Bir boyun fıtığı genellikle aşağıdaki gibi bir süreçle gelişir:
Disk Hasarı: Diskler, jel benzeri bir iç yapı (nukleus pulposus) ve daha sert bir dış tabaka (anulus fibrozus) içerir. Disklerin dış tabakasında yırtılmalar veya zayıflamalar meydana geldiğinde, iç yapı dışarı doğru sızabilir.
Sinir Basısı: Hasar görmüş disk, omurilikten çıkan sinir köklerini veya omurilikten geçen sinirleri sıkıştırabilir. Bu durum sinirlerin iltihaplanmasına veya tahriş olmasına neden olabilir.
Semptomlar: Sıkışan sinirler boyun ağrısı, omuz ağrısı, kollarda uyuşma, karıncalanma, güçsüzlük ve hatta baş ağrısı gibi semptomlara neden olabilir. Semptomların şiddeti ve türü, sıkışan sinirin konumuna bağlı olarak değişebilir.

Boyun fıtığı tedavisi, semptomların şiddetine, hastanın genel sağlık durumuna ve fıtığın boyutuna göre değişebilir. Tedavi seçenekleri arasında dinlenme, ağrı kesiciler, anti-enflamatuar ilaçlar, fizik tedavi, enjeksiyonlar ve cerrahi müdahale yer alabilir. Çoğu durumda, cerrahi seçenek yalnızca semptomlar ciddi ise veya diğer tedavi yöntemleri etkili olmazsa düşünülür.
Eğer boyun ağrısı veya ilişkili semptomlar yaşıyorsanız, bir sağlık profesyoneli ile görüşmeniz önemlidir. Bu profesyonel, doğru teşhis ve tedavi planını belirlemenize yardımcı olabilir.
Pandemiyle birlikte daha da yaygınlaşan evden çalışma, hareketsizliğe neden olduğu için bazı rahatsızlıkları beraberinde getiriyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op.Dr.Tuğberk Özdemir, omuz ve kollarda ilerlemiş kas gücü kaybı, his ve refleks kaybı, özellikle de gece uykudan uyandıracak kadar şiddetli ağrıların olduğu durumlarda, ilaç ve fizik tedavi seçenekleri çözüm olmadıysa, kesin çözümün ameliyat olduğunu söyledi.
Özdemir, özellikle Covid-19 pandemisiyle değişen yaşam tarzıyla birlikte, boyun fıtığı vakalarında ciddi bir artış olduğunu belirterek, “Evden çalışma kültürünün yaygınlaşması, kötü pozisyonda uzun süre oturma, sürekli yatarak televizyon izlemek, uzun süreli bilgisayar, telefon ve tablet kullanımı boyun fıtığı şikayetlerinde artışa neden olabiliyor” dedi.
Kollarda ve ellerde uyuşma, ağrı, güçsüzlük gibi belirtiler gösteren boyu fıtığının ihmal edilmemesi gerektiğini önemle vurgulayan Tuğberk Özdemir, “Boyun fıtığı, boyunda, omuzlarda kişinin günlük yaşamını olumsuz etkileyecek derecede ağrı, uyuşma, güç kaybı, his kaybı; boyun, omuz ve sırt kaslarında spazma neden olabilir. Bu şikayetler, özellikle sabah uyanınca daha fazla hissedilebilir hatta gece uykudan uyandıracak şekilde de kendini gösterebilir” dedi.

Felce kadar ilerleyebiliyor
Beyin Cerrahisi Uzmanı Op.Dr. Tuğberk Özdemir, felce kadar ilerleyebilen boyun fıtığının ihmal edilmemesi gereken bir hastalık olduğunu dile getirerek, “Ani ve güçlü boyun hareketleri, ağır kaldırmak, ani ters dönüşler, baş öne eğik olarak uzun süreli çalışmak, masa başında uzun saatler çalışmak, uygun olmayan yatma biçimi, doğru seçilmeyen yastık ile uyumak, özellikle emniyet kemeri takmadan araba kullananlarda ani frenle alınan darbeler, trafik kazaları, geçirilmiş boyun incinmesi, spor yaralanmaları ve osteoporoz gibi nedenlerden kaynaklanabilir” dedi.
Boyun fıtığından korunmak için hareketli yaşam ve düzenli egzersize önem verilmesi gerektiğine dikkati çeken Özdemir, şu bilgileri verdi: “Ani hareketten, yatarak TV izlemekten, vücut dengesini sağlamadan ağırlık kaldırılması gibi boyna zarar verecek eylemlerden kaçınılmalı. Özellikle ofis çalışanları başta olmak üzere, uzun süre aynı pozisyonda yapılan işlerde çalışanlar düzenli aralıklarla ara verip, hareket etmeli. Boyun, omuz ve kollarda geç kalmadan hekime başvurulmalı.”