Arınç Katalizör Mü? / Ahmet Orhan Yazdı...

Yaşamakta olduğumuz büyük acımıza rağmen hayat da olanca hızıyla devam etmektedir.

Arınç Katalizör Mü? / Ahmet Orhan Yazdı...

Yaşamakta olduğumuz büyük acımıza rağmen hayat da olanca hızıyla devam etmektedir.

Tıpkı sanatçının şarkısındaki dizeler gibi:

“Güneş her akşam batıp her gün doğuyorsa
Çiçekler solup solup tekrar açıyorsa
En derin yaralar kapanıyorsa
En büyük acılar unutuluyorsa
Neden korkulur hayatta söyleyin bana”

Biz de acılarımızı yüreğimize gömerek yolumuza devam etmek zorundayız.

Aksine kim ne söylerse söylesin hayatın olağan akışı bizi güçlü olmaya mecbur etmektedir.

Deprem felaketinin bilmem kaçıncı gününde İyi Parti lideri Meral Akşener basın mensuplarının muhtemelen ısrarlı soruları üzerine “bu şartlar altında 14 Mayısta seçim olmaz, 18 Hazirana kalır” anlamında açıklaması gündeme geldi.

Onun ardından da önce bir takım kulis yazılarında henüz kesinleşmemiş olan 14 Mayısta seçimlerin olmayacağı, ertelenmesinin gündemde olduğu haberleri duyulmaya başladı.

Bu kulis haberinin ardından Cumhurbaşkanının açıklamalarından seçim tarihinin 14 Mayıs olacağı yorumlarına sosyal medyada rastlar olduk.

Başka başkentleri bilmem ama Ankara’da herhangi bir konuda yeni bir adım atılacağında güvendiğiniz kişi veya özellikle de gazeteciler aracılığıyla o konuyla ilgili değerlendirmeler içeren mesajlar verilir.

Bu surette başlatılan tartışma ve ortaya çıkan farklı fikirler üzerinden kamuoyunun tercihleri tespit edilerek yeni yol haritası belirlenir.

Bazen de istenen sonucu elde etmek, süreci kısaltmak için katalizör olarak bu türden açıklamalar yapılır.

Eski TBMM başkanı Bülent Arınç’ın sosyal medya üzerinden yayınladığı seçimlerin tarihiyle alakalı açıklaması Erdoğan’ın görevlendirmesiyle mi yoksa kendisine durumdan vazife çıkarmasının sonucu mudur bilinmese de seçim tarihi tartışmaları ciddiyet kazanmıştır.

Arınç her ne kadar açıklamasında

“Allah’tan korkun, hala enkaz altında cesetler var. Seçmenden bahsedilemezken seçimden bahsetmek nasıl mümkün oluyor? Böyle bir dönemde acılarıyla yüzleşen vatandaşlarımıza karşı seçim propagandası mı yapacaksınız, oy mu isteyeceksiniz? Aday mı olacaksınız, miting mi yapacaksınız? Bunları hangi yüzle yapacaksınız? Seçmen yok, sandık yok. Bunların yanı sıra bölgede adli ve idari bürokrasi yok. Halk size demez mi: “Vatandaş can derdinde, siz ne derdindesiniz?” diye” başkalarını suçlamaktaysa da en muhtevalı seçim değerlendirmesini kendisi yapmaktadır.

Konuya böyle girmiş olması tam anlamıyla bir çelişkidir.

Demokrasilerde seçim fazilettir.

Konuşmaktan korkulacak sakınılacak bir durum kesinlikle değildir, olmamalıdır.

Her şart altında milletin iradesinin hangi istikamette olduğunun belirlenmesi zorunluluğu demokratik rejimin olmazsa olmazıdır.

Seçimlerin Arınç’ın önerdiği gibi en azından Kasım 2023’e kadar ertelenmesine gelince;

Türk seçmeni 2018 seçimlerinde Erdoğan’ı 5 yıl görev yapmak üzere Cumhurbaşkanı seçmiştir.

Görev süresi 18 Haziran 2023 de dolmaktadır.

Bu tarihten sonra bir gün bile o makamda kalması, görev yapmakta ısrar etmesi işgal anlamı taşıyacaktır.

Bu durum sandıkta, halk ve temsilcisi arasındaki kutsal milli irade sözleşmesinin yok sayılarak çiğnenmesi anlamına gelir.

Başka bir deyişle bunun adı “sivil kalkışma” olacaktır.

Böylesine bir değişikliği bazılarının fısıldadığı gibi YSK’nın da yapması mümkün değildir.

Ne milletvekilleri ne de Cumhurbaşkanı 18 Haziran sonrasına yetkili değildir.

Kim ve hangi kurum bu istikamette karar almaya kalkarsa kalksın bu yetki gaspı olacaktır.

Her şeyin bir haddi bir hududu vardır!

Herkes duracağı yeri bilmelidir.  

14 Şubat 2023

Ahmet Orhan

BÜLENT ARINÇ'IN SOSYAL MEDYA ARACILIĞIYLA YAPTIĞI AÇIKLAMAYI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ..

Güncelleme Tarihi: 14 Şubat 2023, 15:33
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet Orhan
Ahmet Orhan - 3 yıl Önce

Sayım Mehmet Tan yazıda mevcut durum ele alınmıştır. Seçimin normal zamanı 18 Haziran fır. 14 Mayıs üzerinde tartışılan bir tarihtir. Seçim için gerekli alt yapının 18 Hazirana kadar hazırlanması pek ala mümkündür. Gerekçeler yazımda detaylı olarak verilmiştir. Selamlar

Mehmet Tan
Mehmet Tan - 3 yıl Önce

Allah korusun ama seçime az bir zaman kala olsaydı bu deprem ne yapacaktık.? Anayasa gereği seçimi yapmak zorundayız diye seçim yapılırmıydı? Çünkü ertelemek anayasaya aykırı diye ama bir de insanlık var. Bence bu noktada yasal bir alternatif olmalı. Ben 14 Mayıs’a seçim yetişir diye düşünüyorum fakat deprem daha geç olsaydı?

Mehmet Tan
Mehmet Tan - 3 yıl Önce

Ahmet bey değerlendirmenize katılmamak mümkün değildir ben sadece yasal bir ihtiyacın olduğuna inanıyorum mesela seçime onbeş gün kala bu deprem meydana gelseydi seçimler ertelenirmiydi yoksa anayasa emrediyor diye yinede seçimler yapılırmıydı.? Bu noktada bir boşluk var galiba diye düşünüyorum

Ayşe Acar
Ayşe Acar - 3 yıl Önce

Bende seçimlerin zamanında yapılması gerektiğini düşünüyorum fakat hakikaten seçime daha yakın bir tarihte böyle büyük bir deprem olsaydı yinede anayasa gereği seçim yapılmak zorunda mı?

Ata Gündüz
Ata Gündüz - 3 yıl Önce

Ben Arınç’ı samimi bulmuyorum seçimlerin yapılabileceğine inanıyorum.

Ahmet Orhan
Ahmet Orhan - 3 yıl Önce

Değerli Ayşe Acar Hanımefendi ve Mehmet Tan ufuk açıcı yorumlarınıza teşekkürlerimi sunuyorum. Dile getirdiğiniz husus Anayasanın 78. maddesinde ifadesini bulan seçimlerin ertelenmesini daha geniş ele alınmasını gerektirmekte olduğunu ortaya koymakta .Umarım şu anda görev yapan veya yeni meclis bu ihtiyacı karşılar. Öyle anlaşılıyor ki bu durumu ayrı bir yazı konusu yapmak gerekiyor. Selamlar

İlkay Kırlı
İlkay Kırlı - 3 yıl Önce

Ben Ahmet beyin görüşlerine aynen katılıyorum. Bülent Arınç öyle bir şekilde girmiş ki sanki seçim yapmak büyük ayıp.

Mithat Şanlı
Mithat Şanlı - 3 yıl Önce

Bu açıklamayı ona Saray yaptırmış olabilir. Olmayacak duaya amin diyor


SIRADAKİ HABER