CHP’li Başevirgen: Çaldağı Mücadelesinde Yeni Umut Işığı

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Çaldağı Nikel Madeni davasında “adil yargılanma hakkı ihlali” kararı sonrası 6 bakanlığa soru önergesi verdi. Başevirgen, “Çaldağı’nda yıllardır verilen mücadelenin sonunda yeni bir umut ışığı doğdu” dedi.

CHP’li Başevirgen: Çaldağı Mücadelesinde Yeni Umut Işığı

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde yapılmak istenen Çaldağı Nikel Madeni projesine karşı verilen hukuk mücadelesinde önemli bir gelişme yaşandı. CHP Manisa Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, AİHM’in çevreciler lehine verdiği karar sonrası Adalet, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Hazine ve Maliye ile Tarım ve Orman Bakanlıklarına ayrı ayrı soru önergeleri sundu.

Turgutlu Çevre Platformu (TURÇEP) yönetimi ile bir araya gelerek gelişmeleri değerlendiren Başevirgen, kararın Çaldağı Nikel Madeni davasında yeniden yargılamanın önünü açtığını vurguladı.

“Örgütlü mücadele umut ışığı oldu”

Başevirgen, yöre halkının yıllardır verdiği çevre mücadelesine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Çaldağı’ndaki nikel madenciliği için yıllardır mücadele eden yöre halkı, örgütlü duruşları sayesinde madenin faaliyete geçmesine izin vermedi. AİHM’nin kararı, bu mücadelenin haklılığını bir kez daha ortaya koydu. Tüm bakanlıklardan detaylı bilgi talebinde bulunduk. Bu cevapların yeniden yargılama sürecinde başvurucular lehine katkı sağlayacağını biliyoruz. Doğamızın ve yeraltı zenginliklerimizin madencilik adı altında yağmalanmasına izin vermeyeceğiz.”

Ne olmuştu?

Çaldağı’nda kurulmak istenen nikel madeni projesi, 2016 yılında mahkemenin ÇED raporunu iptal etmesiyle durdurulmuştu. Ancak itirazlar üzerine Danıştay kararı bozarak yeniden bilirkişi incelemesi istemiş, 9 kişilik heyet ise oybirliğiyle “proje uygulanamaz” raporu hazırlamıştı. Buna rağmen yerel mahkeme projeye onay vermiş, Danıştay da kararı onaylamıştı.

İç hukuk yollarının tükenmesi üzerine dosya AİHM’e taşındı. AİHM, “adil yargılanma hakkının ihlali”ne hükmederek davanın yeniden görülmesinin yolunu açtı. Kararda, yerel mahkemenin ÇED sürecindeki başvuruları gerekçesiz reddettiği, üst mahkemelerin de bu eksikliği gidermediği, Anayasa Mahkemesi’nin ise başvuruyu esaslı incelemeden reddettiği vurgulandı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER