Türkiye Yolgeçen Hanı Olamaz / Ahmet Orhan Yazdı...

Türkiye toprakları üzerinde yaşamakta olan insanlar bakımından son derece dikkat çekici bir ülke konumundadır.

Türkiye Yolgeçen Hanı Olamaz / Ahmet Orhan Yazdı...

Söz konusu dikkat çekiciliğin nedeni, hali hazırda dünyanın en çok kaçak göçmen, düzensiz göçmen, sığınmacı vs. adlandırmalarla tanımlanan insan varlığıdır.

Yukarıdaki tanıma giren yabancı sayısı kesin olarak bilinmemekle neredeyse 10 milyona ulaştığını kabul etmek mümkündür.

10 milyonluk büyük insan kaynağının yarısı, emsal yerli işçilerden daha ucuza çalışmak suretiyle yaşamak durumunda yakın komşu ülkeler başta olmak üzere, Afganistan’dan Afrika ülkelerine kadar uzanan çok geniş bir coğrafyaya yayılmaktadır.

10 milyonluk bu nüfus, Avusturya gibi bir Avrupa ülkesinden daha kalabalıktır.

Bu kitlenin geriye kalan diğer yarısı da Suriyeli sığınmacılardan oluşmaktadır.

Şimdi geldik zurnanın zırt dediği yere…

Suriyeli sığınmacı aileler sahip oldukları çocuk sayısına göre değişkenlik gösteren tutarlarda Türkiye Cumhuriyeti devletinden dişe dokunur aylık almaktadırlar.

Bu aylıkların ödenmesi için BM, AB gibi kaynaklardan bazı fonların geldiği bilinmekle birlikte onun çok üzerinde Türkiye maliyesinden kaynak aktarıldığı bizzat Sayın Cumhurbaşkanı tarafından sıklıkla ifade edilmektedir.

Bu konuda en donanımlı uzman olarak bilinen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’a göre Türkiye'de kayıtlı 3.8 milyon, kayıtsız da 1.5 milyon Suriyeli mültecinin Türkiye’ye maliyeti 80 Milyar doların üzerindedir.

Bizim dışımızda oluşturulan fonlara oranla bu rakam devasa büyüklükte olup tarihte hiçbir ülke tarafından mülteciler için harcanmayan tutardadır.

Suriyeli sığınmacılar meselesi sadece bir maliye sorunu olmayıp hayatın her alanında büyük tehlikeler oluşturmaktadır.

Öncelikle yarım asırdan fazla bir süredir trilyon dolar ve on binlerce insanımızın hayatına mal olan bölücü teröre alan açma vasıtası olarak kullanılmaktadır.

-Zorunlu göçlerle Suriye’nin çeşitli milletlerden oluşan demografik yapısı değiştirilerek PKK’ya devletleşme imkanı sağlama çalışması yapılmaktadır.

-Türkiye’nin en büyük sosyal ve ekonomik problemi olan işsizlik meselesini ortaya çıkan yabancı iş gücü nedeniyle içinden çıkılamaz, baş edilemez hale dönüştürmektedir.

-Sosyolojik anlamda Türk Milletinin en az yarım asır gerisinde olan bu topluluk Türk milli varlığına eklemlenmek konusunda son derece uyumsuz ve büyük problemler yaratacak potansiyeldedir.

-Tüm dünya tarafından bilinen bir sosyolojik gerçekte kendini azınlık hisseden toplumlar yerleşik düzen içinde yüksek gettolaşma eğilimi gösterirler.

-Bahsettiğimiz gettolaşma, aynı ülkeden gelmiş bu insanların yeni ülkede birbirine yaslanarak hayata tutunma mücadelesinden ibaret değildir.

Sahip oldukları kitleyi kullanarak geldikleri yeni toplumdan en kısa yoldan daha zengin olmak için mafya benzeri suç örgütleri maharetiyle servet arayışı yaygınlaşır.

Zor günlerinde kucak açan toplumu tehdit etmek suretiyle servet edinme kaçınılmaz bir sosyolojik olgudur.

Bu durumdan, ucuz iş gücüne ulaşmak suretiyle yüksek karlar elde etme imkanı bulan iş adamları mutlu olabilir ancak toplumumuzun büyük kesimi son derece rahatsızdır.

-Ülkeyi yönetenlerin bazılarının vatanımızı arsa gibi görerek ranta çevirme arzu ve uygulamaları da ortadadır.

Oturma izni, vatandaşlığa kabul gibi hususlar nerdeyse tamamen ekonomik boyutta ele alındığı da konuya ilgi duyan herkes tarafından da çok iyi bilinmektedir.

Türk vatandaşlığı 400 Bin dolarlık konut veya banka hesabı karşılığında herkese dağıtılmaktadır.

6 aylık kira kontratı karşılığında da oturum verilmektedir.

Türkiye, halen imparatorluk olarak kabul edilmesi mümkün olan Birleşik Krallık değildir.

Birleşik Krallık bir ada devleti olup öncelikle komşulardan yönelen bir tehditle karşı karşıya değildir.

Oysa Türkiye Dünyanın düğüm noktalarının başında gelen tarih boyunca en büyük göç hareketlerinin merkezinde yer alan bir jeopolitiğe sahiptir.

Bu nedenle İngiltere’de konut alma, mülk sahibi olmak veya oturum izni almakla Türkiye’nin aynı bakış açısıyla ele alınması söz konusu olamaz.

Lafı daha fazla uzatmadan bu çok yönlü konuyu Türkiye’nin her türlü göçü kabul eden bir ülke olmaktan derhal çıkarılması için çalışmaların yürütülmesi gerektiğini ortaya koyarak bağlayalım.

Türkiye’nin güvenliği evlatlarımızın geleceği için buna mecburuz.

Türkiye açık ülke olamaz!

Türkiye yolgeçen hanı hiç değildir!

07 Kasım 2022

Ahmet Orhan

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER