Manisa Son Haber

Gençlerimiz Ümitsiz / Ahmet Orhan Yazdı...

YAŞAM

Artık gençler için üniversite diploması, ek yetenekler ya da mesleki tecrübeler anlamını yitiriyor.

Son günlerde üniversite mezunu birkaç genç yakınımla yaptığım sohbetlerde beni derinden kaygılandıran bir tabloyla karşılaştım.
Gençlerimiz büyük oranda geleceğe dair umutlarını yitirmiş durumda.

Konuşmalarımızda fark ettim ki onların dünyasında, Türkiye’nin sorunlar yumağının merkezinde ekonomik darboğaz, fırsat eşitsizliği ve liyakat eksikliği iç içe geçmiş durumda.
Bu üçlü yalnızca cüzdanları değil, zihinleri ve kalpleri de yormuş.

1. Asgari Ücretin Belirleyici Hale Gelmesi

Bir ülkenin nitelikli çalışanları —mühendisleri, öğretmenleri, memurları, teknik personeli— aldıkları maaşla asgari ücret seviyesinin hemen üzerinde yaşam mücadelesi veriyorsa, o toplumda emeğin değeri aşınmış demektir.

Artık gençler için üniversite diploması, ek yetenekler ya da mesleki tecrübeler anlamını yitiriyor.
Çünkü bütün çabalara rağmen “Ne için okudum?” sorusu giderek daha fazla yankılanıyor.

Bu durum, motivasyonu ve bireysel çabayı zayıflatmış, ümitleri neredeyse sıfır noktasına indirmiştir.
“Nasıl olsa iş bulamam, bulsam da insan gibi geçinemem” duygusu yerleşik hale gelmiş durumda.

2. Fırsat Eşitsizliği ve Liyakat Krizi

Bugün birçok gencin zihninde aynı kırılma yaşanıyor:
Bir işe alınmakta ya da görevde yükselmekte bilgi ve yetenek değil, siyasi yakınlık, tanıdık ilişkiler ya da torpil belirleyici hale gelmiş.

Bu adaletsizlik, gençlerin sadece çalışma azmini değil, devlete ve kurumlara olan güvenini de sarsıyor.
Ve güveni sarsılmış bir gençlik, siyasetten de uzaklaşıyor; yani depolitize oluyor.

Oysa bir ülke geleceğini ancak sorgulayan, katılan, inanan gençlerle kurabilir.
Aidiyet duygusunu kaybeden genç, “Benim emeğim bu topraklarda karşılık bulmuyorsa, beni takdir edecek yere giderim” diyerek bavulunu topluyor.
Beyin göçü, işte bu duygusal kopuşun somut sonucudur.

Ümit Yeşertecek Bir Yeniden İnşa

Türkiye’nin gençlerine yeniden umut verebilmesi, sadece ekonomik istikrarla değil; adalet ve liyakat ekseninde yapılacak kapsamlı bir toplumsal reformla mümkündür.

Bunun için, liyakat, kamu ve özel sektörün temel ilkesi haline gelmelidir.

Hukukun üstünlüğü ve şeffaflık, uzun vadeli güven ve yatırım ortamının vazgeçilmez şartı olmalıdır.

Eğitimli ve nitelikli iş gücü, emeğinin karşılığını hem ücrette hem saygıda görmelidir.

Gençler sadece geçim değil, onurlu bir gelecek istiyor.
Paradan önce adalet, maaştan önce saygı arıyorlar.

Bu sesi duymak, geleceğimizi kurtarmanın tek yoludur.
18 Ekim 2025
Ahmet Orhan

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.