
Seçimler yaklaşırken siyasi partiler faaliyetlerini kat kat arttırırlar. Kendilerini ve programlarını tanıtmaya çalışmaları gayet normaldir.
Normal olmayan ise halkta karşılığı olmayan bir siyasi figürün sansasyonel çıkışlarla kendine rol kapma ve gündem olma beklentisidir.
Deva Partisi lideri Ali Babacan’ın Anayasanın 66.maddesinde ifadesini bulan “Türk vatandaşlığı tanımını değiştirmek istiyoruz “ açıklaması ve partisinin iletişim başkanının “Türklüğü anayasadan çıkarmak istiyoruz” çıkışı başka hiçbir şekilde açıklanamaz.
Babacan’ın akla ziyan bu çıkışı bana Makyavelli’yi hatırlattı.
Dünya siyaset tarihinin en önemli teorilerinden Makyavelizm; ahlaka karşı menfaate öncelik verir.
Diğer bir deyişle amaca ulaşmak için her yolu mubah görür.
Konuyu neden böyle değerlendirdiğime gelince, cevabını vermeden birkaç soruyla konuya açıklık getirelim; size göre Babacan bu çıkışı niçin yapmıştır?
Bundan ne kazanmayı planlıyor olabilir?
Sesli düşündüğümüzde, ihtimaldir cevap HDP’ye sempatik görünmeye çalışıyor olabilir.
Belki de muhafazakâr Kürtlerin ilgisini çekmek de. Olabilir.
Ali Babacan’ın bu düşüncesini ortaya koyuş biçimi ve zamanlaması çok ilginç!
Acaba Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı adayını belirleme çalışmalarını resmen başlattığı süreçte kendine alan açmak için bir hamle olarak değerlendirilmeli midir?
Bu nedenlerin hangisi gerekçesi olursa olsun bu çıkış hem siyasi, hem sosyolojik açıdan son derece manidardır.
Cumhur İttifakı seçim stratejisini beka, milli güvenlik ve Erdoğan’ın olduğu düşünülen uluslararası şöhret ve özellikle de Rus lider Putin ile mevcut iyi ilişkilerine dayandırıldığı bilinirken bu açıklama iktidarın ekmeğine yağ sürmek olacaktır.
Deva’nın lideri 2009 da başlatılan Açılım sürecinin Türkiye’ye kan ve gözyaşından başka bir şey getirmediği gerçeğini nasıl unutur!
Sakın konuya Türk Milliyetçisi olarak tepkisel yaklaştığımı düşünmeyin.
Bu türden bir yaklaşım içinde olmadan, sosyolojik olarak Ali Babacan’ın nasıl bir Türkiye tasavvur ettiğini analiz etmeye çalışmaktayım.
Sanki Türkiye’de Türkler ve Kürtler diye birbirine rakip hatta düşman iki toplum varmış, biri diğerine zulüm ediyormuş da Ali Babacan da onların kurtarıcısı olacakmış...
Bakın hele Şeyh Sait’in 21. yüzyıl sürümü nelerde yapacakmış!
Eminim hepinizin Truva Atının hikâyesini duymuşluğu vardır.
Hikâyeden öteye bu efsaneye göre Truva şehrini ele geçirmek isteyen Akhayalılar 10 yıldır süren savaşa son vermek için çok sayıda askerin içine girebileceği bir at maketi yaparlar ve bir şekilde atın Truva’ya sokulmasını sağlarlar.
Sonrasında da heykelin içinden çıkan savaşçılar düşmanlarını kılıçtan geçirip şehri alırlar.
Yoksa Bay Babacan 6’lı Masa’nın içine sokulmuş Truva atımıdır diye şüphelenmeden edemiyor insan.
Sayın Babacan’a tavsiyemiz, bin yıldır bu toprakları birlikte vatan yapan, birlikte savaşıp beraber şehit düşen, birlikte gülüp birlikte ağlayan bu Necip milleti daha iyi tanıyabilmesi için sadece Çanakkale’ye bile gitmesi yeterli olacaktır.
Bununla beraber milli ve manevi değerlerimiz 85 milyonun tamamı için değerlidir.
Anayasada ifadesini bulan Türklük kavramı etnisite temelli değildir.
Ülkenin adı Türkiye ise halkının Türk olması doğaldır.
Tüm dünyada da böyledir.
Kökenleri ne olursa olsun İnsanlar İngiltere’de İngiliz, Fransa’da Fransız, İtalya’da İtalyan, Rusya’da Rus dur.
Bunun istisnası var mı derseniz o da var!
Daha doğrusu vardı...
Bu gün tarihin devletler mezarlığında yerini alan içinden 6 ayrı devlet çıkan Yugoslavya!
Kusura bakma bu millet senin gibilere hiçbir zaman fırsat vermez, vermeyecektir.
Kategorize eden bir yaklaşım ve kutuplaştıran düşünce sistemi hem doğru değil, hem de gerçekten toplumsal huzur açısından Türkiye’nin milli varlığı için tehdittir.
Başarı için kesinlikle her yol mubah olamaz, kırmızı çizgilerimiz olmalıdır.
Sayın Babacan siyaseten mayınlı araziye girdiniz.
Altılı masanın adayı olabilmek için böyle popülist ve radikal çıkışlar ile “bende varım” diyerek amacına zaten ulaşamazsın.
Kaldı ki Türk siyaset tarihi yaptığı tek bir yanlış açıklama ile sandığa gömülmüş onlarca parti başkanıyla doludur.
Size aşırı gelebilir ama kendisine doğrudan şu da sorulabilir, Türklükten ne istiyorsun?
Ne probleminiz var Türklük ile?
İnanıyorum ki bu sorulara verebileceği cevap, benim amacım öyle bir şey değildi demekten başka bir şey olmayacaktır.
İçinde bulunduğumuz coğrafyada etnisite ve inanç temelli kanlı savaşlar hüküm sürerken bu türden hassas önerilerin tehlikeli fanteziden başka anlamı olamaz!
Yeri gelmişken, Deva liderine tarih kitaplarının Türklükle problemi olanların acı akıbetleriyle dolu olduğunu da hatırlatmak isterim.
Ayrıca yazımın sonunda kısaca Makyavelli’nin akıbetinden bahsedeyim; Makyavelli 16. Yüzyılda Kilise tarafından şeytan ilan edildi ve kitapları toplatılarak yasaklandı.
07 Ocak 2023
Ahmet Orhan
Güncelleme Tarihi: 07 Ocak 2023, 04:41