Ben bu işleri iyi bilirim…
Çünkü Demirci Belediyesi’nde görev yaptığım yıllarda yalnızca masa başında oturmadım; 21 yıl boyunca resmi törenlerin içinde oldum, seslendirmesinden protokol akışına kadar sayısız milli bayram programını birebir yaşadım. Hangi anda kimin kürsüye çağrılacağını, çelengin hangi sırayla sunulacağını, protokolde bir kişinin eksik bırakılmasının ne anlama geldiğini çok iyi bilirim. Bu işler “yanlışlık oldu” denilerek geçiştirilecek işler değildir.
Demirci’nin siyasi hafızasında öyle görüntüler vardır ki unutulmaz…
Atatürk Anıtı önündeki milli bayram törenlerine sürekli başkan vekili gönderen, adeta belediyede nöbetçi stepne gibi bir vekili hazır tutan yönetim anlayışı bu ilçenin hafızasına kazınmıştır. Milli bayramlara gereken hassasiyeti göstermeyenlerin bugün “protokol hatası” savunmasına sığınması da ayrıca ibretliktir.
Bir dönem resmi törene kravat ve ceket olmadan geldiği için dönemin kaymakamı tarafından stat içindeki öğrenci selamlama bölümüne alınmayan görüntüler hâlâ hafızalarda duruyor. Sonrasında alelacele dönemin milli eğitim müdüründen ödünç ceket bulunup törene öyle dahil olunmuştu. Başka bir törende yine ceketsiz şekilde alana gelen aynı anlayışın, belediye başkanı orada olmasına rağmen çelenk sunumunu başkan vekiline yaptırdığı günleri de gördük.
Devlet adabı dediğiniz şey tam da budur.
Resmi tören; “oldu-bittiye” getirilecek bir organizasyon değildir. Hele ki söz konusu 19 Mayıs gibi bir milli mücadele ruhunun sembolü olan bayramsa, herkes ayağını denk almak zorundadır.
Bugünkü programı önüme aldığımda açık söyleyeyim; önceki yılların coşkusundan uzak, ruhsuz ve vasat bir organizasyon hissi verdi bana. Tribünlerdeki heyecan bile eksikti. Milli bayram dediğiniz şey, insanların içine ateş düşürmeli; gençliği ayağa kaldırmalı. Ama bugün o ruh tam anlamıyla hissedilemedi.
Asıl skandal ise ödül töreninde yaşandı.
Resmi törenlerde ödül takdimi protokol sırasına göre yapılır. Bu devlet geleneğidir. Demirci’de yıllardır uygulanan usul bellidir:
Üçüncülere Gençlik ve Spor Müdürü,
ikincilere Belediye Başkanı,
birincilere ise Kaymakam ödül verir.
Ancak bugün Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara resmen yok sayılmıştır. Ödül törenine davet edilmemesi, sadece bir kişiyi değil; Demirci Belediye Başkanlığı makamını hedef alan büyük bir ciddiyetsizliktir.
Bakın, burada mesele siyasi görüş değildir.
Mesele devlet terbiyesi, makam saygınlığı ve kamu ciddiyetidir.
Erkan Kara, iki yıllık süreçte Demirci’nin çehresini değiştirecek yatırımlar yapmış bir belediye başkanıdır. Spordan sağlığa, eğitimden sosyal projelere kadar ilçeye ciddi katkılar sunmuştur. Özellikle sportif faaliyetlerde başarı elde eden öğrencilerin ulaşımından konaklamasına, yemesinden içmesine kadar belediyenin nasıl destek verdiğini bu ilçede bilmeyen yoktur.
Bugün ödül alan gençlerin Türkiye çapındaki başarılarında belediyenin katkısı inkâr edilemezken, o belediyenin başkanını tören sırasında yok saymak kabul edilebilir değildir.
Bu olay “sunucu hatası” diyerek geçiştirilemez.
Çünkü sunucu kafasına göre konuşmaz. Önüne metin gelir. O metni hazırlayan vardır. Protokol sırasını belirleyen vardır. Kontrol etmesi gereken müdür vardır. Organizasyonu yöneten komite vardır.
Demek ki burada zincirleme bir ihmal vardır.
Üstelik Belediye Başkanlığı makamının resmi törenlerde gerektiğinde vekiliyle temsil edileceğini herkes bilir. Buna rağmen ne başkan ne vekil çağrılıyor! Bu artık sıradan bir unutkanlık değil, yönetim zafiyetidir.
Duyduğuma göre Kaymakam Bey ödül verirken bir yandan da Başkan Kara’yı sormuş. Demek ki ortada gerçekten ciddi bir organizasyon skandalı var.
Eğer bu kasıtlıysa zaten amaç hasıl olmuştur.
Yok eğer beceriksizlikse, o zaman durum daha da vahimdir.
Bu nedenle Manisa Valiliği’ni ve Demirci Kaymakamlığı’nı göreve davet ediyorum. Bu olay derhal soruşturulmalıdır. Görevini ihmal eden kim varsa ortaya çıkarılmalı, gereken işlem yapılmalıdır. Çünkü milli bayram törenleri kimsenin kişisel kapris alanı değildir.
Başkan Erkan Kara, yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen 19 Mayıs gibi tarihi anlamı büyük bir günde çelenk sunumu dahil tüm programlara katılım sağlamış, Demirci’yi temsil etmeye çalışmıştır. Milli ve manevi günlere gösterdiği hassasiyet ortadadır.
Ama işin bir başka boyutu daha var…
Demirci’de eğitim camiasında yıllardır konuşulan “iki Bilal” muhabbetini bilmeyen yoktur. Bugün o iki Bilal yine sahnedeydi. Biri törenin adeta içine etti. Organizasyonu yönetemedi, krizi büyüttü. Bu skandalın baş sorumlusu bence odur. Görev verilen okul müdürünün de ayrıca bu işi kontrol etmesi gerekirdi.
Diğer Bilal ise ter içinde arkayı toplamaya çalışıyordu. Adaşının beceremediği organizasyonu toparlamak için çırpınıp durdu.
Gençlik Spor Müdürlüğü yönetimine gelince…
Artık biraz dönüp aynaya bakmaları gerekiyor. Çünkü bu kaçıncı fiyasko? Say say bitmiyor. Milli bayram yönetmek ciddiyet ister, disiplin ister, devlet terbiyesi ister.
Devlet geleneğini bilmeyenlerin elinde milli bayramlar işte böyle sıradanlaştırılır.
Ve en acısı da budur.
Artık bu yönetemeyen iradenin barındığı bünyelerin, spor yapması lazım, onlara spor bayramında bisiklet turu ile transfer tavsiye ediyorum.
Geçmişteki o içinizde hala barınan ağabeyleriniz gibi, doğru spora... Topu topu aynı kafadan 200 kişi kaldınız zaten...
Bu vesile ile içinde gençlik ruhu taşıyan herkesin bayramını kutluyorum.
İzindeyiz Atam, Cumhuriyet ateşini yaktığın bu günde sizi rahmetle anıyorum. Tüm şehitlerimizi minnet ve şükranla dualarla anıyorum. Allah hepinizden razı olsun, bize işgalden kurtarılmış bir ülke ve yönetim şekillerinin en mükemmeli olan bir Cumhuriyet verdiniz...Ne Mutlu Türküm Diyene...Yaşasın Cumhuriyet.. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti Devleti...
19 Mayıs 2026
Mustafa Temiz