Millet Yeter Diyor! "Bu Rejim Sandıkta Bitecek" / Mustafa Temiz Yazdı...

AKP tarihinde istifa mı gördük? Görev bırakmak mı? Hep aynı oyun: “Affımı istedim” tiyatrosu. Daha dün, zırlaya zırlaya kapı önüne konan belediye başkanlarını seyretmedik mi?

Millet Yeter Diyor! "Bu Rejim Sandıkta Bitecek" / Mustafa Temiz Yazdı...

Adaletin terazisi yerle bir edilmiş durumda. Hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku işliyor bu ülkede. Mahkeme salonları artık birer iktidar kulisi, kararlar ise sarayın gölgesinde yazılıp okunuyor.

İşte en güncel örnek!
Özgür Özel’in teşhir ettiği İBB borsası skandalı.
Kulislerde fısıldanan ne varsa Özel belgeleriyle ortaya koydu. Sonrası malum: AKP’de panik, yandaş medyada karalama kampanyaları. Skandalın kilit ismi Mücahit Birinci apar topar disipline sevk edildi. Ama bu milleti kandırabileceklerini sanıyorlarsa yanılıyorlar. Çünkü bu bir temizlik değil, aksine göstermelik bir “pudra operasyonu.”

AKP tarihinde istifa mı gördük? Görev bırakmak mı? Hep aynı oyun: “Affımı istedim” tiyatrosu. Daha dün, zırlaya zırlaya kapı önüne konan belediye başkanlarını seyretmedik mi? Millet unutur sandılar. Pislikleri temizlemek yerine halının altına süpürmekten öteye gidemediler. Birinci de kapıyı çarpıp çıkarken geriye, kokusu yayılan bir rezalet bıraktı.

Ama bu mesele yalnızca bir isim meselesi değil.
Ülkenin asıl gündemi çok daha ağır: Halk aç. Mutfak yanıyor. Çocuklar açlıktan bayılıyor, çiftçinin traktörü haczediliyor, memur ay sonunu getiremiyor. İktidar ise kadınların miras hakkını tartışıyor. Açlığa kulaklarını tıkayanların, yoksulluğu görmezden gelenlerin ülkeye dayattığı gündem utanç vericidir.

Aydın’daki miting tam da bu yüzden bir dönüm noktasıydı.
Çünkü orada sadece bir siyasi gösteri yapılmadı, aynı zamanda halka “Bu ülke sizin, ikbalini sarayın gölgesinde arayanların değil” mesajı verildi. Bu bir dirençti, bir duruştu. Tehdide, şantaja boyun eğmeyenlerin yürüyüşüydü.

Bugün meydanlarda yükselen ses, yarın Ankara’nın duvarlarını çatlatacak. Halkın öfkesi büyüyor, sabrı tükeniyor. Saray sofralarında şatafatla yaşayanlar, halkın boş tenceresinin sesini susturamayacak. Çünkü bu ülke ne talimatla işleyen yargıya ne de yolsuzlukla kirlenmiş siyasete mahkûmdur.

Evet, hukuk can çekişiyor ama ölmedi.
Evet, halk susuyor gibi görünüyor ama öfkesini büyütüyor.
Ve evet, bugün susanlar yarın sandıkta konuşacak. İşte o gün geldiğinde, yıllardır halının altına süpürülen bütün pislikler gün yüzüne çıkacak.

Türkiye’nin her köşesinde bu gerçeği haykırma zamanı gelmiştir.
Biz, millet iradesine sahip çıkmak için yollardayız.
Biz, halkın aç karnını değil, yandaşın şişkin cebini düşünenlere karşıyız.
Ve biz, zalimin değil mazlumun yanındayız.

Şimdi soruyorum...
Seçilmişleri hukuksuzlukla görevden aldıranlara, seçimleri fiilen yok sayanlara bu millet “Tamam, seçim yapmayalım bundan sonra, bizi hep siz yönetin” mi diyecek? 
Asla! 
Sandık geldiğinde herkes hesabını verecek. 
Çünkü bu halk, önce kendi hatasını tamir edecek.
Cumhurbaşkanlığı sistemini nasıl kendi elleriyle onayladı ise, bu kez önce bu hatasını tamir edecek, getirdiklerine de benim irademin yok sayıldığı bu rejimi bitir, işin içine beni de alacak rejimi yeniden inşa et diyecek...
Tek adam rejiminin sahnesinde perdeler yavaş yavaş kapanıyor.
Tarih yazacak!
 Birileri susarken, halk meydanlarda konuştu.
Önce meydanlar, sonra sandıklar…
Ve halk, son sözünü sandıkta söyleyecek.
Tehditlere Boyun Eğmeyen Halk, Sandıkta Konuşacak.
Yeter be!
Millet bıktı artık! 
Görmüyor musunuz? 
Duymuyor musunuz?
19 Ağustos 2025
Mustafa Temiz

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER