Anne ve babalara uzmanından uyarı : Çocuğu kreşe ağlarken bırakmak doğru değil

Kreşler, çalışan ebeveynler için çocuk bakımı ve eğitimini kolaylaştıran önemli bir kaynaktır. Çocuklar için de sosyal, duygusal ve zihinsel gelişimlerini destekleyen bir ortam sunarlar.

Anne ve babalara uzmanından uyarı : Çocuğu kreşe ağlarken bırakmak doğru değil

Çocukların kreş hayatı, onların gelişiminde önemli bir dönemi temsil eder. Kreşler, genellikle bebeklerden okul öncesi yaş grubuna kadar olan çocuklara hizmet veren eğitim ve bakım kurumlarıdır. İşte çocukların kreş hayatı hakkında bilmeniz gereken bazı temel konular:

  1. Bakım ve Eğitim: Kreşler, çocukların güvenli bir ortamda bakımını üstlenirken, aynı zamanda onların erken yaşta eğitim almalarına da olanak sağlar. Çocuklar, temel becerileri öğrenirken sosyal ve duygusal gelişimlerini de destekler.

  2. Sosyal Gelişim: Kreşler, çocukların diğer yaşıtlarıyla etkileşimde bulunmalarını teşvik eder. Bu, çocukların sosyal becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur ve arkadaşlık ilişkileri kurmalarını sağlar.

  3. Öz Bakım Becerileri: Kreşler, çocuklara temel öz bakım becerilerini öğretir. Bu beceriler arasında el yıkama, giyinme, yemek yeme ve tuvalet kullanma gibi günlük yaşam aktiviteleri bulunur.

  4. Oyun ve Keşif: Kreşler, çocukların oyun yoluyla öğrenmelerine fırsat tanır. Oyuncaklar, sanat etkinlikleri ve açık hava oyunları gibi aktiviteler, çocukların keşif yapmalarını ve yaratıcı düşünmelerini teşvik eder.

  5. Dil Gelişimi: Kreşler, çocukların dil becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur. Öğretmenler genellikle hikaye zamanları ve şarkılar gibi etkinliklerle çocukların kelime dağarcığını artırır.

  6. Rutin ve Disiplin: Kreşler, çocuklara düzenli bir günlük rutin sunar. Bu, çocukların zamanı nasıl yöneteceklerini ve kurallara nasıl uymaları gerektiğini öğrenmelerine yardımcı olur.

  7. Aile İşbirliği: Kreşler genellikle ailelerle işbirliği yaparlar. Aileler, çocuklarının gelişimini takip etmek ve desteklemek için düzenli olarak kreş ile iletişim halinde olurlar.

Kreşler, çalışan ebeveynler için çocuk bakımı ve eğitimini kolaylaştıran önemli bir kaynaktır. Çocuklar için de sosyal, duygusal ve zihinsel gelişimlerini destekleyen bir ortam sunarlar. Ancak, her çocuğun ihtiyaçları farklıdır, bu nedenle doğru kreşi seçerken dikkatli bir araştırma yapmak ve çocuğunuzun özel gereksinimlerini göz önünde bulundurmak önemlidir.

Kreşlerin birçok çocuğun uyum içerisinde olması gereken ve her çocuğun uyması gereken kurallardan oluşabildiğini dile getiren Uzman Ergoterapist Ebru Şirin, “İşte tam bu nokta da çocuklar sınırlar ve kurallar ile karşılaştıklarından ağlamalar, öfkeler ve mutsuzluklar başlayabiliyor” dedi.

 Uzman Ergoterapist Ebru Şirin, ailelerin “Çocuğum kreşe giderken ağlıyor, ne yapmalıyız?” sorusuna dikkat çekerek, ailelere önerilerde bulundu.

Ebeveynleri daha az görmek çocukları olumsuz etkileyebiliyor

Kreşlerin bazı çocukları oldukça zorladığını dile getiren Uzman Ergoterapist Ebru Şirin, “Çocuğun kreşe yeni başlaması veya uzun aradan sonra yeniden devam etmesinde yaşanan zorluklar aileleri tedirgin etmeye devam ediyor. Özellikle ilk kez aileden ve evden ayrılıp sosyalleşmenin ilk basamağı olan kreşe giden bazı çocuklar oldukça zorlanır. Bir çocuk için en güvenilir ortam, sürekli olarak aşina olduğu kişilerin yanıdır. Bu adres de doğrudan ev olarak seçilir. Çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillenen ev, çocuk için harika bir limandır ancak kreş ise birçok çocuğun uyum içerisinde olması gereken ve her çocuğun uyması gereken kurallardan oluşur. İşte tam bu noktada çocuklar sınırlar ve kurallar ile karşılaştıklarında ağlamalar, öfkeler ve mutsuzluklar başlayabiliyor. Anne ve babayı daha az saatler görmek bir çocuk için olumsuz etkiler de yaratabiliyor.” şeklinde konuştu.

Kreş keyifli bir alan olarak çocuğa sunulmalı

Çocuğu okul öncesine hazırlamak ve sosyalliğin ilk basamağı olan kreş için bu süreci iyi yönetmek gerektiğine değinen Şirin, “Ebeveynlerin kreş hakkındaki konuşmaları çocukların yanında tartışmaya dönüşmemeli ve anne babanın kararı ortak olarak çocuğa aktarılmalı.” dedi.

Çocuğa kreşin keyifli bir alan olarak sunulması gerektiğini dile getiren Şirin, sözlerini şöyle tamamladı:

“Özellikle çocuk ağlarken kreşe bırakmak, ebeveynden zorla ayırmak doğru değil. Bu ortamın güvenilir olması ve çocuğa sağlanması önemli. Ayrıca kreş dönüşleri anne babalar çocuklara zamanı biraz daha bol ayırmayı ihmal etmemeli. Tüm bunlara rağmen halen uyum problemleri ve ağlamalar devam ediyorsa, çocukların sosyalleşmekte yaşadığı problemler göz ardı edilmemeli. Başka çocuklara yakın olmak, aktivitelerde alışkın olmadığı materyaller kullanmak, motor becerilerini sıralı olarak kullanmak, konuşmak, planlamak, organize olmak ve daha birçok alanda duyusal olarak zorlanıyor olabilir. Çocuğunuzu gözlemleme fırsatı yakalayan öğretmeninin geri dönüşleri ve sizin gözlemleriniz ile bir uzmana başvurmak gerekebilir.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER