Halk TV’nin İstanbul’daki binasına sabah saatlerinde polis ekipleri tarafından baskın düzenlendi. Kanala kayyum atanırken televizyon yayınının durdurulduğu, binada arama yapan ekiplerin çevredeki yolu trafiğe kapattığı ve çalışanların girişine izin verilmediği bildirildi. Müdahalenin ardından siyasetçiler ve gazeteciler, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına ilişkin sert açıklamalarda bulundu.
Halk TV’nin İstanbul’daki merkez binasına sabah saatlerinde gerçekleştirilen polis baskını ve kanal yönetimine kayyum atanması, siyaset ve medya dünyasında geniş yankı uyandırdı. Polis ekiplerinin binada arama yaptığı, kanalın bulunduğu yolun trafiğe kapatıldığı ve çalışanların binaya girişinin engellendiği aktarıldı.
Televizyon yayınının da durdurulduğu belirtilirken, yaşanan gelişmeye siyasi parti temsilcileri, belediye başkanları ve gazetecilerden tepki geldi. Açıklamalarda, müdahalenin basın özgürlüğü, demokratik haklar ve toplumun haber alma özgürlüğü üzerindeki etkilerine dikkat çekildi.
Özgür Özel: “Millet kazanacak, darbeciler yenilecek”
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’ye kayyum atanmasına sert tepki gösterdi. Uygulamayı basın özgürlüğüne ve halkın iradesine yönelik bir müdahale olarak değerlendiren Özel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir. Maalesef ülkemizi bu hale getirdiler. Millet, fon soygununun hesabının sorulmasını isterken, ekonomik kriz, geçim derdi ve adaletsizlikler ülkemizin her yerinde sürerken, tam da Türkiye’nin en büyük siyasi davasında savunmanın başlayacağı gün bunu yaptılar.
Belediyelere kayyım atayıp milletin iradesine çökenler, şimdi milyonların izlediği Halk TV’ye kayyım atadılar.
Çünkü aciz ve korkaklar! Halk TV’nin, basın özgürlüğünün, orada çalışan yüzlerce emekçinin ve ailelerinin yanındayız. Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindeler. Türkiye bu kötülüğü yenecek. Halkımızı bu mücadeleye sonuna kadar sahip çıkmaya davet ediyoruz.
Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler yenilecek!”
Tülay Hatimoğulları: “Hakikat kayyımla yok edilemez”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki gösterdi. Hatimoğulları, kararı muhalif medyayı susturmaya yönelik siyasi bir müdahale olarak nitelendirerek kararın geri çekilmesini istedi.
Hatimoğulları açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Şafak vakti operasyonu ile Halk TV’ye kayyım atanması, muhalif medyayı susturmaya yönelik açık bir siyasi müdahaledir. Basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve toplumun çoğulcu sesine vurulmuş ağır bir darbedir.
Gazetecileri tutuklayan, internet sitelerine ve sosyal medya hesaplarına erişim engeli getiren, muhalif kanallara kayyım atayan bu anlayış Türkiye’yi büyük bir karanlığa sürüklüyor! Halka dayattığınız baskı kabul edilemez. Hakikat kayyımla yok edilemez!
Kararı derhal geri çekin; basına ve basın emekçilerine yönelik baskılara son verin. Kayyıma karşı Halk TV’nin ve basın emekçilerinin sonuna kadar yanındayız. Halk TV’ye, basın emekçilerine ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmak, özgür bir Türkiye’ye sahip çıkmaktır.”
Erkan Baş: “Halkın sesini teslim alamayacaksınız”
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, sabah saatlerinde gerçekleştirilen polis baskınına ve yayınların durdurulmasına tepki gösterdi. Baş, müdahalenin halkın haber alma hakkını hedef aldığını savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Sabah 5.30’da polis baskını ile yayın durdurmak ve kanal yönetimine kayyum atamak da bu iktidara yakışırdı. Halkın seçtiği milletvekillerini, belediye başkanlarını cezaevinde tutup, belediyelere zor yoluyla çökenler, halkın haber alma hakkına da el koyuyorlar, kendilerine biat etmeyen basını susturmaya çalışıyor. Halkın iradesini de sesini de teslim alamayacaksınız.”
Mansur Yavaş: “Basın hürdür, sansür edilemez”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Halk TV’ye kayyum atanmasının ardından yaptığı açıklamada Türkiye’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ndeki sıralamasına dikkat çekti.
Türkiye’nin 180 ülke arasında 163’üncü sırada bulunduğunu belirten Yavaş, basın özgürlüğünün yalnızca gazetecileri değil, toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkını da ilgilendirdiğini vurguladı.
Yavaş açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 180 ülke arasında 163. sırada. Bu tablo, ülkemizde basın özgürlüğünün geldiği noktayı bütün açıklığıyla ortaya koyuyor.
Oysa Anayasamızın 28. maddesi son derece açıktır: ‘Basın hürdür, sansür edilemez.’
Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin değil, halkın doğru haber alma hakkının da güvencesidir ve eleştiri suç değil, demokrasinin vazgeçilmez bir parçasıdır.
En çok izlenen haber kanallarından biri olan Halk TV’ye kayyum atanması, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik açık bir müdahaledir!”
Burhanettin Bulut: “Halkın sesini bastırabileceklerini sanıyorlar”
Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut da Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki gösterdi. Bulut, daha önce TELE1’e yönelik yaşanan gelişmeleri hatırlatarak özgür basının baskı yoluyla kontrol altına alınmaya çalışıldığını savundu.
Bulut açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Sandıkta kazanamadıkları belediyelere kayyımla çökenler, TELE1’in ardından şimdi de Halk TV’ye kayyım atadılar…
Halkın gerçekleri öğrendiği, ülkenin gerçek gündemini takip ettiği ekranları susturarak gerçekleri gizleyebileceklerini, halkın sesini bastırabileceklerini sanıyorlar.
Özgür basını baskıyla, tehditle ve kayyımla kontrol altına almaya çalışanlar, aslında ne kadar büyük bir acz içinde olduklarını gösteriyorlar.
Özgür basını, basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını sonuna kadar savunacağız.
Halk TV emekçilerinin yanındayız!”
Ali Mahir Başarır: “Halkın haber alma hakkına kayyım atandı”
Yeni Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, kayyum kararına tepki göstererek uygulamanın hukukun üstünlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından ciddi sorunlar doğurduğunu ifade etti.
Başarır, açıklamasında şu sözlere yer verdi:
“Bu sabah da şafak vakti halkın haber alma hakkına, HALK TV’ye kayyım atandı! Niye? Çünkü kanun tanımıyorlar. Çünkü üzerini örtmeleri gereken gerçekler var. Çünkü korkuyorlar. Ama bu karanlık geçecek. Hak ve hukuk mücadelesini halkla birlikte kazanacağız.”
Murat Emir: “Gerçeğin ve doğru haberciliğin yanındayız”
Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir de Halk TV’ye yönelik müdahaleyi eleştirdi. Emir, kanalın yayınlarının durdurulmasını ve kayyum atanmasını gerçeğin gizlenmesine yönelik bir girişim olarak değerlendirdi.
Emir, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Şafak vakti Halk TV'ye kayyım atayarak ve polislerle basarak yapılan şey milyonların gözünü bağlayıp suçu gizleme operasyonudur. Ekranı gasp ederek ülkeyi açık hava hapishanesine çevirebilirsiniz ama bu halkın size karşı olan düşüncelerini değiştiremezsiniz. Bizler, aylardır hedef gösterilen Halk TV emekçilerinin, gerçeğin ve doğru haberciliğin yanındayız.”
Gazeteci Hilmi Hacaloğlu: “Basın özgürlüğü bir kez daha ayaklar altında”
Gazeteci Hilmi Hacaloğlu da Halk TV’ye yönelik müdahaleye tepki gösterdi. Baskın sırasında kayyumun da kanal binasına geldiğini belirten Hacaloğlu, yaşananları demokrasi ve basın özgürlüğü açısından karanlık bir gün olarak değerlendirdi.
Hacaloğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Polisle beraber kayyum da gelmiş. Halk TV'ye el kondu. Her şey şıkır şıkır düşünülmüş. Basın özgürlüğü bir kez daha ayaklar altında. Maalesef bir ‘Kırmızı Pazartesi’ hadisesi daha. Şafak sökmeden Halk TV'ye polisin gitmesi pek hayra alamet değil. Umarım aylardır beklediğimiz durum oluşmamıştır ama görünen köy de kılavuz istemez. Demokrasi ve basın özgürlüğü için bir kara gün daha!”
Halk TV’ye kayyum kararı tartışma yarattı
Halk TV’nin İstanbul’daki merkezine düzenlenen baskın, kanalın yayınlarının durdurulması ve yönetimine kayyum atanması, basın özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Siyasetçiler ve gazeteciler, yaptıkları açıklamalarda müdahalenin halkın haber alma hakkı ve medya çoğulculuğu üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Halk TV çalışanlarına destek mesajları paylaşılırken, kararın gerekçesi ve hukuki dayanağına ilişkin ayrıntıların da açıklığa kavuşturulması bekleniyor.
Güncelleme Tarihi: 14 Ekim 2026, 09:49