Devletimizin iki “Milli” bakanlığından biri olan Milli Eğitim Bakanlığı’nda cemaatin dersane sektörüne piyasa açan uygulamaları bile acımasızca yapanlar AKP iktidarının ta kendisiydi.
Müfredatta sırf cemaate yakın ünite dergilerinin okul sıralarının üstünde, çocuklarımızın okul çantalarının içinde olduğu günleri de hatırlayın.
Polis kolejlerine giriş soru kitapçıklarının sınavlardan çok önce buralarda el ilanı gibi dağıtıldığı günleri de hatırlayın.
Eğitimle ilgili yazılacak o kadar çok şey var ki yerim yetmeyecek.
Bu iktidarın geldiği günden beri gençlerin geleceğini etkileyen bütün sınavlarda şaibesiz, iptalsiz ve yargıya taşınmayan yapıp sonuçlandırdığı ve kimsenin gıkı bile çıkmayacak kadar adil bir tane sınav gösterin tüm sözlerimi geri alacağım.
Ya ikinci “Milli” olan bakanlığımız Milli Savunma Bakanlığı.
Bu son süreç herkesin malumu zaten, yazmaya gerek duymasam da Türk ordusunun çelik gibi iradesinin nasıl alüminyuma dönüştürüldüğünü, 15 Temmuz sürecinde sanırım hepiniz gördünüz.
İki “Milli” kurumun içine entegre olan tüm kuruluşlardaki atamalar, tayinler ve işe başlatmaların sonucu işte ülkeyi bu darbe kalkışmasına götürdü.
Bir Tayyip Erdoğan efsanesi sürekli şişirilip şişirilip milletin önüne getiriliyor.
Bu tayfa bu ülkeyi günü birlik kararlarıyla bu zor günlerin içine taşıdı.
FETÖ ile ilgili bir soruşturma süreci yürütülüyor.
Kendi kafalarına göre bir takvimi hemen milletin önüne koyuverdiler.
17/25 Aralık neydi?
Cemaatin gücünü ilk gösterdiği süreçti.
17/25 ‘ten sonra gibi bir ifade bugünlerde bir milat gibi milletin önüne sürülmekle kalmıyor, hukuki bir terim haline gelmesi içinde algı uygulamaları yapılıyor.
Peki, 17/25 ‘ten önce gelecekleri çalınan o insanlar ne olacak?
Cemaat hem ticari faaliyetlerinde karşısına çıkan rakip gördüklerine, hem de ideolojik kesim ve kurumlara karşı devletin içine sızdığı makamlardaki adamlarıyla devletin tasarrufu gibi göstererek nasıl kumpaslar kurup kaç ocak söndürdü bunu bilen var mı?
Ülkenin geldiği süreçte PKK, çözüm süreci, tüneller ülkesi, cephanelik gibi Güneydoğu ve terör ile gelen şehit tabutlarının vebalinin hepsi ama hepsi işte Tayyip Erdoğan ve AKP misyonunun günü birlik tutarsız ve öngörüsüz politikaları yüzünden oldu.
Kendileri FETÖ ile yan yana kucak kucağa yaşadılar, aradaki büyük okyanusa rağmen mesajlar, selamlar gitti geldi. Memleketin ciğerine hep birlikte çöktüler. Şimdi bizi kandırdılar.
Kanmasaydın arkadaş demek istiyorum.
Bu kadar kandırılmaya müsaitsen ne işin var devletin başında.
Kendileri hem FETÖ ‘de hem PKK Çözüm içinde bu süreci tetiklediler.
Önlerini açtılar memleketin içine birlikte mıçtılar, şimdi de mağdur edildik edebiyatı ile milletin önüne gene çıkıp mağduruz diyebiliyorlar.
Bu ülkede kötü yöneticilerin cezalandırılması önce seçmen iradesi ile sandıkta, sonra bağımsız evrensel hukukla kürsüde verilmelidir.
Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletinse sandıkta, Adalet Mülkün temeliyse hâkimin kürsüsünde adaletin tecelli etmesini beklemek en doğal hakkımız.
Ey millet!
Bırakın bu AKP’nin peşini artık.
Bu ülkenin geldiği süreçte vebali olanların hesap vermeleri gerekmiyor mu?
Ortadoğu ülkesi gibi olduk.
Bombaların patladığı, her türlü yobaz oluşumların kan içtiği terör örgütlerinin merkezi olmadık mı?
Memnun musunuz?
Hala derdiniz hamur kömür, hapur küpür mü?
Bu ülkede din iman üflemekle değil ibadetle olur.
Yarın esaretin altında ne ibadetinizi yapabilir, ne de sokaklarında özgürlüğün kalktığı memlekette soluk alabilirsiniz.
Bu ülkenin geldiği süreçte vebali olanların hesap vermeleri gerekmiyor mu?
Ortadoğu ülkesi gibi olduk.
Bombaların patladığı, her türlü yobaz oluşumların kan içtiği terör örgütlerinin merkezi olmadık mı?
Memnun musunuz?
Hala derdiniz hamur kömür, hapur küpür mü?
Bu ülkede din iman üflemekle değil ibadetle olur.
Yarın esaretin altında ne ibadetinizi yapabilir, ne de sokaklarında özgürlüğün kalktığı memlekette soluk alabilirsiniz.
Aynı gemideyiz de sizinle birlikte biz de batacağız EYYYY AKPLİLER!
Aklımızla dalga geçmeyin yeter artık.
Mustafa Temiz
Mustafa Temiz