyecilik örneği et satışına etin cinsine çıkıp “eşek eti” diyecek öyle mi?
Yazık.
Vaktiyle bir köylü,oğluyla birlikte eşeğini pazara götürüyormuş.
Biri demiş:
“Eşeğe binmişsin, hayvana yazık!”
İnmiş.
Bir başkası demiş:
“Eşeğe binmiyorsun, oğlan niye biner, sen yürürsün, aptal mısın?”
Oğluyla birlikte binmiş.
Bir başkası demiş:
“İkiniz binmişsiniz, eşeğe zulüm bu!”
İnmişler.
Bu sefer de demişler:
“Bunlar da eşeği boş boş götürüyor!”
Köylü en sonunda eşeği sırtına almış.
Herkes kahkahaya boğulmuş:
“Eşeği sırtına almış! Şuna bak!”
Köylü oturup ağlamış.
Köyün yaşlısı demiş ki:
“Evlat… Eşeklik eşekte kalmaz.
Eşekliği büyüten insandır.”
Demirci’de mesele et değil…
Mesele insanlık.
Salyasını akıtan kudurmuş mahluklar kadar kuduruyorsunuz değil mi?
Millet 50 TL ye karnını doyuruyor, evine et götürüyor diye...
Sabah kahvaltısında sucuk yiyor...
Siz makarnaya devam edin, gluten zehirlenmesi geçirin.. Ya da....
50 TL verin, gidin sizde yemek yiyin, beyinleriniz makarnadan stop etmiş.. Unutmayın beyin proteinle daha iyi çalışır...
Orada sen ben ayrımı yok, insanlık var.. Halka hizmet, hakk'a ibadettir düsturu var.. Hani şu sizin unuttuğunuz şey...
13 Şubat 2026
Mustafa Temiz
Güncelleme Tarihi: 13 Şubat 2026, 23:56
Ağzına sağlık