
Demirci Ticaret ve Sanayi Odasının, 1.URGE.016 Kodlu Demirci Halıları İhracat Kapasitesini Artırmaya Yönelik Kümelenme Projesi, Ticaret Bakanlığı tarafından askıya alındı.
Demirci'de halı sektörü için uluslararası ticari bir kayıp olarak düşünüp, memleketsever biri olarak bunu haber yapan gazeteci oldum.
Amaç şuydu; Bakanlığın "projeyi askıya alma kararı" belgesiyle birlikte ispatlı yayın yapmak, gayriresmi yollarla ve gayriticari şark kurnazlığıyla, kendi menfaatini kamu menfaatinin önünde tutan bir yapının hünerini ortaya koymaktı.
Demirci Halıcılığının uluslararası bir platformda ve Türkiye'de ise Ticaret Bakanlığı çapında, bana göre kırmızı kalem yemesine sebep olan bu "yüz kızartıcı" olayın arka planını kamuoyunun önüne dökmekti.
İlk haberimden sonra yayının ardından, biliyorum ki "inkar" edeceklerdi, bilerek Ticaret Bakanlığı'nın belgesini yayınlamadım. Yanılmadım "inkar" ettiler sosyal medya hesaplarından haberi yapan beni itibarsızlaştıracak ifadeler kullandılar.

Ancak ben ikinci haberimde, belgelerle, videolarla ve evraklarla onları kendi yalan denizlerinde alabora ettim.
Demirci Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kasim Kabak, parasının gücüyle bu işlerin içinden çıkma cesareti olan gözüpek biri.
Benim kendisine iddialarla ilgili haber öncesinde araştırmalarım çerçevesinde telefon etmemi, sorduğum sorulara rağmen, bana verdiği cevapları ve söylediklerini bile inkar edecek kadar da gözünü karartabilecek biriymiş. Yaşadıklarım ve ortaya çıkan gerçeklerden sonra bunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Aradan zaman geçti. Sessizlik hüküm sürdü. Demirci güçlü olanı sever ya hani hep. Üç maymun kuralı, Demirci TSO'nun girdiği bu keşmekeşte de devam etti. İnsanlar bu şehirde siyah veya beyaz kadar net değildir. Sorarsın görmez, bilmez duymaz.. Sözleri de ne siyahtır, ne beyazdır, net konuşamazlar çoğunluk gri cümleler kurar, amiyane tabirle "Simav'ın samanlık kapısı" gibidirler...
Aynı Kasim Kabak, bu süreçte karşımıza bir de Demirci Kent Konseyi başkanı olarak çıktı. Çıktı mı, çıkarıldı mı bilemiyoruz ama ilk seçimde bir kadın adaya yenildi. Amaaaaaaa usulsüzlükten seçim yenilendi, sandıktan ne hikmetse bu kez Kabak, çıkıverdi. Yerel anlamda bu konsey başkanlığı kendisi için yeni bir vitrin yapıldı. Ve bu skandala dönen proje ile ilgili ortaya çıkan negatif durum, kamuflaj edilmiş oldu.
Bakanlığın projesi programı 9 Temmuz 2023 - 15 Temmuz 2023 tarihleri arasında proje gereği ilk ülke Kazakistan'dı.
İşte ne oldu ise Kazakistan'da oldu.
Bu konuda kenardan köşeden bilgi sahibi olanlar veya konuyu ilk kez duyanlar, o dönem yayınlanan ve halen yayında olan, inkar edilemeyen, erişim yasağı getirilemeyen, tekzip yayınlattırılamayan, mahkemeye verilemeyen, yani dibine kadar doğru ve gerçek olduğu tescillenmiş haberlerimi aşağıdaki linklerden veya linklerin hemen altındaki fofoğraflara tıklayarak okuyabilirler..
GÜNLER SONRA İHBAR HATTIMIZA YENİ GELİŞMELER VE İDDİALAR GELDİ
Demirci Halıları İhracat Kapasitesini Artırmaya Yönelik Kümelenme Projesi, Ticaret Bakanlığı'nın Demirci'den katılan sanayicilere vereceği mali desteklerde proje CİMER'e giden bir şikayetle ortaya dökülünce ve Bakanlığın bu Demirci'ye mal edilebilecek usulsüz ve devletin sektöre olan iyiniyetini, desteğini bile kötüye kullanan Kabak ve yönetiminin eylemi araştırma sonucunda askıya alınınca verilmemişti.
Ancak Kazakistan'a giden sanayiciler o dönem yaptıkları harcamaları ve sonu fiyasko ile biten ticari hayatlarını bile etkileyen bu süreçten zarar etmişler, giderlerini ceplerinden karşılamışlardı.
Burada bu konuda tepkiler vıdı vıdılar başladı.
Bizim haberlerimizle de ifşa olmuş usulsüzlük ve devleti kandırma eylemi ayyuka çıkmışken, projeye katılım yapan sanayicilere o arada bir el uzanır ve sussunlar diye masrafları da elden ödenir.
Bu Kazakistan skandalının ortaya çıkmasından sonra hüküm süren sessizliğin sebebi meğer bu uzanan elden sunulan paralarmış.
Yani zararlar bir şekilde karşılanmış.
Sorular şunlar ; 1- Bunun finansmanı nereden sağlandı? Yani kim ödedi?
2- Bu zarar karşılama bütçesi Demirci Ticaret ve Sanayi odasının kasasından mı çıktı?
3- Parasını alamayan katılımcı firma kaldı mı?
Ancak iki katılımcı firmaya bu uzanan el uzanmaz, masrafları karşılanmaz.
Günler sonra bu iki firma da girişim içine girer.
CİMER'e sorulur. Cevap gelir, "bakanlık olarak sizin muhatabınız biz değiliz, çünkü katıldığınız projede odanın gayriresmi ve usulsüz durumları var, siz odanıza müracaat edin" denir.
Demirci Ticaret ve Sanayi odasına müracaat edilir. İlişikte Cimer'den gelen cevap yazı ile Kazakistan masraflarını gösterir fatura ve fişler vardır. Dilekçe'de mealen " benim masraflarım ne olacak, ben faiziyle birlikte paramı istiyorum" denir. Konu oda yönetimine ulaştırılır. Bu sanayiciye oda adına hukuk departmanı ulaşır. Bu masrafları taksitle ödeme teklifi yapılır. Ancak Kazakistan'da ticari fiyasko yaşayan ve masraf eden bu sanayici bu teklifi kabul etmez ve yine mealen " Mahkeme yoluyla hakkımı arayacağım" der.
Bir süre sonra iki firmayı temsile haiz sanayicinin İBAN NO'su na, Kazakistan'da yapılan harcamalarının yüzde 25'i yasal olarak kesildikten sonra yüzde 75'i ödenir.
Bu ödendi haberi de bize ihbar hattımızdan ulaşınca bu kez bu ödemenin kaynağını merak ettik. Ödemenin yöntemini, kimin cebinden çıktığını, odanın kasasından böyle bir ödemenin yapılması yasal olarak mümkün değil ya! Ama nasıl ödenebildiğini merak ettik.
Arkaya dolandık, bir kaç nokta atışının ardından bilgiler önümüze seriliverdi.
Kasim Kabak yönetimindeki Demirci Sanayi Odası, böyle bir durum karşısında ne yapacağını şaşırmış ki, Ankara'ya uzanıp TOBB'dan görüş istemiş.
Oradan gelen tavsiyelere uyulup ödeme yapılmış. Peki bu iş nasıl kılıfına uydurulmuş diyeceksiniz şimdi... İşte yazıyorum.
Kazakistan'daki bu projeye katılan 2 kişiye Demirci Ticaret ve Sanayi odası tarafından resmi işlemle ihtarname çekiliyor. Kazakistan'daki usulsüzlüğün merkezine çekilen, bence aslında seçilmiş iki kurban bu insanlar ... Onlar resmi ihtarname gereği Demirci Ticaret ve Sanayi odasına ödeme yapıyorlar kağıt üstünde...
Ancak oda tüzüğü açık, bağış yöntemiyle para girişi mümkün fakat bu ihtarname ile gelecek paranın bağış girişi ile kasa kayıtlarına işlenmesi mümkün değil...
Tekrar arkaya dolanıyorlar ve çözüm bulunuyor. Meğer odanın "bağış hesabı" yanısıra diğer ödemelerin yapılabildiği muhasebelik başlıklardan başka "emanet hesap" kalemi de varmış.
İhtar çekilerek usulsüzlük yapıldığı kanıtlanan. Bu projeye katılarak, devletin ve bakanlığın güvenini ve parasal desteğini kötüye kullanan, projenin askıya alındığı için, Demirci'nin halıcılık sektörüne kötü reklam olan ve sanayicilerin pazar payını baltalayan ve en önemlisi "bu iş kapansın diye kağıt üstünde de olsa kurban seçilen bu iki kişi" evrak üzerinde ödemeler onlarınmış gibi gösteriliyor, o ödemeler Demirci Ticaret ve Sanayi odasının hesabına geçirtiliyor.
Yatan bu paradan da bu yukarıda bahsettiğim 2 firma adına katılımcı olan sanayiciye masraflarının yüzde 75'i, yüzde 25 kesintiden sonra ödeniyor.
Demek ki, Demirci Ticaret Odası Başkanı Kasim Kabak'ın yönetiminde ortaya çıkan bu projenin askıya alınma skandalı doğru öyle mi?
Kendi firması bu projeye katılımcı olmaya haiz olmadığı halde, bu proje kapsamında başka plaka üstünden karayoluna çıkan araba gibi yol kazası yaşandı. Öyle mi?
Kazakistan'daki ürünlerin teşhir edildiği standın tabelasında yazan firma ile Rusça bastırılan ve ürün pazarlanan o kataloglardaki firma isimleri de farklıydı! Bu da tescillendi öyle mi?

"Rusça katalog bastırmışsınız sayın başkan" diye bir soru soran gazeteciye, "öyle bir şey yok" diyen Demirci TSO başkanı yalan söylemiş. Öyle mi?
Demek ki yapılan bütün haberler doğru, öyle mi?
Demek ki, Demirci TSO'nun proje askıya alınıp iptalinden sonra yapılan sosyal medya açıklamaları ve lafı dolandıran resmi açıklamaları da doğru değil. Öyle mi?
Şimdi sorular şunlar ; 1- Kazakistan'a giden ve ihtarname çekilen kendilerinden para istenen ve paraları kağıt üstünde yatırdığı tespit edilebilir, iki kişi hangi firmanın çalışanları?
2- Demirci Ticaret ve Sanayi odasından masraflarını talep eden, kapılar ardında ve karanlık ortamlarda diğer firmalar gibi, uzanan elden değil, fakat hakkını ve zararını banka hesabı üzerinden İBAN üzerinden tahsil eden firmalar hangileri?
Ayrıca son yapılan İstanbul'daki fuara Demirci'den odanın kiraladığı araç ile giden iki yolcu daha var. Bunlar bu araç ile nasıl gitti? Birisi gün boyu canlı yayın yaptı eyvallah, resimler çekti eyvallah, belki İstanbul'da masraflarını birileri de finanse de etti. Tamam da, Demirci Ticaret Odası ile ilintisi ilişkisi ne? Bu araçla nasıl Demirci'den odanın kiraladığı araca bindi ve İstanbul'a gitti...
Bir diğeri daha var, araştırdım, onun da oda ile alakası yok, hadi yazayım başkanın firmasında çalışıyormuş öğrendim.. Bunun Demirci TSO ile alakası ne? Fuara giden başka firmaların çalışanlarından da bu kiralanan aracın içinde İstanbul yolcusu var mıydı? Bu iki kişinin İstanbul macerası da Kazakistan kazası gibi olmasın aman diyeyim...Demirci Ticaret ve Sanayi Odası şirket değil, tüzel kişilik herkesin hakkı var tekrar hatırlatmış olayım...
SON SÖZ: Demirci Ticaret ve Sanayi odası başkanı Kasim Kabak ve yönetimi ne zaman istifa edecekler?
Yöneticiler, ön adamlar en son sözümde size ;
" Rahmetli Cemil Meriç’in tabiri ile,namuslularla, namussuzların mücadelesinde, tarafınız namusluların yanında olsun.Hak aramak kavga değildir."
Gazeteci Uğur Mumcu rahmetli, “konuştuklarınız kadar,sustuklarınızdan da mesulsünüz" derdi... İşte bu yönetici olarak sorumluluk veya tüm bu olup bitenlere rağmen, her şey gözünüzün önündeyken, şimdi de susarsanız ortaya çıkacak sorumsuzluk sizin günahınız olacaktır... Ve bu susarak, yanlış işlere verdiğiniz günahlı destek ile yanlış adamın arkasında saf tutmanız, bu şehrin sokaklarında yıllar geçse de hep karşınıza çıkacaktır. Çocuklarınıza bile miras kalacaktır...Bu şehrin hafızası sağlamdır sakın unutmayın..Bu şehir asla unutmaz...
Bir de benim kamu adına yaptığım gazeteciliğimi bir yerlere sığdıramayanlar, cesaretimi, mertliğimi çekemeyenler... Her haberimin ardından, YALAN MI? Soruma yanıt veremeyip, dilini yutanlar. Susarak, güç budalalığı yapıp, salyalarını akıtana kadar gülen ahmaklar, size de kuyunun dibindeki su gibi sözüm şu olsun ; Rahmetli Mahsuni’nin dediği gibi "doymuyorlar ha babam ha ha, ye babam ye ye ye”
Gözünüzü toprak doyursun...
Bir olayda birçok kişi zarar görebilecekken bir kişiye zarar gelmesi durumlarında “Kabak onun başına patladı!” deyimi söylenir, herkes bunu bilir.
Bu deyim, “birçok kimsenin ilgili olduğu bir olaydan dolayı, yalnızca bir kişinin zarar ya da ceza görmesi” anlamında kullanılır.
Deyime göre Demirci TSO'da ise kabak, "sıkıştım yetişin kararnamesiyle" atanan iki günah keçisinin başında patlatıldı sanırım....
Bu "Kazakistan Skandalı" işinde iddialar yenilir yutulur şeyler değil, vesselam...
07 Şubat 2025
Mustafa Temiz
Güncelleme Tarihi: 07 Şubat 2025, 23:33



