
Törende konuşan Doç. Dr. Mustafa İçen, Ateş’in “adaleti hayatının merkezine alan, bilimsel üretimiyle ülkesine hizmet etmiş önemli bir değer” olduğunu vurguladı. Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu da “bugün sadece bir park açmıyoruz, adaletin, emeğin ve hafızanın simgelediği bir alanı Salihli’mize kazandırıyoruz” diyerek duygularını dile getirdi.





Park; çocuk oyun alanları, yeşil düzenlemeler ve sosyal donatılar içeren, aynı zamanda derin bir sembolik anlam barındıran bir mekân. Adı “adalet” parkı olarak konulurken, bu terminoloji sinema bir anıdan ibaret değil — Ateş’in öldürülmesi davası, toplumsal bellekte hâlâ canlı ve tartışmalı bir dava.
Cinayet ve Yargılama: Sorumlular Kim?

Doç. Dr. Sinan Ateş, 30 Aralık 2022’de Ankara’nın Çankaya semtinde, motosikletli saldırganlar tarafından silahla vurularak hayatını kaybetti.
Cinayetin ardından başlatılan soruşturmada tam 22 sanık yer aldı.
Mahkeme süreci uzun ve çetrefilli oldu. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararda; tetikçi olarak tanımlanan Eray Özyağcı, motosiklet şoförü Vedat Balkaya ve suikast mahalli keşifçisi Suat Kurt, “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Bu cezayı doğrudan azmettirenler olarak görülen Doğukan Çep ve Tolgahan Demirbaş da “tasarlayarak öldürmeye azmettirme” suçundan benzer şekilde ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edildi.
Cinayetin Planlanması: Derin Şoklar
Mahkemenin gerekçeli kararında, planlamanın cinayetten 8 ay öncesine kadar uzandığına dikkat çekildi.
Kararda, azmettiriciler Çep ve Demirbaş’ın; Ateş’in ikamet ettiği yer, ofisi, günlük rutinine dair geniş bilgi topladığı, saldırının nasıl yapılacağı, hangi araçlarla gerçekleşeceği ve kaçış planlarının detaylıca kurgulandığı anlatılıyor.
İddianamede de bu veriler yer alıyor: sanıkların, Ateş’in adresi, telefon verileri, konum bilgilerinin hukuka aykırı yollarla elde edildiği, azmettiricilerin çeşitli kişilerle bağlantılı hareket ettiği ve suikast sürecini organize ettikleri tespit edilmiş.

Davada Siyasi ve Toplumsal Yankılar
Ateş’in öldürülmesi, sadece bir cinayet değil; aynı zamanda toplumsal ve siyasi gerilimleri de tetikleyen bir vaka oldu. Hatta yargılama süreci, geniş güvenlik önlemleri altında yürütüldü ve duruşmalarda siyasi figürlerin katılımı dikkat çekti.
Bazı yorumlar, cinayetin “parasal bir anlaşmazlık” olarak sunulmasına karşın, Ateş’in ailesi ve destekçileri tarafından “siyasi motivasyonlu” bir suikast olarak değerlendirildi.
Savcı tarafından sunulan esas hakkındaki mütalaada, azmettiriciler için ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi yer aldı.
Mahkeme nihai olarak bazı sanıkları müebbet hapse mahkûm ederken, diğer bazı sanıklara ise 2 ile 18 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi.
Ayrıca sanıkların planlama sürecine dair belgeler, kurulan suç örgütü iddialarını da desteklemiş görünüyor.

Aileden Tepki: Park Açılışı ve Adalet Beklentisi
Açılış töreninde Ateş’in ailesi de duygusal konuşmalar yaptı. Özellikle eşi Ayşe Ateş, davanın arkasında durduklarını ve “adaletin sağlanması” konusunda kararlılıklarını dile getirdi. Açılışın “adalet parkı” ismiyle yapılması, ailenin ve destekçilerinin adalet beklisini sembolik olarak da ifade ediyor.
Öte yandan, Aileden gelen mesajlar sadece sembolik değil: Ayşe Ateş, mahkeme süreciyle ilgili tepkilerini de kamuoyu önünde dile getiriyor.
Özellikle “kravatlı katiller” tanımıyla suçlanan ve içeride yargılanan azmettiriciler için, itirafçı olunması çağrısı yaptığı biliniyor.
Parkın Önemi: Hafıza, Hatırlama ve Toplumsal Mesaj
Doç. Dr. Sinan Ateş Adalet Parkı, sadece bir dinlenme veya rekreasyon alanı değil; aynı zamanda toplumsal hafıza ve adalet vurgusunun somutlaştığı bir alan. Parkın açılması, hem Ateş’in mirasına saygı hem de toplumdaki “adalet arayışı”na işaret ediyor. Bu mekan, Salihli halkı için bir buluşma noktası, anma mekanı ve belki de bir hatırlatma sembolü olacak.
Adalet kelimesinin parkın ismine eklenmesi, Aile, siyasiler ve toplumun bir kesiminin duyduğu “adaletsizlik” hissine de güçlü bir yanıt olarak yorumlanabilir. Bu bağlamda park, sadece yerel bir proje değil; ulusal düzeyde de anlamlı bir sembol haline gelmiş durumda.
Adalet Parkı ve Ötesi
Salihli Belediyesi’nin bu adımı, adalet ve hafıza temalarını somut bir şekilde bir araya getiriyor. Ancak parkın açılması, Ateş suikastı davasının kapanmış olduğu anlamına gelmiyor. Aile ve destekçileri, yargılama sürecinin her aşamasında gözlerini karartmamış, adalet talebinde ısrarcı olmuş durumda.
Bu proje, Ateş’in akademik ve fikirsel mirasını yaşatmanın yanı sıra, toplumsal belleğe “adaletın henüz tamamlanmamış bir süreç olduğunu” hatırlatıyor. Park, sadece dinlenme alanı değil; sessiz bir çağrı, bir talep ve bir meydan okuma niteliği taşıyor.
HABER/ MUSTAFA TEMİZ
Güncelleme Tarihi: 23 Kasım 2025, 15:45