Yeşim Akbaş davasında gerekçeli karar : Yine "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi ama....

Manisa'nın Demirci ilçesinde olay yeri polis lojmanı... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün üst katı. Silah devletin, mermi devletin, olaydaki tabanca polise ait. Yeşim Akbaş başından bu tabancadan çıkan mermi ile yani bir polisin belinde olması gereken tabanca ile intihar etmiş... Mahkemenin gerekçeli kararı böyle.

Yeşim Akbaş davasında gerekçeli karar : Yine "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi ama....

Yeşim Akbaş davasında gerekçeli karar: Mahkeme, Akbaş'ın ölmeden önce alkol almasını ‘intihara’ gerekçe gösterdi, komiser yardımcısına ‘kasten öldürmeden’ beraat verdi.
Mahkeme, olay günü üzerini değiştiren, eline kolonya süren, elinden ve kirli sepetine attığı kıyafetlerinden atış artığı çıkan Yıldız'a, Akbaş'a tampon yapması nedeniyle atış artığı bulaşmış olabileceğini savundu.
Manisa Demirci’de sevgilisi Komiser Yardımcısı Doğan Can Yıldız’ın Emniyet Müdürlüğü’nün üst katındaki lojmanında başından vurularak hayatını kaybeden Yeşim Akbaş’ın (26) ölümüne ilişkin davada, Yıldız'a verilen beraatin gerekçeli kararı açıklandı. Kararda, ailesi ve arkadaşlarının Akbaş'ın hayat dolu, hayvansever biri olduğu ve silahlardan korktuğu beyanlarına rağmen 2016 yılı ve öncesinde psikolojik muayenelerden geçtiği hatırlatılarak, öldüğü gün de alkol kullanmış olduğu, intihar eylemini alkolün etkisi ile gerçekleştirmiş olabileceği vurgulandı. Mahkemenin değerlendirmesinde, “Akbaş'ın Yıldız tarafından öldürülmüş olsaydı ölmeden önce direniş göstereceği ancak maktul ile sanık arasında itişme bulunmadığı” belirtildi. "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesine dikkat çekilen kararda, Yıldız'ın Akbaş'ın öldürdüğü hususunun şüphede kaldığı ve bu durumun sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Manisa Demirci’de, 26 yaşındaki Yeşim Akbaş, 14 Nisan 2023’te, sevgilisi Komiser Yardımcısı Doğan Can Yıldız’ın Emniyet Müdürlüğü’nün üst katındaki lojmanında, Yıldız' ait tabanca ile başından vurularak hayatını kaybetmiş, Yıldız hakkında Salihli Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'kadına karşı kasten öldürme' ve 'kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemi ile dava açılmıştı.

Davada son olarak sanık avukatları Akbaş'ın ruh sağlığı durumuna ilişkin ayrıntılı inceleme talep etmiş, bilirkişi raporunda Akbaş'ın ilk gençlik yıllarında psikiyatrik muayenelerden geçtiği ve kendisine ilaç reçete edildiği bilgisi yer almıştı. Bilirkişi raporunda tüm veriler değerlendirilerek Akbaş'ın "intihar etmiş ya da vurulmuş olabileceği" belirtilmişti.

“Direniş göstermediği” için intihar ettiği savunuldu
Mahkeme, gerekçeli kararda yer alan değerlendirmesinde, "Maktulün direniş göstermesi gerektiği ancak muayene raporundan da anlaşılacağı üzere maktulde herhangi bir lezyonun tespit edilmediği ve aralarında bir itişme ve direnmenin bulunmadığı, bu haliyle maktulün sanık tarafından bu şekilde öldürülmesinin mümkün görülmediği, ayrıca atış mesafesi göz önüne alındığında maktulün bitişik atış mesafesinden kafasından vurulduğu ve sanık tarafından bu şekilde yapılabilecek atış neticesinde maktulün direniş göstermesi gerektiği, bu şekilde sanık tarafından atış yapılması için maktulün sabit durup direniş göstermemesinin gerektiği ve bu durumun da mümkün olamayacağını" savundu.

Daha önce eşine şiddetten soruşturma geçiren sanığın alkollü olduğu değerlendirilmedi
Kan örneklerinden Akbaş'ın ve Yıldız'ın, Akbaş'ın öldüğü gün alkollü oldukları ortaya çıkmıştı. Mahkeme, karardaki değerlendirmesinde "Akbaş'ın alkolün etkisi ile de intiharı gerçekleştirmiş olabileceğini" vurgulandı. Daha önce eşine şiddet uyguladığı için soruşturma geçiren Yıldız'ın ise Akbaş'ın öldüğü gün alkollü olduğuna vurgu yapılmadı.

"Sanığa atış artığı Yeşim Akbaş'tan bulaşmış olabilir"
Mahkeme, olay günü üzerini değiştiren, eline kolonya süren, elinden ve kirli sepetine attığı kıyafetlerinden atış artığı çıkan Yıldız'a, Akbaş'a tampon yapması nedeniyle atış artığı bulaşmış olabileceğini savundu.

"Maktul sağlam psikolojik yapıda değil"
Sanık avukatlarının isteği doğrultusunda bilirkişi raporunda da yer verilen ayrıntılı sağlık raporunda Yeşim'in ergenlik yıllarında gittiği psikolojik muayeneler yer almıştı. Gerekçeli kararda Akbaş'ın anne babası ve arkadaşlarının Akbaş'ın hayat dolu, hayvansever biri olduğu ve silahlardan korktuğu beyanlarına rağmen 2016 yılı ve öncesinde psikolojik muayenelerden geçtiği belirtildi. Kararda Akbaş'ın sağlık kayıtları gerekçe gösterilerek "maktulün tedavi evraklarında da sağlam bir psikolojik yapıda olmadığı", bu sebeple intihar etmiş olabileceği vurgulandı.

Akbaş'ın ölmeden 55 dakika önce yaptığı görüşmede yine "alkol" vurgusu
Daha önce tanık olarak dinlenen yetkili servis uzmanı G.O., Akbaş'ın vurulmadan 55 dakika önce kendisine "Bekliyorum seni G... Bey" diye mesaj gönderdiğini doğrulamış. Tanık O., "Olay günü daha önce kendisine sattığımız cihazla ilgili olarak teknik servis sağlamak amacıyla iş yerine gidecektim. Ben de saat 09.00'da kendisine geleceğimi bildirdim" demişti. Bu ifadeyle, Akbaş’ın intihar etmediği, vurulduğu iddiası güçlenmişti. Mahkeme heyeti, Akbaş'ın yetkili servis ile olay günü görüşme planı yapmasını da gerekçeli kararda yer aldı, yine Akbaş'ın alkollü olduğuna vurgu yapılarak Akbaş'ın "duygu bozukluğu yaşaması nedeniyle de intiharı gerçekleştirebileceği" değerlendirildi.

Sanık Yıldız'ın tırnaklarından çıkan DNA örnekleri de Akbaş'ın ve Yıldız'ın aynı evde yaşaması gerekçesiyle hayatın olağan akışına uygun ve olağan bir durum olduğu değerlendirildi. Akbaş ölmeden önceki gün Yıldız'ın yüzünde yer almayan çiziğin de bilirkişi raporu kaynak gösterilerek evdeki kedinin çizmesinden kaynaklı olabileceği belirtildi.

Yıldız, soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde, sırtındaki çiziklerin bir iki gün önce B.Ç. isimli şüpheli şahsa işlem yaparken olduğunu söylemiş, otopsi raporunda ise Akbaş'ın sol el tırnaklarındaki dokular Yıldız'ın DNA'sı ile eşleşmişti. Mahkeme sanığın bahsettiği şüpheli şahsa işlem yaparkenki olay görüntülerinin dosya kapsamına alınarak incelendiğini ve sanığın sırtındaki yaralanmanın bu olay nedeniyle de gerçekleşmiş olabileceğini savundu.

"Yıldız'ın Akbaş'ı öldürdüğüne dair kesin delil bulunamadı"
Hükümde, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesine vurgu yapılarak, Yıldız hakkında kasten öldürme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış olsa da sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter derecede kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması beraatine karar verilerek hüküm kurulduğu ifade edildi.

YEŞİM AKBAŞ'IN ÖLÜM OLAYINDA NELER YAŞANDI
Manisa Demirci’de 14 Nisan 2023’te, sevgilisi Komiser Yardımcısı Doğan Can Yıldız’ın Emniyet Müdürlüğü’nün üst katındaki lojmanında başından vurularak hayatını kaybeden Yeşim Akbaş’ın (26) ölümüne ilişkin davanın ilk duruşmasında, dosyadaki detaylar ortaya çıktı. Akbaş’ın kendisine ait silahla intihar ettiğini, intihar etmeden önce küçükken istismara uğradığını anlattığını belirten Komiser Yardımcısı sanık Yıldız’ın avukatı “İntihar için sebep var, cinayet için yok” dedi. Yıldız’ın, aksi yöndeki beyanlarına karşılık Akbaş’ın vurulmasından hemen sonra elini yıkadığı ve kolonya ile temizlediği tespit edildi. Yıldız’ın, boşandığı eşini başına silah dayayarak tehdit ettiği ve eşine şiddet uyguladığı için disiplin soruşturması sonucunda yer değiştirme cezasıyla olayın gerçekleştiği Demirci’ye atandığı da ortaya çıktı.

Akbaş’ın ölümüne ilişkin iddianamede, Yıldız’ın ayrıldığı eşine şiddet uyguladığı için disiplin soruşturması sonucunda Demirci’ye atandığı, burada genç kadınla, araç plakası almak istemesi üzerine tanıştığı, ilişkilerinin ilerlediği, olay günü birlikte iftar yemeğine katıldıkları anlatıldı.

Doku izleri çıktı
İddianamede, iftar yemeğinde yüzünde herhangi bir yara bulunmayan Akbaş’ın suratındaki çiziğe dikkat çekildi. Genç kadının yüzündeki izin kedi tırmalaması sonucu olduğunu anlatan komiser yardımcısı Yıldız’ın tırnağında Akbaş’a ait doku örneğine rastlandığı kaydedildi.

Kolonya detayı
İddianameye göre, ifadesinde sabaha kadar konuştuklarını, Akbaş’ın istismara uğradığını anlattığını, bunun buhranıyla intihar ettiğini söyleyen Yıldız, silah sesini duyunca uyanıp tampon yaptığını, daha sonra elini bile yıkamadığını anlattı. Buna karşılık iddianamede, Yıldız’ın elini yıkadığının ve kolonya ile temizlediğinin saptandığına dikkat çekildi. Akbaş’ın intihar ettiği belirtilen pozisyona dikkat çekilerek, bir kişinin bu şekilde hayatına son vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu vurgulandı.

İddianamede, Yıldız’ın, silahının sürekli atışa hazır halde durduğunu söylediğine dikkat çekilerek, bu beyanının da hayatın olağan akışıyla uyumlu olmadığı kaydedildi.

Şiddete meyilli
İddianamede, eski eşinin başına iki kez silah dayayan Yıldız’ın şiddete meyilli olduğu, Akbaş’ın annesine gönderdiği son mesaja göre de olay gecesi istismar konusunu değil, bir başka kadınla ilgili bir konuyu konuşacaklarının anlaşıldığı belirtildi.

Tanıdık savunma
Davanın ilk duruşmasında da iddianamedeki tartışma ve savunmalara paralel savunma ve tartışmalar yapıldı.

Salihli Adliyesi Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında, tutuklu sanık Yıldız ile Akbaş’ın anne ve babası Mustafa ve Aysun Akbaş, müşteki avukatları Aslı Ağar, Canan Uzal Kayapınar, Büşra Yıldız, Barış Özbay, müşteki Aile Bakanlığı vekili avukat Gülhan Can Özçelik, Manisa Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Merkezi adına avukat Aylin Aygün ve sanık müdafi avukat Fatih Batu hazır bulundu. Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi adına avukat İrem Esra Kömürcü Altun ile Rabia Çakmak da SEGBİS ile duruşmaya katıldı.

Yıldız, duruşmadaki savunmasında, "Bir insan bir insanı vurmak istese o şekilde, o pozisyonda vurmaz" dedi. Yıldız, iddiaların aksine öfke problemi olmadığını da öne sürdü.

Olaydan sonra eve gelen polislerin, kendisine ait silahın yerini iki kez değiştirdiği Yıldız, "Silahın yönü değiştirildi mi değiştirilmedi mi bilmiyorum. Kapalı ortamlarda yapılan atışlarda merminin sekmesi, sekerek hız kaybetmesi de değerlendirildiğinde kovan ve çekirdeğin birbirine yakın vaziyette konumlanması mümkün" dedi.

Yıldız kendisinin yüzündeki çiziğin kedi tarafından yapıldığı savunmasını da sürdürdü. Yıldız, "Olaydan sonra ben yalnızca ambulansı aradım, başka bir yeri arayıp haberdar etmedim ancak beni F. ve N. (Akbaş'ın arkadaşları) aradı, onlara da olay nasıl olduysa o şekilde söyledim. Yeşim'in bulunduğu yer bellidir, olayın olduğu yer bellidir benim olaya ilişkin farklı bir şey söylememin bir mantığı yoktur" ifadelerini kullandı.

Akbaş'ın çocukken istismar edildiğini iddia eden Yıldız, bunu olay günü ilk kez kendisine anlattığını söyledi. Ancak Akbaş'ın arkadaşı N., daha önce verdiği ifadede Akbaş'ın istismar olayını kendisinin de bulunduğu ortamda 6 Nisan günü anlattığını dile getirmişti. Akbaş'ın arkadaşı F. De ifadesinde Yıldız’ın kendisine Yeşim'i banyoda bulduğunu anlattığını ifade etmiş, ancak salonda silahı ateşlediği anlaşılmıştı. Yıldız, Akbaş'ın arkadaşlarının ifadelerini reddederek, "Neden farklı beyanlarda bulunuyorlar bilmiyorum" dedi.

Akbaş'ın içtiği psikiyatrik ilaçların doğrudan çantasından ve kanından çıktığını öne süren Yıldız, genç kadının sürekli annesiyle kavgalar ettiğini, çok mutlu bir aile hayatı olmadığını söyledi.

Sanık Yıldız, beraatini talep ettiğini ancak mahkeme aksi kanaatte ise hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ve kabul edeceğini söyledi.

Sanık avukatı: İntihar için sebep var, cinayet için yok
Sanık avukatı Batu, müvekkilinin 1 yıldır tutuklu bulunduğunu, itibarının zedelendiğini, hakaretlere maruz kaldığını dile getirdi.

Yıldız'ın, Akbaş'ın çocukken yaşadığını iddia ettiği istismara da değinen sanık avukatı, ağır bir depresyon hastası olduğunu savundu. "İntihar için sebep vardır ancak cinayet için sebep yok" diyen avukat, Akbaş'ın kullandığını iddia ettiği psikiyatrik ilacın, yan etki olarak intihara yönlendirmiş olabileceğini söyledi. Anne Akbaş ise kızının hiçbir psikiyatrik ilaç kaydı olmadığını ifade etti.

Sanık avukatı Batu, şu ifadeleri kullandı:

"Toplanan delillerinin çoğu müvekkil lehinedir. Bu olayın bir cinayet değil, bir intihar vakası olduğunu kuvvetlendir birçok delil elde edilmiştir. Lehe olan delillerden iddianamede hiçbir şekilde bahsedilmemiştir. İddianame özensizdir.

Müvekkilim kadına karşı şiddete meyilli bir insanmış gibi gösterilmiştir. Müvekkilimin eski eşinin beyanı üzerine müvekkilim hakkında soruşturma yapılmış ve kovuşturmaya yer olmadığına dair takipsizlik verilmiştir. Müvekkilim şiddete meyilli bir insan olsa eski eşi davayı kazanmış ve tazminatı hak etmiş olurdu.”

Dört gün sonra öldü
Baba Mustafa Akbaş, Yıldız hakkında, "Sanığı eve getirdi, o şekilde tanıştık. Sanıkla 5-10 dakika görüşmemiz oldu, bunun dışında bir daha görmedim. 4 gün sonra da kızımızın vefatını haber aldık" dedi.

Müşteki avukatlarından İrem Esra Kömürcü, tanık polislerin tamamının sanığı kurtarmak amacıyla gidip olay yerini düzenlediklerini söyledi. Yaralı Akbaş'ın 3 polis memuru ve 2 sağlık personeli tarafından ambulansa indirilirken evde yalnız bırakılması hakkında konuşan Kömürcü, "Bu kadar polisin sanığı olay yerinde yalnız bırakması her zaman karşılaşılan bir durum mudur? Sanığın eski ev sahibi de sanığın evden çıkartılma sebebinin evde sürekli bağırışmalar olduğu ve evde silah sıkılmış olması olduğunu beyan etmiştir. Sanığın eski kız arkadaşlarıyla olan olayları da sanığın şiddete meyilini ortaya koymuştur" dedi.

Sanık Yıldız, svap alınana kadar elini yıkamadığı ve kolonya kullanmadığı beyanında bulunmuştu. Kömürcü, "Sanığın eline kolonya döken polis, 'Bana amirim söyledi' demiştir. Amiri ise ben kolonya görmedim demiştir" diye konuştu. Kömürcü, tanıkların tamamı hakkında olay yerindeki delilleri değiştirmek, yalan tanıklık yapmak ve görevi kötüye kullanmaktan suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

Müşteki avukatı Barış Özbay, sanığın, Manisa'nın Şehzadeler ilçesinde görevliyken, boşanma sürecinde hakkında yürütülen soruşturma kapsamında Demirci ilçesinde göreve başlatılmasının nedeninin, kadına yönelik şiddet kapsamında yürütülen soruşturma olduğunu söyledi. Özbay, "Eylemi icra ettiği ortadadır diyerek, "yalan beyanda bulunan ilgili failler” kapsamında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

Avukat Büşra Yıldız da sanığın ifadelerinin hepsini, gizlilik kararı kaldırıldıktan sonra tanık beyanlarına göre verdiğini söyledi.

"Sanık ellerini yıkamadığını söylemesine rağmen nedense sadece tırnak aralarında kan örnekleri çıkmıştır. Delilleri yok etmek için ellerini yıkadığı kanaatindeyiz" diyen Yıldız,  "Sanığın psikolojik sorunlarının olduğunu düşündüğü bir kişinin yanında silahını atışa hazır şekilde bırakması mümkün değil" diye konuştu.

"Polisler hakkında suç duyurusunda bulunulmalı"
Avukat Yıldız, şunları söyledi:

"Polis memurları olaydan sonra olay yeri inceleme uzmanları gelene kadar silahı yerden almışlardır, arabaya koymuşlardır, sonra silahı unuttuklarını fark edip geri koymuşlardır. Oradaki polis memurlarının olay yerinde bulunan tek kişi olan sanığa kolonya vermesi mümkün değildir, olay yerinde bulunan tüm polis memurları hakkında gerek suçluyu gizleme gerekse görevi ihmalden suç duyurusunda bulunulmasını talep ederiz."

İşe gitmek için mesaj atmış
Akbaş'ın olaydan 2 gün önce bir avukata, "Benim başımda bir iş var, beni bu olaydan kurtarman lazım" şeklinde mesaj gönderdiğini söyleyen Avukat Yıldız, "Olaydan 2 gün önce bankadan kredi başvurusu vardır. İntihar edecek birinin bunu yapması hayatın olağan akışına aykırıdır. Olaydan 40 dakika kadar önce servise 'Bekliyorum' şeklinde mesaj atmış olması, işine gideceğini, iş yerinde bulunacağını ifade etmektedir. Maktulün intihar etmesi mümkün değildir" dedi.

Manisa Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Merkezi adına duruşmaya katıldığını beyan eden Avukat Aylin Aygün de tüm kolluk memurlarının birbirlerinden farklı ifadeler verdiklerini söyleyerek, tanık polis memuru M. K.'nin,  tanık F. K. isimli polis memurunun 'Doğan bir halt yemiş, yukarıya fırlayın' şeklinde beyanı olduğunu söyledi. Avukat Yıldız, sanık hakkında, "Kendisi görevi gereği bir delilin nasıl karartılacağını çok iyi bilmektedir. Ortada bir kadın cinayeti vardır" dedi.

Müşteki vekilleri tarafından sanığın tutukluk halinin devamı, Akbaş'ın ölümüne neden olan merminin vücuda girdiği nokta itibariyle ayrıntılı bir inceleme yapılması ve Akbaş'ın ruh sağlığı durumuna ilişkin ayrıntılı inceleme talep edildi.

İddia makamı, dosyadaki eksik hususların giderilmesi amacıyla bilirkişiden rapor alınmasını talep ederek, delillerin henüz tam olarak toplanmamış oluşu ve bu aşamada adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalması nedeniyle sanığın tutukluluğunun devamına ve Akbaş'ın olay sabahı iletişim kurduğu Gürkan isimli servis yetkilisinin tespiti ile tanık olarak dinlenmesine karar verdi. Oluşturulacak bilirkişi heyeti, daha önce rapor düzenleyen heyetten farklı olacak.

Mahkeme, istenilen bilgi ve belgelerin toplanılması için duruşmayı 31 Mayıs 2024 tarihine erteledi.

Manisa Demirci’de 14 Nisan 2023’te, sevgilisi Komiser Yardımcısı Doğan Can Yıldız’ın Emniyet Müdürlüğü’nün üst katındaki lojmanında başından vurularak hayatını kaybeden Yeşim Akbaş’ın (26) ölümüne ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. İntihar ettiği öne sürülen Akbaş'ın ölümünden 55 dakika önce, iddia edildiği gibi, sahibi olduğu güzellik salonundaki cihaz için yetkili servise ulaştığı doğrulandı. Tanık olarak dinlenen yetkili servis uzmanı G.O., Akbaş'ın vurulmadan 55 dakika önce kendisine "Bekliyorum seni G... Bey" diye mesaj gönderdiğini doğruladı. Onat, "Olay günü daha önce kendisine sattığımız cihazla ilgili olarak teknik servis sağlamak amacıyla iş yerine gidecektim. Ben de saat 09.00'da kendisine geleceğimi bildirdim" dedi. Bu ifadeyle, Akbaş’ın intihar etmediği, vurulduğu iddiası güçlenmiş oldu. Akbaş’ın sevgilisi, komiser yardımcısı Yıldız’ın, eski eşi ve eski eşinin daha önce evli olduğu adamın kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde sorgulaması nedeniyle iki kez meslekten çıkarma cezası aldığı da ortaya çıktı.

Akbaş, 14 Nisan günü 08.15'te, sevgilisi Yıldız'a ait silahla başından vurulmuş, ağır yaralanması sebebiyle Salihli ilçesine sevk edildiği sırada hayatını kaybetmişti. İddianamede Yıldız’ın, geçmişte boşandığı eşini başına silah dayayarak tehdit ettiği ve eşine şiddet uyguladığı için disiplin soruşturması sonucunda yer değiştirme cezasıyla olayın gerçekleştiği Demirci’ye atandığı ortaya çıkmıştı. İlk duruşmanın ardından sanığın daha önce eski eşi M.T. ve M.T.'nin eski eşi A.A.'nın kişisel verilerini hukuka aykırı bir şekilde sorgulaması sebebiyle hakkında soruşturma başlatılması sonucu aldığı disiplin cezası da dosyaya girdi. Yıldız hakkında iki kez meslekten çıkarma cezası kararı alındığı görüldü.

Akbaş'ın ölümüne ilişkin davada mahkeme, Akbaş'ın olay sabahı iletişim kurduğu G.O. isimli servis yetkilisinin tanık olarak dinlenmesine karar vermişti. Müşteki avukatlarından Büşra Yıldız, T24'e yaptığı açıklamada tanık G.O.'nun ifadesini değerlendirdi, intihar edecek psikolojide olan bir insanın ileriye dönük planlar yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtti.

O gün Akbaş'la vurulmadan önce iletişim kuran G.O., ifadesinde şunları söyledi:

"Saat 9'da geleceğimi bildirdim"
"Yeşim Akbaş'ı müşterim olması sebebiyle tanırım. Bizim firmamız güzellik salonlarına cihaz satışı yapar. Yeşim Akbaş'ın da güzellik salonu vardı. Yeşim Akbaş olay gününden önce beni servis için aramıştı. 14 Nisan günü de 7'yi 20 geçe bana "Bekliyorum seni G... Bey" diye mesaj attı. Çünkü ben olay günü daha önce kendisine sattığımız cihazla ilgili olarak teknik servis sağlamak amacıyla iş yerine gidecektim. Ben saat 9'da kendisine geleceğimi bildirdim.

Komşu, Yeşim'in öldüğünü haber verdi
Öğlen saat 3'te iş yerine gittim. Zile bastım, kapıyı açan olmadı. Halı yıkama servisinden geldiler. Onlar şifreyi biliyormuş, dış kapıyı açtılar. Ben apartmana girdim. Hatırladığım kadarıyla ikinci katta bulunan iş yerinin kapısına gittim. Tekrar zili çaldım. Yukarıdan bir komşu inerek bana Yeşim Hanım'ın öldürüldüğünü söyledi. Maktul bana mesaj attığı saatten sonra benimle herhangi bir şekilde iletişim kurmadı. Ben sanığı bir kez teslimat esnasında Yeşim Hanım'ın iş yerinde görmüştüm. Bu da olaydan bir buçuk sene kadar önceydi."

Avukat Yıldız: İntihar edecek insanın planlar yapması hayatın olağan akışına aykırı
Avukat Yıldız, sanığın beyanlarındaki çelişkiyi vurguladı, sanığın polis olmasının imtiyazlarını olay günü ve dava sürecinde kullanmaya çalıştığını söyledi:

"Son duruşmadan sonra gelen evraklarda, tanık G.O., Yeşim'in kendisine olaydan çok kısa bir süre servis için önce mesaj attığını, servis için 9'da gelecekleri yönünde anlaştıklarını belirtmiştir. Aynı şekilde sanığın da belirttiği üzere, Yeşim araç almak istemektedir. İntihar edecek psikolojide olan bir insanın ileriye dönük planlar yapması hayatın olağan akışına aykırıdır.

İlk günden bugüne değin sanığın beyanları çelişkilerle doludur. Dosyada delillerin toplanması ile sanık, somut olayı kendi lehine değerlendirme çabasındadır. Aynı şekilde sanık, polis olmasının imtiyazlarını da olay günü ve dava sürecinde kullanmaya çalışmıştır.

"Suça dahli olan polis memurları hakkında suç duyurusu talebinde bulunduk"
Olay yerinde bulunan polis memurlarınca olayın tek şüphelisi olan sanığın ellerinin kolonya ile temizlenmesi, sanığın olay yerinde tek başına bırakılması, silahın olay yerinin dışına çıkarılarak bir yerlere götürülmesi ve tekrar olay yerine getirilip yanlış şekilde konulması, aynı şekilde olay yerinin maktul hastaneye götürülmeden düzgün fotoğraflanmaması gibi durumlar sanığı korumaya yöneliktir. Suça dahli olan polis memurları hakkında da tarafımızca suç duyurusunda bulunulması talep edilmiştir.

Yeşim Akbaş olayı bir kadın cinayetidir. Hukuki süreci takipçisi olmaya devam edeceğiz."

Yıldız hakkında boşandığı eşi ve onun eski eşinin kişisel verilerini sorguladığı için disiplin cezası kararı verilmiş
Daha önce boşandığı eşini başına silah dayayarak tehdit eden ve eşine şiddet uyguladığı için disiplin soruşturması sonucunda yer değiştirme cezasıyla olayın gerçekleştiği Demirci’ye atanan Yıldız'ın, eski eşi M.T. ve M.T.'nin eski eşi A.A.'nın kişisel verilerini hukuka aykırı bir şekilde sorgulaması sebebiyle hakkında soruşturma başlatılması sonucu aldığı disiplin cezası da dosyaya girdi. 

"Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek fiili" işleyen Yıldız hakkında iki kez meslekten çıkarma cezası kararı alındığı görüldü.

Yeşim Akbaş cinayeti davasının ikinci duruşması, 31 Mayıs cuma günü görülecek.
Manisa Demirci’de 14 Nisan 2023’te, sevgilisi Komiser Yardımcısı Doğan Can Yıldız’ın Emniyet Müdürlüğü’nün üst katındaki lojmanında başından vurularak hayatını kaybeden Yeşim Akbaş’ın (26) ölümüne ilişkin davanın ikinci duruşması görüldü. Müşteki avukatlarından Büşra Yıldız, olay günü 8.15'te vurulan Akbaş'ın yaralandığına dair anonsun acil tıp teknisyeni R.G.'ye saat 8.45'te ulaştığını söyledi. Avukat Yıldız, sanık hakkında "Akbaş'ı öldürdüğü kanaatindeyiz" ifadelerini kullandı. Duruşmada ifadesi dinlenen Akbaş'ın arkadaşı Mustafa Temiz, Akbaş'ın vurulmasından 15 dakika sonra olay yerine intikal ettiğini, olay yerine çok sayıda polisin girip çıktığını ve nöbetçi polislerin "Silah sesi duymadık" dediklerini aktardı. 

Akbaş, 14 Nisan günü 08.15'te, sevgilisi Yıldız'a ait silahla başından vurulmuş, ağır yaralanması sebebiyle Salihli ilçesine sevk edildiği sırada hayatını kaybetmişti. İddianamede Yıldız’ın, geçmişte boşandığı eşini başına silah dayayarak tehdit ettiği ve eşine şiddet uyguladığı için disiplin soruşturması sonucunda yer değiştirme cezasıyla olayın gerçekleştiği Demirci’ye atandığı ortaya çıkmıştı.

İlk duruşmanın ardından intihar ettiği öne sürülen Akbaş'ın ölümünden 55 dakika önce, iddia edildiği gibi, sahibi olduğu güzellik salonundaki cihaz için yetkili servise ulaşıp görüşmek için sözleştiği doğrulanmıştı. Sanığın daha önce eski eşi M.T. ve M.T.'nin eski eşi A.A.'nın kişisel verilerini hukuka aykırı bir şekilde sorgulaması sebebiyle hakkında soruşturma başlatılması sonucu aldığı disiplin cezası da dosyaya girmiş, Yıldız hakkında iki kez meslekten çıkarma cezası kararı alındığı görülmüştü. 

Akbaş'ın arkadaşının ifadesi dinlendi: Pozitif biriydi, yaşam sevinci vardı
İkinci duruşmada, Akbaş'ın makam dersi aldığı arkadaşı Temiz'in ifadesi dinlendi. Bölgede yıllardır yerel gazetecilik yapan Temiz, mesleğinden kaynaklı olarak polisler sürekli iletişim halinde olduğunu, sanık Yıldız'ı da tanıdığını söyledi. Temiz, Akbaş'ın "intihar ettiğini" savunan sanık beyanlarına karşılık olarak, "Yeşim'in psikolojik bir sorunu yoktu, pozitif biriydi, yaşam sevinci vardı. Yeşim sorumluluk sahibiydi, provalara erkenden gelirdi" dedi.

Temiz: Polisler, "Silah sesi duymadık" dediler
Akbaş'ın başından silahla vurulduğu 14 Nisan günü olaydan 15 dakika sonra olay yerine geldiğini söyleyen Temiz,  henüz olay yeri incelemenin ve savcının olay yerine intikal etmemiş olduğunu vurguladı, "Olay polis bölgesinde olduğu için jandarmanın gelmesi gerekiyormuş. Bununla ilgili olarak biraz zaman geçti, bu esnada olay yerine çok sayıda polis girip çıktı" dedi. Olay yerindeki nöbetçi polislerle konuşan Temiz, polislerin, "Silah sesi duymadık" dediklerini anlattı, kendisinden rahatsız olduklarını söyledi.

"Esnaflar olaya dair ifade vermek istemiyor"
Komiser yardımcısı Yıldız, soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde, sırtındaki çiziklerin bir iki gün önce B.Ç. isimli şüpheli şahsa işlem yaparken olduğunu söylemiş, otopsi raporunda ise Akbaş'ın sol el tırnaklarındaki dokular Yıldız'ın DNA'sı ile eşleşmişti.

Yıldız'ın B.Ç. isimli şahsa işlem yaparken çıktığını söylediği arbede hakkında görgüye dayalı bir bilgisi olmadığını söyleyen Temiz, B.Ç. ile Akbaş'ın tanış olduğunu, B.Ç.'nin Akbaş'ın köpeklerine baktığını söyledi. Yaşanan arbedeyi esnaflara sorduğunu söyleyen Temiz, esnafların olaya ilişkin şahitlik yapmak istemediklerini belirtti. Temiz, esnafların, Yıldız'ın B.Ç.'ye müdahale ettiği sırada Akbaş'ın olayın yaşandığı yere yakın olan ofisinden gelerek Yıldız'a "Ne yapıyorsun sen?" dediğini, Yıldız'ın "Sen karışma" deyip Akbaş'ı iterek yere düşürdüğünü kendilerine anlattıklarını söyledi.

Sanık Yıldız: Hakkımda hep asılsız iddialarda bulunuluyor
Temiz'in ifadesine karşılık olarak Yıldız, "Yeşim bana bir şey olacağı için aşağı indi, bana dua ederken gördüm, Yeşim'in bana tepki göstermesi benim de onu itmem söz konusu değildir. Ben bir insanın canına kıyacak insan değilim. Olaydan önce gönüllü olarak deprem bölgesine kendi isteğimle gidip çalıştım, benim hakkımda idari soruşturma yok, idari soruşturmadan aldığım ceza da yok. Hakkımda hep asılsız iddialarda bulunuluyor" dedi.

Anne Akbaş: Başkalarının da canını yakmasın, başka kızları da kandırmasın
Akbaş'ın babası ve annesi de duruşmada hazır bulundu. Baba Mustafa Akbaş, "Karşı taraf kızım ile ilgili temelsiz iddialarda bulunmaktadır, bunları kabul etmiyorum. Kızım katledilmiştir. Manisa'dan Demirci'ye sürgün yiyip gelmiş, eski eşinin başına silah dayamış, Demirci'de kirada kaldığı evin tavanına şarjör boşaltmış Doğan ile ilgili sürekli olumsuz şeyler duyduk, cezanın iki katı verilmesini talep ediyorum" dedi.

Anne Aysun Akbaş da, "Mustafa bey kızımı derslerinden dolayı daha iyi tanır, kızım zaten intihar etmedi bunu herkes biliyor, rapor da bunu doğruluyor. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum, böyle insanlar sokakta dolaşmasın, başkalarının da canını yakmasın. Başka kızları da kandırmasın" ifadelerini kullandı.

Avukat Yıldız: Maktulün sanık tarafından öldürüldüğünü düşünüyoruz
Müşteki avukatlarından Büşra Yıldız da Akbaş'ın sahibi olduğu güzellik salonundaki cihaz nedeniyle vurulmadan 55 dakika önce görüşmek için haberleştiği yetkili servis G.O.'nun ifadesinin önemine dikkat çekti, maktulün sanık tarafından öldürüldüğünü düşündüklerini söyledi.

Acil tıp teknisyenine olaydan yarım saat sonra anons gitmiş
Yıldız, ifadesinde, olay günü saat 8.15'te silah sesini duyduğunu ve uyanıp Akbaş'a tampon yaptığını söylemişti. Yapılan svap analizine göre, Yıldız'ın, Akbaş'a tampon yaptıktan sonra ellerini yıkamadığını söylemesine rağmen tırnak aralarında kan örnekleri çıkmış, Yıldız'ın ellerini kolonya ile temizlediği de tespit edilmişti.

Avukat Yıldız, acil tıp teknisyeni R.G.'nin, kendisine gelen anonsun saat 8.45'te verildiğini söylediğini hatırlatarak çelişkiler bulunduğunu ifade etti. Ayrıca Avukat Yıldız, Manisa'nın Şehzadeler ilçesinde görevliyken, boşanma sürecinde hakkında yürütülen kadına yönelik şiddet kapsamındaki soruşturma nedeniyle Demirci ilçesine sürgün edilen Yıldız'ın öfke problemi olduğunu belirterek, "Silahı atış halinde hazır halde bulundurduğunu kendisi de kabul etmiştir, bu hayatın olağan akışına aykırıdır, Akbaş'ı öldürdüğü kanaatindeyiz" dedi.

Avukat Özbay: Olay yerine ilişkin delillerin karartıldığı açık
Müşteki avukatlarından Barış Özbay da sanık avukatının daha önce dillendirdiği gibi Akbaş'ın yakın döneme ilişkin psikolojik rahatsızlığı olmadığını, Akbaş hakkındaki tek doğru olan iddianın alkol kullanması olduğunu söyledi. Avukat Özbay, şu ifadeleri kullandı:

"Sanık, Yeşim'in alkollü olmasını ya da alkol almasını sağlayarak ölümünü kolaylaştırmıştır, olay yerine ilişkin delillerin karartıldığı açıktır, polisler olay yerine müdahale etmişlerdir. Sanığın babası Adem Yıldız sanığın evinde bulunan ilaçların bir kısmını kendisinin kullandığını beyan etmiştir, sakinleştirici içeren ilaçlardır, Yeşim'in bu ilaçları kullandığına dair raporda bir ibare geçmemektedir ancak bu tür ilaçlar sanığın eski iş yerinde de bulunmuştur. Ölmüş olan kişi bununla ilgili beyanda bulunamayacağından sanık bu tarz ithamlarda bulunmaktadır."

Sanık avukatı Batu: Müvekkilin maktulü öldürdüğüne dair somut delil yok
Sanık avukatı Fatih Batu, olayın bir cinayet mi yoksa intihar mı olduğunun henüz aydınlatılamadığını söyledi. Otopsi raporunda da alınan örneklerde Akbaş'ın kanında antidepresan ve alkol bulunduğunu söyleyen Batu, bu tarz ilaçlar kullananların intihara teşne olduğunu iddiasını yineledi. "Bu tarz intiharlarda kimse kendisini uzaktan ateş etmiyor" diyen Batu, "Fizik kurallarına ve merminin giriş deliği de nazara alırsak söz konusu intihar eylemini gerçekleştirmiş olduğu açıktır, müvekkilin maktulü öldürdüğüne dair dosyada somut delil bulunmamaktadır" diyerek sanığın tahliyesini istedi.

Mahkeme, sanık Yıldız hakkında adli hükümlerin yetersiz kalması nedeniyle tahliye talebini reddetti. Temiz'in ifadesinde anlattığı, sanığın müdahale ettiği asayiş olayına ilişkin olarak kamera kayıtlarının gönderilmesi için Demirci İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne başvurulmasına ve Akbaş'ın sağlık durumuna dair iddialar sebebiyle bilirkişiden gelecek dosyanın beklenmesine karar verildi. Üçüncü duruşma, 12 Temmuz tarihinde görülecek.
Manisa'nın Demirci ilçesinde polis lojmanında başından tabanca ile vurulmuş halde bulunan Yeşim Akbaş'ın (27) ölümüyle ilgili tutuklu yargılanan komiser yardımcısı Doğan Can Yıldız (28), suçu sabit görülmeyerek beraat etti.

26 yaşındaki Yeşim Akbaş, Manisa Demirci’de 14 Nisan 2023’te, sevgilisi Komiser Yardımcısı Doğan Can Yıldız’ın Emniyet Müdürlüğü’nün üst katındaki lojmanında, Yıldız' ait tabanca ile başından vurularak hayatını kaybetmiş, Yıldız hakkında Salihli Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'kadına karşı kasten öldürme' ve 'kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemi ile dava açılmıştı.

Yeşim Akbaş cinayetinin 3. duruşması bugün görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Yıldız, hayatını kaybeden Akbaş'ın annesi Aysun Akbaş ve tarafların avukatları katıldı. Duruşmada Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Çağlar Özdemir tarafından hazırlanan bilirkişi raporu okundu.

Sanık avukatları, bilirkişi raporuyla Yıldız'ın üzerine atılı suçlardan aklandığını savundu
Akbaş'ın "intihar etmiş ya da etmemiş olabileceği" belirtilen rapor hakkında tarafların avukatları söz aldı. Akbaş Ailesi'nin avukatı Barış Özbay, bilirkişi raporunun çelişkilerle dolu ve taraflı olduğunu ifade ederek bir heyet tarafından yeniden rapor hazırlanarak mahkemeye sunulmasını talep etti. Sanık avukatları ise komiser yardımcısı Yıldız'ın bilirkişi raporuna göre de masum olduğunu ve üzerine atılı tüm suçlardan aklandığını belirterek beraatini talep etti. Sanık avukatları ayrıca dosyada Yıldız'ın söz konusu eylemi gerçekleştirdiğine dair hiçbir delil bulunmadığını belirtti.

Yıldız: Bilirkişi raporunda şahsıma ait en ufak bir delil yok
DHA'nın aktardığı habere göre sanık Yıldız, "Yeşim'i çok seviyordum. Keşke hayatta olsaydı. Olaydan sonra onu kurtarmak için elimden geleni yaptım ama ne yazık ki kurtaramadım. Bu olayla bir ilgim olmadığını, daha önceki duruşmalarda da söyledim. Her iki bilirkişi raporunda da şahsıma ait en ufak bir delil yok. Bu nedenle beraatimi istiyorum" dedi.

"Savcı, kadına karşı kasten öldürme"den cezalandırma talep etti
Tarafların dinlenmesinin ardından savcı mütalaasını açıklayıp, sanık Yıldız'ın 'kadına karşı kasten öldürme' suçundan cezalandırılmasın talep etti. Mütalaanın ardından duruşmaya 20 dakika ara verildi.

Mahkeme heyeti, beraat kararı verdi
Aranın ardından mahkeme heyeti, suçunun sabit olmaması nedeniyle tutuklu sanık Yıldız'ın 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gözetilerek beraatına karar verdi.

Aysun Akbaş: Benim kızım intihar etmedi, alınan kararla kızımın kemikleri sızladı
Mahkeme çıkışında Akbaş'ın yakınları gözyaşı dökerek karara tepki gösterdi. Akbaş'ın annesi Aysun Akbaş, “Benim kızım intihar etmedi. Bugün beklediğimiz adalet sağlanmadı. Ama Türkiye'de adaletin olduğuna inanıyorum. Bugün alınan bu kararla kızımın kemikleri sızladı" dedi.


Avukat Özbay: Verilen bu kararı kesinlikle kabul etmiyoruz
Akbaş ailesinin avukatlarından Özbay da duruşmanın ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Bugün Yeşim Akbaş'ın duruşması için buradaydık. Karar duruşması olacağını beklemiyorduk. Çünkü dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu konuyu, olayı çözebilecek nitelikte olmadığı gibi yanlı ve tam anlamıyla sanık bakış açısıyla ele alınmış bir değerlendirmeydi. Biz itirazlarımızı sunduk ancak mahkeme itirazlarımızı kabul etmeyerek konuyla ilgili mütalaa istedi. Savcılık sanığın kadına yönelik kasten öldürme suçundan cezalandırılmasını istese de mahkeme intihar edip etmediği ya da öldürülüp öldürülmediği konusunda bir şüphe oluştuğunu belirterek beraat kararı verdi. Biz bu kararın takipçisi olacağız. Çünkü Yeşim intihar edebilecek birisi değil. Verilen bu kararı kesinlikle kabul etmiyoruz."

Güncelleme Tarihi: 22 Temmuz 2024, 23:34
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER