Acılardan Ders Çıkarmak / Ahmet Orhan Yazdı...

Yaşamakta olduğumuz acılı günler hepimize çok önemli dersler vermeye devam ediyor.

Acılardan Ders Çıkarmak / Ahmet Orhan Yazdı...

Yaşamakta olduğumuz acılı günler hepimize çok önemli dersler vermeye devam ediyor.

Derslerin başında gelense ölüm, sakatlık, hastalık, psikolojik bozukluk vs. tüm sonuçlarıyla depremdir.

Söz konusu olumsuz sonuçların oluşmasında etkenlerden birisi de inşaat faaliyetleridir.

İnşaat faaliyetleri deyince hepimizin aklına ilk gelen kelime “müteahhit” veya yeni adıyla yüklenicidir.

Benim de yeni öğrendiğim bir bilgiyi bu vesileyle sizinle paylaşayım.

Almanya’nın nüfusu bize çok yakın, yaklaşık 85 milyon.

Almanya’da kayıtlı kaç müteahhit var biliyor musunuz? Ben söyleyeyim; yaklaşık 3500. 

Ya tüm Avrupa’da toplam kaç müteahhit olduğunu biliyor musunuz?

Onu da söyleyeyim, 45.000 civarında...

Şimdi sıkı durun bomba soruya geldik...

Ülkemizde kaç müteahhit var?

Tam 450.000, yanlış duymadınız, tamı tamına kıta Avrupa’nın 10 katı sayıda müteahhit Türkiye’de mevcut!

Bizde çok bilinen ve kullanılan bir atasözü vardır; nerede çokluk orada bokluk diye.

Yani işi bilen, bilmeyen önüne gelen gitmiş müteahhitlik belgesi almış.

Zannediyor musunuz ki inşaat işlerini sadece belgesi olanlar yapıyor?

Maalesef belki ondan daha fazla kişi hiçbir izine tabi olmadan özellikle yapsatçı olarak konut yapmakta.

Şimdi yaşadığımız felaket ve acının boyutlarının sebebi daha iyi anlaşılıyor değil mi?

Yanlış anlaşılmasın, büyük insan kayıplarımızın tek nedeni müteahhitler değildir.

Önüne gelen emlakçı veya cep telefonu dükkânı açıyor diye eleştirenlere sesleniyorum, onları eleştirmeyin çünkü onların yaptığı iş insan hayatını tehdit etmiyor. 

Ama müteahhitlik öyle değil, doğrudan insan hayatını ilgilendiriyor ve buna rağmen liyakat ve ehliyet aranmıyor. 

Madem soruyla girdik konuya, devam edelim.

Size göre, müteahhitlik neden bu kadar revaçta?

El cevap, en kısa sürede en büyük para bu işte kazanılıyor...

Ayrıca rüşvet mekanizmasının ve malzemeden çalmanın en kolay çalıştığı sektör bu! 

Ne yazık ki kısa yoldan köşeyi dönme anlayışı bizim hücrelerimize kadar işlemiş.

Yorulmadan...

Meslek öğrenmeye gerek olmadan...

Maaşa talim etmeden...

Doğrudan zengin olmak kulağa hoş geliyor. 

Eh kar bu kadar yüksek olunca doğal olarak kimseye tek başına yedirmezler.

Ortada rüşvet veren müteahhit varsa bir de rüşvet alan yetkililer olmalı değil mi?

Yani rüşvetçi belediye başkanı, küçük büyük orta boy bürokrat, memur... 

Haksız kat artırımı...

Gelişi güzel verilen inşaat ruhsatları...

Proje dışı veya projesiz yapılara bilahare onay...

Malzemeden çalınmış inşaatlara göz yuman yapı denetim şirketleri...

Velhasıl herkesin bildiği gibi liste böyle uzar gider.  

Bugün on binlerce insanımızın ölümüne sebep olan bu canavarların cezası sizce ne olmalı? 

Bu sorunun cevabını sizin vicdanlarınıza bırakarak yazıma devam ediyorum.

Görüyorsunuz ki problem çok daha derin ve bir çırpıda çözülemeyecek boyutlarda.

Bir anlayış, bir diyalektik arıza söz konusu.

Nasıl oluyor da önüne gelen müteahhit olabiliyor? 

Neden belediyeler bu kadar rahat?

Son derece sorumsuz hareket edebiliyorlar?  

Olayın vahametini anlatabilmek için çarpıcı bir örnek vereyim; terör örgütünün 40 yılda öldürdüğü kadar vatandaşımızı bir gecede hatta bir kaç dakikada kaybettik.

Son olarak biraz da siyasete değinmek istiyorum, neticede en üst sorumluluk siyaset kurumunun.

2007 seçimlerine giderken iktidar partisinin anketlerde oy oranı %25’e inmişti.

Ama bir 367 krizi çıkardılar, yok Cumhuriyet mitingleri, yok muhtıra derken AKP %47 gibi ezici oy ile zafer kazandı.

Gerçek demokrasinin geçerli olduğu ülkelerde iktidar günü geldiğinde, yani sandıkta yaptığı ve yapmadıklarıyla değerlendirilir.

Sansasyonel olaylar ve kavramlar üzerinden yaratılan algı değerlendirmede asla hükümetlerin toplam performansının önüne geçemez.

Bu demokratik, modern yaklaşımı ortaya koyabilenler refaha ulaşmış, dünyaya hâkim olan uygar toplumlardır.

Türk milleti olarak bunu biz de başardığımız gün, Atatürk’ün işaret ettiği “muasır medeniyet” seviyesine ulaşmış olacağız.

Acılarımızın gerçek faillerini unutup, onun istismar aracı olarak kullanılmasına izin verirsek hiç şüpheniz olmasın ki daha büyük acılar bizi bekliyor olacaktır.

11 Şubat 2023

Ahmet Orhan

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet Tepe
Mehmet Tepe - 3 yıl Önce

Artık bu gidişata dur demeli gerekiyor. Devlet bir an önce el atmalı bu kadar müteahhit mi olur.? Çok şaşırtıcı

Ömer Cabdan
Ömer Cabdan - 3 yıl Önce

Makalelerinizde ciddi bir araştırma görünüyor. Emeğinize sağlık tebrik ederim

Ahmet Telli
Ahmet Telli - 3 yıl Önce

Umarım bu tespitleriniz yetkilileri harekete geçirir. Yazılarınızı takip ediyorum çok yapıcı ve eğitici buluyorum teşekkür ederiz böyle bir üslup çok nadir

Ahmet Orhan
Ahmet Orhan - 3 yıl Önce

Mehmet Tepe beykonuyla ilgili tespitinize aynen katılıyorum. Her türlü inşaat faaliyeti çok ciddi süreçlerden gçmiş kişi ve kurumlar eliyle yapılmalıdır.

Ahmet Orhan
Ahmet Orhan - 3 yıl Önce

Sayın zÖmer Candan siz değerli okuyucularıma olan saygımdan ele alacağım konuları titiz bir incelemeye tabi tutmaktadır. Hatalı bir bilgi nedeniyle sizlere mahçup olmak istemem. Selamlar

Orhan Deniz
Orhan Deniz - 3 yıl Önce

Çok büyük bir acı ve felaket yaşadık umarım yetkililerin aklı başına gelir.. çok bilgilendirici bir yazıydı. Tebrik ederim

Musa Can
Musa Can - 3 yıl Önce

Mükemmel tespitler içeriyor yazınız tebrikler

Ahmet Orhan
Ahmet Orhan - 3 yıl Önce

Değerli takipçim Ahmet Telli kardeşim köyden kente kasaba okulundan koleje üniversiteye uzanan eğitim hayatım, köyden büyük şehire varan sosyal hayata, çiftçilikten Türkiye'nin en büyüklerinden bir sanayi tesisindeki büyük deneyimin yanında küçük yaşlardan itibaren ülkemizin sorunlarına duyarlı bir ilgiden beslenen kişi olarak yazılarımı sorumluluk anlayışıyla kaleme alıyorum. Üslubumdaki yapıcı yaklaşımı beğendiğiniz için teşekkür ediyor selam ve sevgilerimi sunuyorum.

SIRADAKİ HABER