Enerji akışındaki bu keskin düşüş, başta ABD olmak üzere onlarca ülkede petrol arzı endişesini artırırken, petrol fiyatlarının kısa sürede sert şekilde yükselmesine neden oldu. Enerji piyasalarında yaşanan dalgalanma, birçok ülkenin stratejik petrol rezervlerini gündemine almasına yol açtı.
Krizin en fazla hissedildiği ülkelerin başında ABD geliyor. Ülkede artan akaryakıt fiyatları ve ekonomik baskı nedeniyle Başkan Donald Trump yönetimine yönelik tepkilerin büyüdüğü belirtiliyor. Kamuoyunda savaşın enerji piyasalarını istikrarsızlaştırdığı ve ekonomiye ağır bir yük getirdiği yönünde eleştiriler giderek artıyor.
Petrol akışındaki aksama yalnızca enerji sektörünü değil, Orta Doğu’dan ABD’ye ve diğer ülkelere gönderilen birçok ürünün tedarik zincirini de olumsuz etkiliyor. Uzmanlara göre lojistik ve enerji maliyetlerindeki artış küresel ticarette yeni bir krizin kapısını aralayabilir.
ABD’li ekonomistler ise çatışmaların kısa sürede sona ermemesi halinde daha büyük bir ekonomik sarsıntı yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Analistlere göre savaşın en az 15 gün daha sürmesi, ABD ekonomisinde ciddi daralmaya yol açabilir ve doların küresel piyasalardaki değerinde hızlı bir düşüşe neden olabilir.
Enerji uzmanları, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik durumunun düzelmemesi halinde petrol fiyatlarındaki yükselişin küresel ekonomiyi doğrudan etkileyebilecek yeni bir enerji krizine dönüşebileceğini belirtiyor.