
Işık ne kadar şiddetli olursa, güneş ne kadar parlarsa gölgeler o kadar net görünür.
Deprem büyük bir karanlık olarak güzel ülkemizin üzerine çökünce ışığa rağmen diğer gölgeler görünmez oldu.
Hayatımızı karartan o gölgeler nedir diye soracak olursanız;
Yüksek enflasyonu,
Geçim zorluğu ve hayat pahalılığını,
Sinan Ateş gibi siyasi cinayetleri,
Yolsuzluklar ve suiistimalleri uzun listenin başına yazmak doğru olacaktır.
Depremin dışında 6 Şubatın ilk saatlerine kadar üzerimize düşen hayatımızı karartan bu gölgelerin hepsi bir anda önemini kaybetti ve unutuldu.
Oysa onların hepsi olduğu yerde duruyor.
Tüm varlığımızı saran büyük acı olanca benliğimizle deprem bölgesine yönelmemize neden oldu.
Diğerlerini görecek, konuşacak halimiz kalmadı. Depremin koyu karanlığı diğer acılarımızı ikinci dereceye itti hayatımızda ağrı kesici etkisi yarattı.
Vücudumuzu saran büyük acıdan diğerleri hissedilmez oldu.
Gerçekten gün birlik ve beraberlik günüdür...
Unutulmasın ki bizi millet olarak bir araya getiren binlerce vatandaşımızın hayatına mal olan aynı gün yaşamak durumunda kaldığımız 2 şiddetli depremdir.
Depremde yaşam savaşı veren canlarımız için bir araya geldik...
Onların acılarını paylaşmak için bir olduk...
Ülkemizi 20 yıldır yönetmekte olan siyasi otoritenin hata ve yanlışlarının farkındayız.
O hata ve ihmalleri affetmiş değiliz...
Sadece hesap görmeyi yaralarımızın iyileşmesine acımızın hafiflemesine erteledik!
Unutma!
Her karanlık gecenin bir sabahı vardır.
Her kışın baharı vardır.
Karanlıktan aydınlığa çeviren,
hüzünleri ferahlığa tahvil eden,
bir yüce el, bir yüce kudret vardır.
Diyor İstiklal şairi M. Akif Ersoy dizelerinde…
Cenabı Allah’ın bize vaat ettiği gibi muhakkak ki yine güneş doğacak, karanlık dağılacak ve tekrar her şey görünür olacak.
O zaman “tam ekonomi rayına giriyordu deprem oldu “ veya “Sinan Ateş in katilini de yakaladık, olay bitti” gibi cümleler duyarsak sürpriz olmasın sakın.
İşte tam burada şunu açıkça araya koymak zorundayım; seçmen olmanın yüklediği sorumluluk bir doktor hassasiyeti gerektirir.
Yani doktor nasıl ki bir insanın sağlıklı olduğu kanaatine varmak için bütün bedeni değerlendiriyorsa iyi seçmen olmak ta aynı yaklaşım ile mümkün olur.
Bütünsel bakış, hem beş yıllıktan öteye 20 yıllık görev sürecini hem de her alanda performans değerlendirmesini kapsamalıdır.
Bir doktor ağrı kesicinin tedavi etmediğini hastalığın olduğu gibi devam ettiğini çok iyi bilir.
Böyle bir durumda “bu bünye sağlıklıdır raporu” vermez! Seçmende aynı hassasiyet ile karanlıkların örttüğü gerçekleri görecek ve ona göre değerlendirme yapacaktır.
2007 genel seçimlerinde 367 krizinin gölgesi ile bir anda tablo değişip bambaşka bir hal almıştı.
Seçmene bütünsel değerlendirme fırsatı tanınmamıştı. Bugünse yaşadığımız tecrübeler ve iletişim platformları sayesinde aynı atmosfer olmayacaktır.
Yaşadığımız büyük deprem felaketi ülke yönetimini belirleme tercihimizde bir turnusol kâğıdı görevi yapacaktır.
Aziz milletimiz eminim ki bütün siyasi liderlerin deprem performanslarını ayrı ayrı titizlikle gözlemektedir.
Kimin içten ve samimi, kimin sahte ve yapmacık davrandığını gayet iyi analiz ettiğinden hiç şüphem yoktur.
İnsanlarımız kameraların görüş açısına girebilmek ve siyasi şov yapma peşinde olanları da göz ardı etmiş değildir.
Türk milleti davranışlardaki samimiyeti bilir!
Deprem bir fırsat değil acı bir trajedidir.
Hiç kimsenin bunu suiistimal etmesine ve siyasi çıkarlarına kullanmasına olağan bakılamaz.
Yaşattığı büyük acı ile üzerimize kara bulut gibi çöken bu felaketin bertaraf edilmesi sorumluluğu diğer problemlerin pas geçilmesi sonucunu doğuramaz.
Hayat pahalılığı ve diğer bütün sorunlar siyasi iktidarın sorumluluğudur.
İnanıyorum ki bu bütünsel bakış ile günü geldiğinde performans değerlendirmesi yapılacak ve karnesi eline verilecektir.
18 Şubat 2023
Ahmet Orhan
Güncelleme Tarihi: 18 Şubat 2023, 02:28
Düşüncelerime tercüman olmuş bu yazınız. Çok önemli tespitler hatta eyt vergi affı gibi diğer gündem konularıda önemli. Çok teşekkür ederim harika bir makale